İçeriğe geç

Bize Rağmen

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Bize Rağmen

Bölüm 1

İlk Karşılaşma

Alarmın sesiyle uyandığımda saat sekizi geçmişti içimden küfür edip hemen yataktan fırladım. Pantolonumu bulmaya çalışırken bir yandan da banyo kapısına ulaşmaya çalışıyordum. Odamdan çıktığımda annem bir anda önümde belirdi.

-Begüm daha ilk günden geç mi kalacaksın kızım!

-Beni uyandıran mı var anne!

Sinirle annemin yanından sıyrılıp banyo kapısını açtım. Elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım. Saçlarımı gelişigüzel tarayıp banyodan ayrıldım. Geri odama döndüğümde bu karmaşanın içinde okul formamı aramaya başladım. Bulamayınca anneme bağırdım.

-Anne okul formam nerde!

Annemde hazırda bekliyormuş gibi.

-Ütüledim dolabında azıcık baksan bulursun zaten.

Kardeşimde diğer taraftan anneme bağırıyordu. Annemi delirtmesek iyiydi ha. Annemin dediği yere bakıp okul formamı kaptığım gibi giydim. Telefonumdan saate baktığımda saatin dokuz olduğunu gördüm ve okul sekiz buçuk da başlıyordu.

-Siktir! Geç kaldım.

Hemen okul çantamı kaparak odamdan fırladım. Merdivenlerden koşar adımlarla çıkarak mutfağa indim.

-Anne kahvaltı varmı azıcık ağzıma bir şeyler atıyım.

-Zıkkımın kökünü ye daha ilk günden başladığınız ha.

Ellerimi teslim olmuş gibi kaldırarak ağzımı açtım. Annem de koca elmayı ağzıma sıkıştırıp,

-Bugünlük bunla idare et sırt çantana yiyecek koydum.

-Canım anam ya.

Yanağına sulu bir öpücük kondurarak kapıya yönelecektim ki küçük velet kardeşim Selim beni durdu.

-Abla lisedeki ilk günüm beraber gitsek?

Gözlerimi devirerek gel işareti yaptım o da önüme geçerek ayakkabılarını giymeye başladı içimden enayi diye geçirerek ensesine bi tane şaplak attım. Selim hemen ensesini tutarak,

-Lan niye enseme şaplak atıyon.

Omuzlarımı silkerek,

-Canım istedi.

Pişkin pişkin sırıtarak kapıya doğru yürüdüm elimdeki elmayı da bitirip çöpe attım. Selim de yanıma yetişerek beni takip etti. Bugün benim lisedeki ilk günüm değildi 11. sınıftım fakat yeni okulumda yeni bir gündü, bu yüzden pek rahat değildim. Annem o şerefsiz piç den ayrılınca bu lanet yere taşınmak zorunda kalmıştık.

Bunları düşünmemek için kafamı iki yana sallayarak kardeşimle otobüse bindik. Bindiğimizde otobüs ağzına kadar doluydu. İnsanların arasından sıyrılarak oturacak bi yer bulmaya çalıştık ama çabalarımız nafile.

-Of hiç bir yer boş değil.

-Sen bi dur hele küçük afacan onu bende biliyorum.

Tam arkamı dönecektim ki bir yerin boş olduğunu gördüm. Gözlerimi koltuktan ayırmayarak kardeşimi dürttüm.

-Yine şanslısın he.

Selim de arkasını dönerek koltuğu görünce hemen koşup koltuğu kaptı. Gülümseyerek yanına gidip ayakta durdum. 15 dakika sonra otobüs okulumuzun yanında durdu otobüs den inerek okuluma şöyle bi göz attım.

Koral Koleji

Hızlıca koşarak okuldan içeri girdim. Selimde peşimden koştu. Selime dönüp,

-Sizin sınıflar üst kattadır git 9/C'yi bul!

Bende ters yöne koşarak sınıfımı bulmaya çalıştım. 11/A'nın kapısının önünde durup soluklandım. Kapıyı tıklatarak içeri girdim. Karşımda öğretmen vardı geldiğimi duyunca herkes başını bana döndü.

