Kızların beni sarması ile uyandım
"Bade uyansana" diyordu Ayda. Gözlerimi zor açmıştım.
"Ne oldu?" dedim.
"Ne mi oldu? Tatile gideceğiz ya Bade! unuttun mu?" dedi Nazlı.
"Hızlı ol, yoksa otele geç kalacağız" dedi Eylül.
"Siz çıkın geliyorum" dedim ve odamdan çıktılar. Altıma koyu mavi bir eşofman üstüne aynı renkte tişört giydim saçımı açık bıraktım. Evden çıkıp arabayı gittik. Ayda sürücü koltuğuna geçti, Nazlı ve Eylül aynı anda ön koltuğun kapısını tuttular.
"Bırak" dedi Nazlı
"Sen bırak" dedi Eylül
"ilk ben tuttum" diyerek Eylül'e sinirli bakış attı Nazlı.
"Ne var arkaya otursan"
"olmaz"
"Bir kere küçükler arkaya oturur!"
"Ay sanarsın aramızda kırk yaş var ne var sizden bir yıl sonra doğduysam ayrıca ön benim, benim!"
"hop hop ortaklaşa bir şey yapacağım iki tarafta memnun olacak" dedim.
"Çok iyi! nedir bu fikrin?" dedi Eylül
"Ellerinizi kapıdan çekin" dedim, Nazlı ve Eylül geri çekildiler ve bende kapıyı açıp oturdum.
"Bade Napıyorsun" dedi Nazlı
"Mükemmel ötesi fikrim bu" dedim
"Gerçekten mi? Ben bununla yan yana gitmek istemiyorum" dedi Eylül
"Tamam bagaj'da küçük bir yer vardı oraya geçebilirsin" dedim
"Aslında bir kaç saatten bir şey olmaz" diyip arabaya geçti Eylül. Ardından Nazlı bindi. Bende kulaklığımı taktım, şarkı dinlemek bana iyi geliyordu. Sekiz saat yolculuk yapacağız biraz yorucu olacak... Eylül kitap okuyordu, Nazlı muhtemelen arabada çalan şarkıya eşlik ediyordu, Ayda zaten arabayı kullanıyordu bense şarkı dinleyerek yolu izliyordum...
2 saat sonra;
Muhtemelen kulaklığımın şarjı bitti, çünkü kızların bağırşlarını duyabiliyordum.
"Ya hayır benim istediğimi açalım" dedi Nazlı.
"Hayır benim istediğimi açacağım" dedi Ayda.
"Banane!" dedi Nazlı.
"Ne banane!?" dedi Ayda.
"Ne oluyor?" dedim.
"Benim istediğim şarkıyı açmıyor" dedi Nazlı.
"Ayda aç işte neyi istiyorsa" dedim.
"Yolculuk boyunca onun istediğini açtım" dedi Ayda.
"Nazlı Ayda istediğini açsın olur mu?" dedim ilkokuldaki çocukla konuşur gibi.
"Hayır" dedi Nazlı suratını asarak.
"Neden?" dedim.
"Ben yabancı şarkı dinlemek istemiyorum anlamıyorum birde" dedi Nazlı mızmızlanarak.
"Tamam şöyle yapalım Nazlı kulaklığınla dinlesen olur mu Ayda'da arabadan dinler ikinizde mutlu olursunuz" dedim.
"Tamam" dedi Nazlı, mızmızlanarak kulaklığını taktı. Elimi arkaya uzattım ve Nazlının yanağını sıktım.
"Ay!" dedi Eylül
"Ne oldu!" dedim
"El ele tutuştular!" dedi bağırarak Eylül bir yandan oturduğu yerde zıplıyor bir yandan da bağırıyordu.
"Kim!?" dedi Nazlı bedenini Eylüle döndü.
"Kitap'daki Karakterler!" diye bağırdı eylül tekrardan.
"Şaka! Çok güzel!" dedi Nazlı. (size ayrıntı geçiyorum wattpad okuyan biri ile arkadaş olursanız size okuduğu kitap dan bahseder eğer iki wattpad okuru ile aynı anda arkadaş olursanız geçmiş olsun artık sürekli iki ayrı kişiden aynı kitabı dinleyeceksiniz.)
