FİRÜZE
ananem her zamanki yerine oturup camdan dışarı baktı annem ise elindeki çay içip içip duruyodu
'' evet , artık anlatın ''
ananem oturduğu yerden dönüp anneme baktı
'' senlik birşey yok kızım ''
'' yamanerler, büyük tarlarlar otelin çoğunluk hisselerini almak istiyolar ''
'' ee , benimle ne alakası var ''
'' deden baban burada olmadığı için oteldeki işlere senin bakmanı istiyo ''
'' ben istemiyorum ''
'' firüze sana verdiği şansa bak ''
'' başka torunlarıda var onlara versin ''
'' seni geçen gün bunu söylemek için aradı ''
'' istemiyorum sorun büyükse babamı çağırın ''
odama hızlı adımlarla çıktım daha geleli ne kadar olmuştu içine çekildiğim olaylar saka gibi ne kadar oturduğumu bilmiyorum elleriame baktığımda tırnaklarımın yanlarını ısırdığımı fark ettim.
çantamı alıp hızla merdivenlerden inmeye başladım gıcırtıdan büyük ihtimal içerdekiler kulak kesilmişlerdir bile.
arabamla dedemin evine gittim. atolyesinin önünde oturmuş çay içiyodu.
içeri geçtiğimde ayağa kalktı
'' nihayet seni görmek güzel, kaç gün sonra gelebildin ''
'' anca yerleştim ''
''betülün evine ''
'' evet, orada rahat ediyorum , dede annem birşeylerden bahsetti''
dedem gülüp camdan dışarı baktı
'' teşekkür ederim ama böyle birşey istemiyorum, babamı çağırabilirsin yada diğer kuzenlerime söyleyebilirsin ''
'' bunu diyiceğini biliyodum ''
'' güzel öyleyse anlayışla karşılarsın ''
yüzüne dikkatle baktığımda iyice yaşlandığını fark ettim ve garip bir şekilde durgunluk vardı
'' saat 15.30 , eskiden bu saatlerde iş yerinde olurdum, İşleri yavaştan toplamanın vakti geldiği saatlerdi, eğer o gün önemli misafirim varsa onları ağırlayarak geçirirdim ''
maziyi düşününce onun yanına gittiğim zamanları hatırladım. benimle ve kuzenlerimle çok ilgilenirdi yüzümde bir tebessüm oldu
'' yıllar ilerledikçe işlerin ağırlığını babana vermeye başladım sonuçta sonsuza denk orada duramazdım o zamanlar emeklilik düşüncesi güzeldi. O aralar siz otele sık sık gelirdiniz. o zamanlar pek fark etmezdim ama sonradan bakınca her geldiğinde bana dede naber derdin çoğu zaman bunu umursamazdım yada farkında olmazdım. Hep söylenen birşey gibi geliyordu belkide.
elindeki çaya bakıp tekrar uzaklara daldı. bunu bana şimdi neden anlatıyodu tam anlayamadım cidden bir gariplik vardı
şakayla karışık
'' ne yani sana zamanınd a nasılsın dediğim içinmi beni işlerin başına koymak istiyosun ''
tebessüm ederek bana baktı
'' Hayır, başabileceğinden ve 1 yıl önceki firüzeye dönmeni istediğim için ''
tüm vucudum gerildi vucudumun bazı yerlerinde sıcaklık ve uyuşukluk hissettim anılar resmen gözümün önünde dans ediyordu. kalkıp gitme dürdüsüyle çok savaştım dedemin yüzüne boş boş baktığımı tahmin edebilirdum ellerim içleri terlemeye başlamıştı bile. bu konuyu acil değiştirmeliydim
'' o konu kapandı bildiğin üzere , yani açılmayacak durumda zaten ayrıca iyiyim gayet sağol ''
Son derece soğuk kanlı görünmeye çalıştım ama vucudumda tuhaf şeyler hissetmeye başlamıştım bile
'' dediğim gibi dede buraya dinlenmeye geldim zaten ayrıca amücevher tasarlamanın benim için güzel bir meslek olduğuna karar verdim. şimdi gitmem lazım daha sonra görüşürüz babanneme sonra uğrarım .
ayağa kalkıp kabanımı giydim kapıya yöneldim
'' dediklerimi düşün sadece firüze ''
cebimden hemen kulaklıklarımı çıkarıp kulağıma takıp bir müzik açtım. arabama binip gögüs sıkışmamın geçmesini beklerken bir yandan da deniz kenarına gitmeye çaloşıyodum boş bir kamelya gördüğümde durdum biraz ıslak gibiydi ama umrumda değildi oturup müzük eşliğinde düşüncelere daldım.