İçeriğe geç

Bir Zamanlar Zıkkımdere

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Bir Zamanlar Zıkkımdere

Bölüm 1

1ci bölüm

Bölüm 1: Zıkkımdere Kuşatması

Jungkook artık tam 42 gündür Zıkkımdere Köyü'ndeki taş konakta esirdi.

İlk günlerde sürekli kaçmaya çalışmıştı. Pencereleri zorlamış, kapıları tekmelemiş, hatta bir gece çatıda yürüyerek kaçmayı denemişti. Ama Zaro Ağa'nın adamları onu her seferinde yakalamıştı.

Köyün etrafı silahlı nöbetçilerle çevriliydi.

Üstelik sadece köy değil...

Çevredeki bütün köyler de Zaro Ağa'nın sözünü dinliyordu.

Devlet haftalardır Jungkook'u arıyordu.

Televizyonlarda haberler çıkıyor, sosyal medya ayağa kalkıyor, dünyanın dört bir yanından insanlar "#FindJungkook" etiketiyle paylaşım yapıyordu.

Ama kimse Zıkkımdere'nin adını bile bilmiyordu.

O sabah Jungkook taş odada yere oturmuş düşünürken kapı gürültüyle açıldı.

İçeri Zaro Ağa girdi.

Üç metre boyunda gibi görünen devasa gövdesi kapıyı neredeyse tamamen kapatıyordu.

Kalın bıyıkları, kara cübbesi ve sert bakışlarıyla odanın içindeki hava bir anda değişmişti.

"Uyanmışsın Koreli." Diye hırladı

Jungkook cevap vermedi.

Zaro Ağa kaşlarını çattı.

"Bak hele. Hâlâ bana küs." Diye tısladı

Jungkook dişlerini sıktı.

"BENİ KAÇIRDIN." Dedi kedi gibi

"Doğrudur."

"42 gündür esirim."

"O da doğrudur."

"O zaman neden şaşırıyorsun?!"

Zaro Ağa birkaç saniye düşündü.

"Aslında mantıklı konuştun."

Tam o sırada dışarıdan bir adam koşarak geldi.

"Ağam!"

"Ne var?"

"Devlet yerimizi bulmuş!"

Odada sessizlik oldu.

Jungkook'un gözleri büyüdü.

Adam nefes nefese devam etti:

"Askerler bölgeye doğru ilerliyor. Helikopterler de görülmüş."

Jungkook ilk kez haftalar sonra umutlandı.

"Kurtuldum..."

Ama Zaro Ağa sadece gülümsedi.

"Henüz değil."

Sonra pencereye yürüdü.

"Çevre köylere söyleyin. Gök yüzünde helikopter falan görürlerse ateş açsınlar, düşürsünler. Zıkkımdereye yaklaşmaya izin vermesinler" diye hırsla kükredi

Pencerenin önünde duran dürbünü aldı ve uzaklara baktı.

Vadinin girişinde onlarca silahlı adam nöbet tutuyordu.

Dağ yollarında başka köylüler mevzilenmişti.

Bütün bölge adeta küçük bir kaleye dönüşmüştü.

Zaro Ağa dürbünü indirip sakin bir sesle konuştu.

"Bu köyü almak kolay değildir."

Jungkook'un yüzündeki umut biraz azaldı.

Akşam olduğunda kapı yine açıldı.

Bu kez gelen kişi Ajda Ender Hanım'dı.

Ajda hanım Zaro ağanın ablasıydı

Elinde büyük bir tepsi vardı.

Sessizce içeri girdi.

"Kardeşim görmeden ye."

Tepsinin üzerinde kebap, pilav, baklava ve ayran vardı.

Jungkook şaşkınlıkla baktı.

"Her gün neden bana yardım ediyorsun?"

Ajda hafifçe gülümsedi.

"Çünkü senin burada olman gerektiğini düşünmüyorum."

Tam cevap verecekken dışarıdan Zaro Ağa'nın sesi duyuldu.

"AJDAAA!"

Ajda irkildi.

"Gitmem lazım."

Kapıya yöneldi.

Ama çıkmadan önce durdu.

Sonra yavaşça fısıldadı:

"Yakında her şey değişecek."

Kapı kapandı.

Jungkook yalnız kaldı.

Dışarıda ise siren sesleri çok uzaktan duyulmaya başlamıştı.

Dağların ötesinde birileri Zıkkımdere'ye doğru yaklaşıyordu.

Ve Zaro Ağa ilk kez gerçekten endişeleniyordu...

Devam edecek...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Hikaye çok güzelll devamını heyecanla bekliyorum ve ayrıcada Ajda hanım tam bir DİVA.

    1Yanıt