"Gerçekten bu mu bunun için mi bağırdın?" dedi Ayda.
"Evet" dedi Eylül sevinçle. Ayda bana kısa ama bıkkınlıkla bakış
Attı.
"Yani sadece el ele tutuştular abartmasan?" dedim ama demez olaydım.
"sen nereden anlayacaksın!? Ben 255 sayfadır bu anı bekliyorum! Tabii sevincem! Biraz wattpad oku o zaman beni anlarsın! Beni aranızda en iyi Nazlı anlar" dedi Eylül.
"Çok iyi anlıyorum seni ama bir sorun var." dedi Nazlı
" Ney? " dedi Eylül.
"Söylemeden durmayacağım! Kitabın sonunda ikiside ölüyor" dedi Nazlı.
"sen neden bana spoiler veriyorsun!" dedi Eylül
"Bende spoiler yemiştim okurken o acıyı yaşadım sen yaşayacaksın" dedi nazlı
"Bana bak!" dedi Eylül ve lafını Ayda kesti
"Ya bir durun! bakın şarkının en güzel yeri geliyor" dedi ve hepimiz sessizleştik Ayda şarkıya eşlik etmeye başladı.
"Nunca nadie me podrâ parar solo
Solo muerto me podrân callar
Nunca nadie me podrâ parar
Solo muerto me podrân callar..."
Şarkı İspanyolcaydı anladık mı? Hayır. Ayda şarkıyı kapadı ve
"Nasıl ama? çok güzel dimi?" dedi.
"Ne diyor ki" dedi Eylül.
"Hiç kimse beni durduramayacak, sadece ölüm beni susturabilecek. Böyle bir şey şarkının adı Amanece" konuşmasına devam etti "Yani Türkçesi ile Şafak adı, ama çok güzel en sevdiğim şarkı." dedi Ayda.
"Yani anlamı güzel ama İspanyolca bilmediğimiz için anlamayız" dedim.
"Yani adamın sesi güzel gibi" dedi Nazlı
"benlik değil, yabancı şarkı dinlerim ama İngilizce" dedi Eylül
"Sizin şarkı kulağınız yok zaten" dedi Ayda yüzünü ekşiterek. Nazlı hemen konuşmaya başladı.
"Bizim mi yoksa senin mi" dedi.
"sizin canım" diyerek Aynadan nazlıya öpücük attı Ayda, Nazlı ile didişmek istemiyordu çünkü çok sakindi.
"Sen şarkı duymamışsın, telefonunu verir misin Ayda" dedi Nazlı. Ayda telefonunu uzattı. (acaba ne zaman kaza yapacaktık? Araba kullanan kişi çok rahattı sanki geçen yıl ehliyet almamış gibi ayrıca araba kullanan kişi önüne bakmalı etrafa değil) Nazlı bir şeyler yaptı ve
"hazır mısın gerçek şarkı duymaya bu arada iyi dinle kulaklarının pası silinir" dedi
"Acaba ne açacaksın" dedi Eylül.
"Açtım" dedi Nazlı. Arabadan şarkı çalmaya başladı ilk başta şarkıyı çıkaramadım sonra Nazlı şarkıyı biraz ileri aldıktan sonra anladım.
" Ah ellerim titriyor
Of bir Ateş basıyor
Özlemek bu dokunmakla geçmiyor"
Arada Eylül'ün sesini duydum:
"Klasik Fatma Turgut aşağı Nazlı" diyordu Nazlı çoktan kendinden geçmişti şarkıya eşlik ediyordu.
"Ah (Ne olur Sevgilim)
Öyle sev ki beni (kanat kalbimi)
Mey diye içeyim (doldur sevgilim)
Kalbim tekliyor ah gel hasta gibiyim"
"Ne zaman kapacatak" dedi Ayda.
"Şarkı bittikten sonra kapatır" dedim.
"Hayır yüksek sesten kulaklarım patlayacak!" dedi Ayda. Cevap olarak gülümsedim. Yaklaşık 5 saatimiz kalmıştı (zaten 1 saatini kızların didişmesine gitti) ben uyumayı seçtim koltuğu biraz geriye yatırdım ve bir kaç dakika içinde uykuya daldım...