Ailemden nefret ediyorum. Çocuklarım ve karımla yaşamak beni en çok zorlayan şeylerden biri. Açık olucak olursam karımı sevdiğimi bile düşünmüyorum. Fakat sadece çocuklar için beraberiz. Iki kızım var. Biri 20li yaşlarda biri. Sinirini benden cikarmaya bayiliyor. Aslında ben onlara çok güzel babalik yapiyorum neyimi beğenmiyor ki? Bana "ölürse ölsün" demisligi bile var. Tam bir rezillik. Birde küçük kızım var. Eh.. onu pek tanıdığımı söyleyemem. Hep sessiz ve gizli biriydi. Ama ailede herkes problemli olunca en çok onu sevdiğimi söyleyebilirim. Karımla aslında tam olarak beraber değiliz. Boşanma aşamasındayiz ve ben artık farklı bir evde yaşıyorum. Sözde çocukları istedim ama vermeyecegini biliyorum. Çocuklarını cidden onemsiyor ama ben ondan daha çok onemsedigime yemin edebilirim. Sadece onlar kibirli insanlar. Ama sonuç olarak onlarla ilgilenmek zorundayım.
Bir cumartesi sabahı sonunda kızlarımı görebileceğimi fark ederek uyanıyorum. Kizlarimla aram iyi değil, bu yuzden sabah kahvaltı yaparken diyeceklerimi, soracak sorularimi düşünüyorum. Önemli olarak soracağım soruları aklıma kazıyıp paramın yettigi berbat arabami çalıştırmayi deniyorum. Evden ayrıldıgimda kendime en guzelinden bı ev aldım. Bazı seyleri hesaba katmayi unutup ağır borca girdim. Elimde kalan arabayla idare ediyorum. Sonunda araba çalışıyor ve eski evime dogru yola çıkıyorum.
Araba eve doğru ilerlerken yavaş yavaş ısınmaya başlıyor. Aklımda son tekrarlarimi yapıp kızımı arıyorum. Telefondan kısık bı "alo?" Sesi geliyor. Asagidayim diyorum ve oda tamam diyip kapatıyor. Aşağıda içimdeki ufak bir heyecanla bekliyorum. Cok özlediğimi soyleyemeyiz ama belki onlar beni ozlemistir.
Yavaş yavaş ikisininde aşağı indiğini görüp arabadan dışarı çıkıyorum. Geldiklerinde ilk başta bir sarılma seansından sonra onları arabaya davet ediyorum. Ben eve doğru sürerken arkada kısa da olsa sohbet baslatmaya çalışıyorum.
—ee kızlar? Neler yapıyorsunuz evde?? Büyük kızıma bakıyorum. O burda olmaktan memnun gözükmüyor. Sanki ablasının cevap vermeyecegini bilen küçük kızım direkt atlıyor.
—Iyii.. oturuyoruz falan. Cok bir şey yaptığımız yok. Sahte bir gülümseme atıyor. Belli olmadığını sanarak
Sessizlik içinde arabayı sürmeye devam ediyorum. Bir kaç dakika süren sessizlikten sonra mecburen yine biseyler sormam gerektiğini fark ediyorum. Çünkü bu kızların benle konuşmak istediği falan yok. Benim zorlamam lazım. Büyük kızımın hiç ses çıkarmadıgini fark edip ona yoneliyorum.
—hmm.. peki sen Esra? Dersler nasıl? Bu yıl mezuna kalmayacaksin değil mi? Esra ilk yksye girdiginde yuksek puan yapmasına rağmen gitmedi. Inat yaptığını düşünüyorum ben. Ne yani Yozgat'ta da hayat var orada da okuyabilirsin??
—Iyi gidiyor. Pazartesi günleri deneme oluyoruz ve netlerimde ufakta olsa bir artış var. Yalan söylüyor. Denemelerinde bir oynama yok. Sadece iyi hissetmem için söylüyor. Deneme sonuçlarının banada geldiginden haberi yok herhalde. Yinede çaktırmadan devam ediyorum
—Guzel.. peki ya sen Ayşe? Onun dersleri çok iyi. Denemelerde ilk 10dan çıkmıyor. Öğretmenlerinin onla gurur duyduğundan eminim. Sınıfındaki çoğu kişinin gerizekali olmasi onu etkilemiyor gibi. Daha iyi bı eğitim alsa neler olurdu acaba şeklinde düşünürken Ayşe cevap veriyor.
—Iyi aslında. Son denemede okul birincisi oldum. Son başarılarım hakkında sınıf öğretmenimiz veligim ile gorusmek istiyor hatta.
—Vay be! Bunu kutlayalım olur mu? Bu cidden çok güzel. Ne zaman gitmem lazım tam olarak?
—Salı okul çıkışı.
Tam bu sırada kendi kızımın okuldan çıkış saatini bilmediğimi fark ediyorum. Beni neredeyse yok saydıkları için hiç bir şeylerinden haberim yok.
—hmhm.. tam olarak saat kaç yani? Ayşe yüzü düşük fakat göstermemeye çalışarak cevap veriyor. Ama anlatmamasi onun suçu. Ben anlatma demedim ki.
—15.20de..
—Pekala salı günü orda olacağım o zaman.
Bir kaç dakika daha geçiyor. Sonunda evime varıyoruz. Kapıdan dışarı çıkıyorum. Dışarda yavaş yavaş kar yağıyor. Kızlarımın kapısını açıyorum. Ve yavaş yavaş binaya doğru ilerliyoruz
1. BÖLÜMÜN SONU