"YAKIN CADIYI!" Sesler yükseldi, ateşlerde öyle.
Genç kadının tek suçu gece dışarı çıkmasıydı, hasta kocası için ilaç istemeye çıkmıştı ancak onu dışarıda gören 40lı yaşlarında ki kasabadan adam öyle demiyordu. Ona göre kocasına aşk büyüsü yapıp kendine aşık etmiş ve evlenmiş şimdide adamdan sıkıldığı için zehirlemişti.
Böyle bi saçmalığa kim mi inanır? Maalesef herkes, zamanında kadını seven herkes şimdi yakılışını acımadan izliyordu.
Kadın acıyla bağırdı "THOMAS! ONLARA İNANMA!"
Ateş bacaklarına doğru ilerlerken tekrar bağırdı "HANIMLAR! DÜŞÜNÜN, BİZ CADI MIYIZ YOKSA SADECE KORKULUYOR MUYUZ?!"
Etrafı ölüm sessizliği kapladı, belki Isabella öldüğü için belkide ölmeden önce söylediği cümleler için.
Kadınlar birbirine baktı. Bi kaç kadının "Gerçekten cadı olduğunu kanıtladı" dediği duyuldu. Bazıları ise aydınlanmayla 'Ne yapabiliriz ki?' diye düşünüyordu.
* * *
"Bayan Margaret, elbiseleri terziden alacaktık" dedi genç hizmetçi Bianca. Prenses Margaret tarağını kenara koydu "Gidelim o zaman"
Bianca, kapının önünde bekleyen Jasper'ın yanına gitti "Bizi elbiseleri almak için götüreceksin" Şövalye Cedric başını salladı ve etrafta kimse var mı diye kontrol edip konuştu "Jessica ile bulaşabilir miyiz diye sorsana" Bianca derin bi nefes verdi, her dışarı çıktıklarında Cedric, nişanlısı Jessica ile buluşmak isterdi, her ne kadar bunu Bianca'da Margaret'te sorun olarak görmesede Jessica'nın annesi cadı diye yakılmıştı ve Jessica'ya zarar gelirse herkesi lanetleyeceğini söylemişti. Sadece lanetlenme korkusu sebebiyle yakılmayan bi kadınla görülürseler bu onlar için sıkıntı olabilirdi "Bu son olsun, zaten yakında evleneceksiniz" Cedric kocaman gülümsedi "Saol Bia"
Bianca içeri girdi "Bayan Margaret, Jessica'ya uğrayabilir miyiz?" Margaret başını salladı "Gidelim, oradayken şu saray usulü saçmalıklarıyla uğraşmıyorsun en azından, defalarca ismimle seslenebileceğini söyledim" "Ağız alışkanlığı olmasından korkuyorum, sonra işsiz kalırım" Margaret başını salladı.
* * *
Cedric küçük evin kapısının önünde nöbet tutarken Margaret terzi Josephine'nin diktiği elbiseyi giyiyordu. Bianca elbisenin üst kısmını giydirirken konuştu "Sana bu terzinin kraliyet terzilerinden daha güzel diktiğini söylemiştim" Josephine mahcup bi biçimde gülümsedi. Bianca korseyi bağladığında Margaret odada ki boy aynasına baktı ve etrafında döndü "Bayıldım" Ücreti ödeyip Jessica'nın evine doğru yürümeye başladılar. Henüz kasabanın içindeyken meydandaki kazığa bağlanmış bi kadın gördüler. Bianca gözlerini kısarak kadına baktı "O Isabella mı?" "O kim?" Dedi Margaret merakla "Sen tanımazsın." Bianca, Isabella'yı incelerken devam etti "Çok iyi bi kadındı, nasıl cadı olabilir anlamıyorum"
Ve sesler yükseldi "YAKIN CADIYI!"
Kadın acıyla bağırdı "THOMAS! ONLARA İNANMA!"
Ateş bacaklarına doğru ilerlerken tekrar bağırdı "HANIMLAR! DÜŞÜNÜN, BİZ CADI MIYIZ YOKSA SADECE KORKULUYOR MUYUZ?!"
Etrafı ölüm sessizliği kapladı, belki Isabella öldüğü için belki de ölmeden önce söylediği cümleler için.
