8 Mayıs 2030
Hayatta sadece babam kalmıştı, annem beni,bizi terk edip gitmişti..Çok küçüktüm annemin yüzünü bile fazlasıyla hatırlamıyorum diyecek kadar küçüktüm ben..Bir çocuğun bir annesi olması lazımdı bu hayatta onun arkasında durabilecek güçlü bir anneden bahsediyorum..
Sabah gözlerimi açtığımda saatin sabah 07.12 olduğunu gördüm,yatağımdan afifçe kalktım ve penceremi açtım içime temiz havayı çektim.Odamdan çıktım elimi yüzümü yıkamaya gidecekken arkamdan babamın sert sesini duydum:
-Sevde bugün geç geleceğim evi temizle misafirimiz var. dedi.
Kafamı tamam dercesine sallayıp banyonun kapısından içeri girdim.Banyoda işlerimi hallettikten sonra mutfağa doğru yöneldiğimde masanın üstünde bir sürü içki şişesinin olduğunu gördüm ,Elime siyah bir çöp poşetini alarak hepsini çöpün içine atarken aklıma bir soru dan! diye geldi .Babam bana eve geç geleceğini söylemişmiydi evet söylemişti arkasından bana ne demişti? misafirimiz var demişti acaba o misafir kimdi? Çöp poşetinin ağzını bağlayarak kapının yanına koydum.Odama gidip eski kıyafetlerimi giyerek artık temizliğe başlamam gerekiyordu.(benim kahvaltı hayalleri yalan oldu desene sen..)İlk küçük oturma odamızdan başladım,Mutfaktaki bardağın yarısında kalmış içki bardaklarının hepsini tek tek yıkamak zorunda kaldım. Bulaşıkları yıkarken köpüklü elimi havaya kaldırarak camı açmayı başarmıştır,içerideki içki kokusunu ancak temiz hava alabilirdi.(Temiz havayada isyan olucak ama)neredeyse tüm evin yarısını temizleyip düzelte bilmiştim. Artık saat 20:00 olmuştu hala babamın gelmesini bekliyordum ve üstüme yeşil bir kazak gitmiştim altımda ise siyah bir pantolon vardı.Babamı hala bekliyordum saat 21:00 olmuştu ve hala gelmemişti.Aklımdaki sorunun cevabını hala bulamamak beni içten içe yiyordu.Artik yatmaya karar verdim ve üstümü çıkarmadan yatağıma doğru uzandım.İçerden garip,garip sesler duymaya başlamıştım yatağımın yanındaki saate ürkek gözlerle baktım saat gece 00:00 'idi.Hemen odamın kapısını biraz açtım ve baktım ki kapının üzerinde babamın anahtarını görünce içim azda olsa rahatlamıştım.Saklandığım yerden çıkarak bir baktımki babamla yan yana bir kadın ..Kadının üzerinde parlak simli mor bir elbise ve kadının dekoltesi neredeyse her yeri açıktı .Elbise o kadar açıktı ki kolunu kaldırsa asla iyi şeyler olmazdı öyle derecesine..Kadınla göz, göze geldiğimizde kadının yüzünü inceleme fırsatım olmuştu:Kadının saçları sahte sarı ve dipleri gelmiş bir şekildeydi yüzünde o kadar makyaj vardıki anlatamam..Bu kadın babama asılmış olamazdı demi..?Kadın bana uzun süre baktıktan sonra babamı duvara yaslayarak bu işi tamamlamalıyız Kazım diyerek babamı beni gösterdi.Sinirden delirmek üzereydim ben bu yavşağı yolarım yanlı-derken babam bana yaklaşarak omuzlarımdan tutarak kapıdan dışarıya attı..Suratımada kapı kapandığında beyazlamış yüzüme tekrar bir beyazlık gelmişti adeta.Kadının o öpüşünü kapının dış tarafından bile duymaya başlamışken nereye gideceğimi düşünüyordum.Bir Rukiye Teyzem vardı hep kötü günümde iyi günümde bana yardım ederdi,bana aklı verirdi harçlığımı cöbüme koyardı.Rukiye teyzenin yanina gitmeyi karar verdim .Merdivenlerden sessizce inmeye çalıştım nede olsa ses çıkartıyordum bu eski apartmanda ,kendime çok sinir olmuştum, o kadar evi temizledim yoruldum şimdi o ahlaksız bir kadın yüzünden evden atılmıştım.Bu hayatta artık kimseye güvenim kalmamıştı, annem bizi terk etmişti tamam anlarım babam yüzünden benimde imkanlarımız olsa bende terk ederdim ama neden beni.. neden beni terk etmişti ki annem...? Yavaşça Rukiye teyzenin evine doğru gelmiştim neredeyse eve yaklaşmama yirmi adım kalmıştı,ama utandım saatlerce o demirli parmaklarının arasında sarkan o çiçeğe doğru bakıyordum ve yolu aydınlatan sarı ışıklar birden kapınarak bir kadın çığlığı duymuştum..birden Rukiye teyzenin bahçesine doğru koşmaya başlamıştım, bahçeye girdiğimde açtığım kapıyı kapatarak önüme döndüğümde maskeli bir adamla karşılaşmıştım adamın gözleri geçmişimden daha siyahtı..tam çığlık atıcakken ağzıma bastıran elle göz göze geldim ve evet dünya durmuştu şuan durmuştu..saatler,dakikalar hatta saliseler bile şuan durmuştu sert parmaklar biraz daha böyle durursa nefesim kesilecekti ,kalp atışlarımı duyabiliyordum şimdiden lütfen artık beni biri kurtarsın kurtarın beni dedim maalesef içimden..dediklerimi sadece ben duyabiliyorum sadece ben..kendimi gecenin ıssızlığına ve o siyah gözlere bıraktım..vücudum geril gerilim gerilirken..Biri silah sıktığını duydum silah ateşleri geceyi bölmüştü her ateş patlaması ağzımdaki eli dahada çok bastırıyordu,böyle devam ederse dişlerimi kıracak dişlerim tek tek dökülecekti.Bu adam kimdi? Bu saatte ne işi vardı ?Başıma bir bela gelmesinden bıktım artık gecenin bir saatinde evden atıl bide gel şu olayları yaşa bıktım aa,Acaba o yavşak karı ne yapıyordu o evde..?Biraz kıpırdamaya çalıştım fakat arkamdaki kişi buna bile izin vermiyordu kimsin oğlum sen?diye düşünürken başıma sert bir darbe alıp yere düştüğümü hatırlıyorum..