Nur'dan
Uyandığımda ellerim ve gözlerim bağlıydı. Araba durdu. Beni indirip bir yere götürdüler.
X: Şimdi çözücez seni ama sessiz olucaksın.
Başımı salladım. Tabiki bu adamı dinlemeyip bağırıcam. Gözlerim açıldığında şok oldum. Çünkü herkes karşımda " iyi ki doğdun Nur" diye bağırıyordu. Gözümden iki damla yaş düşmüştü. Çünkü çok korkmuştum. Bu fikir Melek'ten başka kimseden çıkmaz. Şerefsiz bu kız ya. Herkes buradaydı. Sinirlendiğim kadar mutlu da olmuştum. Eve gidene kadar Melek Hanım ile konuşmayacağım. Eve gidince ağzına edebilirim.
Ne: Hadi üfle pastayı
Ne,B,M: Doğum günü kızı.
Pastayı üfledim. Garsonlar kesip dağıttılar. Herkes çok mutlu görünüyordu. Pastalar yenildi. İçicekler içildi.
B: Hadi hediye zamanı. İlk ben veriyorum. Sonrasına karışmam.
Herkes sırayla hediyesini verdi. Bir tek Şerefsiz kaldı o da Umut şerefsizi. Köpek korkuttuğu yetmezmiş gibi bir de sırıtarak bana bakıyor. Sormamı , onunla konuşmamı bekliyor. Çok bekler daha. Müzikler çalmaya herkes eğlenmeye başladı. 2 saat sonra herkes dağılmaya başladı. Aileler ve biz kaldık. Hep beraber eve geçip odalarımızı ailelerimize verip en sevdiğimiz şekilde film odamızda yer yatağı yapıp beraber yatıcaktık.
Umut: Hadi herkes GELDiĞİ şekilde arabalara binip eve gidelim.
Ben: Beyza sizinle gelicem ben. Bu şerefsiz öküzle gitmem.
Umut: Hayır. Hadi herkes binsin ve eve gitsin.
Umut'un cümlesi ile herkes arabalara binip gittiler. Beni bu öküzle yalnız bıraktılar.
Umut: konuşmayacak mısın benimle artık?
Cevap vermeden arabaya doğru ilerlemeye başladım. Arabaya binmemle gaza basmam bir oldu. Evet ona kızgın olduğum için onu orada yalnız bırakmıştım. Ben baygın bir şekilde gelirken hanımefendi arabayla gelmiş. Ya beni gerçekten kaçırsalardı. Kaçırılmaktan deli gibi korkan biriydim ben. O bunu bile bile böyle bir şaka yaptı gerizekalı. Taksiye binip peşimden gelirdi onda bu inatçılık ve gıcıklık olduğundan dolayı bu kadar rahattım. Eve geldiğimde herkes gelmişti. Aileler yol yorgunu olduğu için yatmış bizim kızlarda yatağı hazırlamıştı.
Beyza: Umut nerde ?
Ben: Onu orada bıraktım. Az sonra gelir.
Beyza: Niye bıraktın?
Ben: Sorman hata.
Nergis: Hahahaha dur tahmin edeyim. Kaçırılma oyunu yaptığı için mi?
Ben: Evet. Az sonra gelir arkadaşınız. Ben yatıyorum.
Umut'a benden başka kimsenin "Melek" demesine izin vermiyordum. Çünkü o benim meleğim. Sinirlendiğim zaman Umut derim ona.
Beyza: Hediyesinin yerini söyledi mi?
Ben: Hayır. İstemiyorum ondan bir şey.
Beyza: Fazla abartmıyor musun?
Ben: Hayır.
Nergis: Hediyesi daha doğrusu hediyelerini senin bulmanı istedi.
Yerleri odanda dolabına koyduğu bir kağıtta yazıyor. Merak ediyorsan koş.
" İstemiyorum" dememle telefonum titredi. Gizli numaradan mesaj gelmişti. "Arkadaşın elimde onu kurtarmak için..... Adresine gel. Acele et." Yazıyordu. Anlaşılan akıllanmayıp oyun oynamaya devam ediyor.
Ben: Arkadaşınız oyun oynamaya devam ediyor. Ben yatıyorum. Gelince gözüme gözükmesin.
Saat gece 2 olmuştu. Kendimi uykunun kollarına bıraktım. Uyandığımda saat 8 olmuştu. Ses yoktu. Anlaşılan herkes yatıyordu. Kızlar uyuyordu. Melek yoktu ortalıkta. Mutfağa geçip kahvaltı hazırlamaya başladım. Telefonum titredi. Gizli numaradan 5 resim ve bir mesaj atılmıştı. Resimlere baktığımda gözlerim doldu.