Bianca, Margaret'a baktı "Ne demeye çalıştı? Neyden korkuyolar?" Margaret şok içinde ateşlere bakıyordu, Bianca'nın aksine o ilk defa bi cadının yakılışına şahit olmuştu. Gözleri yaşlarla dolmuştu "Bilmiyorum" Dedi sesi titreyerek
Cedric, hanımlara seslendi "Jessica'ya uğramasakta olur, saraya dönelim"
* * *
Saraya döndüklerinde Margaret'ın odasının önünde şövalye Niklaus bekliyordu "Neredeydiniz yine?" Margaret hala donuktu, Bianca elbisenin bulunduğu poşeti salladı "Elbise aldık" Niklaus şüpheyle kaşını kaldırdı "Saray terzileri ne iş yapıyor" Bianca küçümser bi bakışla "Bu daha güzel dikiyor. Sen anlamazsın" Dedi. "Bi kadın için fazla ukalasınız Bayan Bianca, korkarım bu gidişle evlenemeyeceksiniz" Niklaus iğneleyici bi tavırla konuştu, Bianca aynı iğneleyici tavırla konuştu "En kötü ihtimalle sizin gibi birisiyle evlenirim" Margaret kavganın uzamaması için kapıya uzandı "Bianca, yorgun hissediyorum. İçeri girelim" Bianca başını salladı ve Margaret'ın odasına girdiler.
Margaret, Bianca elbisesinin katmanlarını çıkarırken "Neyden bahsediyordu" Diye sordu "Bilmiyorum. Benden neden korksunlar ki?" Margaret'in yatağını düzeltti "Biraz uyuyun, kendinize gelirsiniz" Margaret donuk bi biçimde yatağa yattı. Bianca'da o yatınca odadan çıktı.
* * *
Bianca koridordayken saray kütüphanesine yakın odaları temizlemekle sorumlu olan Juliana koşarak Bianca'nın yanına geldi "BİA!" diye panikle başladı ve etrafı kontrol edip fısıldadı "Ben ne duydum biliyor musun?" "Hayır" Dedi Bianca merakla ona bakarak. Juliana her türlü saray dedikodusuna hakimdi "Cadı avları başlayacakmış" Bianca tek kaşını kaldırdı "Neden?" Juliana'nın dudakları düz bi çizgi halini aldı "Maalesef duyamadım" Leydi Maria sinirli bi sesle bağırdı "Yine şöminenin üstü tozlu kalmış Juliana! Ne zaman işini düzgün yapacaksın!" Juliana göz devirdi "Gidiyorum"
* * *
İleri ki günlerde Juliana odayı temizlerken her zaman ki gibi bulduğu parşömenleri inceliyordu. Okuma yazma bilmediği için sadece yazıları incelerdi, bildiği tek kelime kendi adının nasıl yazıldığıydı. Onu da kendi merakıyla şövalye Cedric'e yazmasını söylemiş öyle öğrenmişti.
Parşömenlerden birini eline aldı, parşömen dikkatini çekti çünkü uzun bi makale gibi değil bir liste gibi duruyordu. Parşömeni incelerken gözüne kendi ismi çarptı, belli ki bi isim listesiydi. Sarayda ki hizmetçilerin isminin bi listesidir diye düşünürken isimlerden birinin üstünün çizili olduğunu gördü. İsmin üstü neden çiziliydi? Her ne kadar merak etse de okuma yazma bilmediği için ne yazdığını öğrenemezdi. Parşömeni aldığı yere koydu ve toz almaya devam etti. Tam odadan çıkarken aklına bir fikir geldi 'Cedric okur'
Parşömeni alıp saklayarak Cedric'in yanına gitti "Cedric sana bi şey versem okur musun?" Cedric başını sallayınca parşömeni verdi.
Cedric parşömeni eline alır almaz gözleri şokla açıldı, Juliana onun belli belirsiz "Jessica" diye mırıldandığını duydu. "Ne yazıyor?" diye sordu merakla.
Cedric sesli bi şekilde okumaya başladı:
Cadı Olma İhtimali Olan Kadınlar
-Isabella Rigby
(gece dışarı çıktı ve ot topladı. Kocası hasta. Fazla güzel ve zeki)
-Jessica MacRaven
(şifacı olduğunu iddaa ediyor. Annesi cadıydı. Fazla asosyal.) yakılırsa annesi lanetleyecek
-Ashley Noris Maximoon
(fal baktı. dini ritüel olduğunu söylediği için tekrarını bekliyoruz)
-Juliana Harper
(fazla asi. sürekli bi şey gizliyor gibi)
-Florence De Belléme
(şifacı olduğunu iddaa ediyor. fazla ot topluyor)
-Margaret Glory
(bi kaç gecedir çığlıklarla uyanıyor)
Juliana çaresizce Cedric'e baktı "Ne yapacağız" Cedric dolmuş gözlerle cevap verdi "Bilmiyorum"
_________________________
tadaa! 1000 kelime diye çok uğraşsamda anca bu kadar oldu nasıl olmuş?
Bu platforma attığım ilk kitap hiç kitleyi felanda bilmiyorum hatalarım varsa uyarmanız yeterli
Wattpad: @asko_crookshanks
