Han'dan
Of sınavlar yaklaşıyor bu yüzden artık geçici bir süreliğine olsa bile köpek gibi ders çalışmak zorundayım. Sınav çalışmalarına başlamadan önceki son günlerimi iyi geçirmek istiyorum. Şehir dışına çıkma planlarım varr.
Jis ve Felix durakta öylesine konuşurken Hyunjin ve Minho'nun onlara doğru yaklaştıklarını gördüler.
--- Oh Hyunjin değil mi o? HYUNJİNNN! Merhabaaa günaydın.
--- Günaydın civciv.
--- Selam herkese.
--- Hyunjin şuan seni çok fena kıskandım çaktırma kanka.
--- Niye la
--- Ne güzel günaydın diyenin var, merhaba diyenin var.
--- PAOAİWKWJWKAJS kıskan pişt Hann sana bı gönderme var hee
--- Farkettim. İyi öyleyse Minho bey. Günaydın merhaba.
--- Kuru kuru günaydın merhabaymıs. Bir ufak tebessüm etsen ölcen Han
--- Hı hı olcem hadi sen önden önden yürü canım benim devam devamm
Hannie bugün formunda görünüyordu. Herkes sohbete dalmıştı. Otobüse bindiler ve konuşmaya devam ederken Han "Benim bir planım var. Hazır sınav çalışmaları başlamadan son bir tatilimiz olmasın mı? İl dışına çıkabiliriz. Busan iyi bence. Ne dersiniz?" Hyunjin tam ağzını açacakken Minho aniden "Aa ne güzel fikir bize her şey uyar yedi yirmi dört buradayız isterseniz şimdi hadi gidelim." dedi aceleci tavırlarla. Bu komik tepki üzerine Han "Ay tamam tamam ne meraklıymışsın. Sakin" dedi. On dakika sonra da sınıflarına geçmişlerdi bile.
Zaman akımı
Öğle teneffüsü zili çaldı. Han öylece sınıftan çıktı. Tuvalete gidiyordu. Ama Minho'nun hareketleri biraz garip gelmişti. Derste sürekli Hyunjin'e kaşş göz yapıyordu. Umursamadı ve yoluna devam etti.
Minho ve Hyunjin
--- La Hyunjin sabahtan beri kaşım gözüm çıkacak yerinden. İşaret ediyorum. Anlamıyon.
--- Lan napim napim Felix dibimde ve haberinin olmaması gerekiyor ya hani canım zeki kankam. Her neyse planı ayarladın mı? Nereye gideceğiz?
--- Gwangan Köprüsüne çok yakın bir kafeye gideceğiz. O kafede biraz show yaparız. Sonra köprüye yaklaşırız suya falan işte. On numara beş yıldız. Nasıl ama.
--- Bayıldım. Müthiş bir plan. Ama ne za- Allahhh
--- Heyy siz burada fısır fısır ne konuşuyorsunuz bakayım hm. Ben de öğreneyim benceeee
--- Yok yok bişey hı hı evett
Felix bir şeyler olduğunu anlamıştı ama akışına bırakmayı tercih etti. Çünkü eğer ondan saklıyorlarsa er ya da geç o da öğrenecekti. Felix Han'ı aramaya çıktı ve karşıda duran Han'ı gördü ve yanına gitti. "Hanniee bunlarda bir hâl var." dedi Felix. Han ise "Nasıl yani?" dedi. Felix "Yanlarına gittim fısır fısır konuşuyorlardı. Ben gelince sustular. Tiplerini görmeliydin. Kıpkırmızıydılar." dedi. Han garipsemişti ama şüpheci kişiliğine karşı altında pek bir şey aramadı.