-Çok özür dilerim hocam geç kaldım.

Hangi öğretmen olduğunu bilmiyordum fakat kadın bana gülümseyip gel işareti yaptı.

-Hoş geldin Begüm, seni sınıfla tanıştırayım. Sınıf başkanımız Ayaz Begümü teneffüste arkadaşlarıyla tanıştırıp okulu gezdirir misin?

-Peki hocam.

Konuşanın kim olduğunu görmek için gözlerim bütün herkesi taradı ve sonunda kim olduğunu gördüm kahveleriyle beni ölçüp biçiyormuş gibi bi hali vardı. Göz göze geldiğimiz gözlerimi başka bir yöne çevirdim.

-Boş bir yere geçebilirisin.

-Teşekkürler hocam.

Sıralar ikili olduğu için pencere kenarındaki sıraya geçtim sanırım burada kimse oturmuyordu. Ders başladığında defterimi kalemliğimi çıkardım. İlk ders edebiyattı cidden mi?

4o dakikanın ardından zil çaldı. Sandığım kadar kötü geçmemişti açıkçası. Tam kafamı koyup uyuyacaktım ki sıramın yanında bir gölge belirdi. Kafamı kaldırıp yukarı baktım. Vay be bu çocuk cidden uzundu.

-Selam, ben sınıf başkanı Ayaz Koral.

Elini uzattığında bi ona bakıp bi de eline bakıyordum. Doğru ya bana okulu gezdirecekti.

-Ha, Selam.

Uzattığı elini tuttum dudağının köşesi kıvrıldı.

-Haydi gel sana okulu gezdireyim.

-Şey, aslında okulu gezdirmene gerek yok sadece yüzme kulübü nerde?

-Anladım demek yüzücüsün, kollarından belliydi zaten.

Sahte bir gülümsemeyle başımı salladım. Çok uykum vardı bu yüzden biran önce gitmesini istiyordum.

-Tanıştığıma memnun oldum Begüm.

-Bende, bende.

-Tamam o zaman bana ihtiyacın yoksa gidiyorum belli ki kendi başının çaresine bakabilirsin bu okulda gibi duruyor.

Tam arkasını dönüp gidecekken ona fazla kaba davrandığımı düşündüm.

-Dur tamam sen kazandın okulu göster bana.

Nedensizce bir an gülümsediğini hissettim.

-Gel haydi.

Sızlanarak ayağa kalkıp onu takip ettim. Sınıftan çıkıp peşinden gittim.

-Ne zamandır bu okuldasın?

-Okul babamın.

İnanamayan gözlerle ona baktım. Böyle ani bi çıkış beklemiyordum.

-Vay canına böyle söyleyeceğini düşünmüyordum.

-Genelde böyle olur zaten fark etmedin mi soyadım Koral bu okulun adı da Koral Koleji fark etmeni beklerdim.

Kendi salaklığıma gülüp,

-Daha sabah çorabının tekini bulamayan kız senin soyadına mı dikkat edecek güldürme beni.

Ayaz çoraplarımı kontrol edip bana döndü,

-Evet, belli.

Ne demek istediğini anlamayıp başımı çoraplarıma çevirince yüzüm kızardı. Önüme dönüp yüzümü saçımla kapatmaya çalıştım. Ayazdan küçük bir kahkaha çıktı.

-İlginç bir kızsın.

-Ya ne demezsin.

Okulu tanıtma faslının hemen geçip gitmesi için içimden dualar sıralarken yüzme kulübüne gelmiştik. Ayaz benim için kapıyı açarak içeri girmem için çekildi. İçeri girdiğimde daha okulun ilk günü yüzenler vardı içimden belki bu spor için fazla tembel olduğumu geçirmeden edemedim.

-İşte burası da yüzme kulübü.

İçeri girdiğimde büyülenmiş gibi etrafıma bakıyordum.

-Vay anasını ne kadar büyükmüş.

Tam o sırada havuzda yüzenlerden birisini çıkarken görüntüledim. Ağır hareketlerle çıkarken tribünlerdeki kızların çığlıklarını duydum. Kaslarını incelediğimde,

-Kahretsin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.