Mina, Sinem ve Ayça bir gün ortak yaşadıkları evlerinde otururken bir tatile çıkmaya karar verdiler. Tatilin detaylarını tartışırken erkek arkadaşlarınıda çağırsalar iyi olur diye düşündüler böyle daha eğlenceli olacaktı. Bir ormana kamp yapmaya gideceklerdi, ertesi gün yola çıktılar. Minanın sevgilisi Mert, Sinemin sevgilisi Çetin ve Ayçanın sevgilisi Serkanla beraber orta boy bir araba kiraladılar ve kamp yapmak üzere yola çıktılar,yolu şarkılar söyleyerek geçirdiler yaklaşık 3 saat sürdü. Kamp alanına vardıklarında yoldan dolayı çok yorulmuşlardı,etrafta onlardan başka kimse yoktu, bunun iyi olduğunu düşündüler, başbaşa olacaklardı. Çadırları kurmaya başladılar. Uzun uğraşlar sonucu çadırları kuruduktan sonra bir ateş yakıp etrafına oturdular. Kimse olmadığı için ve hava karardığı için etraf biraz ürkütücüydü ama 6 kişi oldukları için pek umursamadılar. Saat 12 yi geçince uyumaya karar verdiler her çift için 1 er çadır vardı. Gece geç saatlerde Mina tuvalet bahanesiyle tuvalete kalktığında çetinde onun arkasından gitti. Evet çetin sinemin sevgilisi ama olaylar tamda burada başlıyor... Çetin ve sinem 2 yıldır sevgililer ama çetin 1 yıldır sinemi minayla aldatıyordu, mina bundan yaklaşık 1 hafta önce çetine bunu yapmamız yanlıs arkadasıma ihanet ediyorum diyip bu meseleyi sonlandırdı, yani en azından öyle olduğunu sanıyordu. Her neyse mina tuvalet için kalktığında çetin arkasından gidip onu takip etti. Minanın arkasından sinsice yanaşıp göğüslerini sertçe sıktı ve seni çok özledim dedi hızlıca nefes alarak
Mina :bırak beni lütfen
Çetin:neden? Sende beni istiyorsun sevgilim biliyorum (göğüslerini daha sert sıkarak)
Mina :hayır! İkimizinde sevgilileri var ve onlar bizim arkadaşımız
Çetin minayı aniden döndürüp dudaklarına yapısır mina ilk basta karşılık vermez ama çetin kalçalarını avuçlamaya başladığında artık dayanamaz hale gelmiştir ve karşılık verir. Çetin minayı ağaçların arasına topraklık yere yatırdı, çadırlar oldukları yerden çok az görünebiliyordu. Çetin minanın pantolonunu çıkarttı, tam kendisininkini çıkaracakken ormanın derinliklerinden hem korkutucu hemde yüksek bir ses duydular korkuyla üstlerini giyerek çadırlarda doğru koşmaya başladılar. Sesi duyup senemde uyanmıştı.
Senem:ne oldu sizdemi sese uyandınız?
Çetin :evet sevgilim, neyseki bir şey yok hadi gel uyuyalım
Uyudular
Sabah olmustu minanın içinde inanılmaz bir huzursuzluk vardı, vicdan azabı çekiyordu sanki senemin ve mertin yüzüne bile bakamıyordu
Mert:hadi beyler biraz odun toplayalım, akşam lazım olacak
Çetin ve serkan:tamam hadi gidelim
Söylemeyi unutmusum Ayça son günlerde biraz garip davranıyordu bakışları, konuşması, hareketleri bir hayli garipti bu tatile birazda onun için çıkmışlardı ama burdada aynı şekilde davranıyordu
Senem:Ayça iyimisin güzelim?
Ayça:bilmem siz iyimisiniz
Senem:iyiyiz canım ama önemli olan sensin sen iyi ol olurmu
Ayça:sana acıyorum senem
Senem bu sözü anlamlandıramamıs ama çokta üzerinde durmamıştı
Bir kaç dakika sonra erkeklerin koşarak ve telaşla geldiğini gördüler
Mert: ormanın giriş ve çıkışları kapatılmış burda kaldık
Serkan:hay sikiyim böyle işi ya
Çetin:napıcaz şimdi Bi planınız varmı
Herkes boş boş bakınca
Serkan:bende öyle tahmin etmistim, neyse biraz bekleyelim belkide açılır
Yavaş yavaş hava kararmaya başlamıştı ellerinde sadece 3 günlük erzak vardı biraz korkmuslardı ama kimse söylemiyordu geç saate kadar ateşin başında oturdular ama kimse nedense konuşmadı
Saat 2.00 çok derinden ve kalın bir erkek sesi geldi
"merhaba, ormanımıza hoşgeldiniz, buradan çıkışınız pek te kolay olmayacak"