İçeriğe geç

Bir yalanın gölgesinde

Bölüm 11 · 5 dk okuma

Bir yalanın gölgesinde

Bölüm 11

10. Bölüm

Hiç bir yerde yoktu. Banyodadır diye düşündüm. Banyonun kapısının önüne geldim. Işığı yanıyordu. Ohhh çok şükür banyoya girmiş. Kapıyı tıklattım. Ses vermedi. Kapıyı açıp içeri girdim. Melek yerde baygın yatıyordu. Çığlık attım. Çığlık atmamla Mete’nin buraya gelmesi bir oldu.

Mete: Ne oldu Nur? Niye bağırdın?

O da baktığım yere bakınca anladı nedenini.

Mete: Yardım et. Odaya taşıyalım.

Melek’i kalacağı odaya taşıdık. Ben dışarıda mutluyken onu burada yalnız bıraktım. Yanında olmalıydım. Mete içimden söylediklerimi hissetmiş gibi bana baktı.

Nur: Ben onu yalnız bırakmamalıydım.

Mete: Saçmalama lütfen. Uyandığında sana kızacak böyle düşündüğün için. Açlıktan başı dönmüş ve bayılmış olmalı.

Nur: Hastaneye götürelim.

Mete: İçin rahat edecekse tamam gidelim.

Melek’i kucaklayıp arabaya taşıdık. Hastaneye giderken yollar bir türlü bitmek bilmedi. Sonunda hastaneye ulaştık. Sedye ile acile götürdü Mete. Yanıma Beyza geldi.

Beyza: Ne oldu kuzum? Niye geldin?

Nur: Bayılmış. Ben yine ve yine yanında yoktum. Ailesi öğrenirse bizden uzaklaştırmak isterler. Ben onsuz ne yapıcam Beyza?

Beyza: Sakin ol kuzum. Hatırladığı zaman bu hallerini anlatacağım. Kızsın sana.

Nur: İyi olsun da kızarsa kızsın yeter ki.

Beyza: İyi olacak, güven bana.

Biz Beyza ile konuşurken Mete geldi yanımıza.

Nur: Ne oldu? Nesi varmış, neden bayılmış?

Mete: Sakin ol sevgilim. Tahminim gibi açlıktan bayılmış.

Beyza: Sevgilim mi?

Mete: Evet. Sevgilime bacanak mı diyecem yani.

Beyza: Hahahaha. Mete kafayı mı yedin sen?

Mete: Yoooo. Aşkım bak sevgiline ne diyor bu kız.

Nur: Şimdi sırası değil ama evet biz sevgiliyiz.

Beyza: Çok sevindim.

Nur: Teşekkürler ama sen ağzını sıkı tutacaksın. İlk Melek’in öğrenmesi gerekiyordu. İlk senin bildiğini öğrenirse vay benim halime.

Beyza: Tamam. Korkma, kimse öğrenmez. Kendine geldiğinde yemek yedirip öyle çıkın.

Nur: Tamam canım.

Sanki ben bilmiyordum yemek yemesi gerektiğini.

Nur: Mete kantinden 2 tost ve büyü boy kahve alıp gelir misin?

Mete: Tabiki. Sen içecek içmeyecek misin? Kuru Kuru yeme.

Nur: Kendim için değil şapşal. 1 tane Melek’i kesmez. Onun için 2 tane dedim.

Mete: Ben kaçtım. Görüşürüz.

Mete’nin cümlesi ile biz gülmeye başladık. Ben gülmeyi bıraktığımda Beyza daha gülüyordu.

Nur: Güleceğine beni Melek’in yanına götür.

Beyza: Hay hay kaptan.

Beyza önde Melek’in odasına girdik. Sabah çıktığı hastaneye benim yüzümden geri gelmek zorunda kaldı. Onu aç karnına tek başına bırakmasaydım böyle olmayacaktı.

Beyza: Ben çıkıyorum. Uyandığı zaman haber ver.

Baş sallamamla Beyza odadan çıktı. Baş başa kaldık.

Nur: Yine eskisi gibi şaka yapmış olsaydın be kızım. Ben en az şimdiki kadar üzülürdüm ama sen bu halde hastane yataklarında olmazdın.

Melek: Ne varmış benim halimde ya. Hem beni niye yine hastaneye getirdiniz be.

Nur: Melek. Uyandın mı kuzum?

Melek: Yok daha uyuyorum ben.

Nur: Ha ha ha çok komik. Korkuttun beni salak.

Melek: Benden kolay kolay kurtulamazsınız hanımefendicim.

Bir de cümlesinin sonunda gözünü kırpıyor. Şebek bu ya. Biz böyle konuşurken odanın kapısı açıldı.

Mete: Hâlâ uyuyor...

Melek: Ne uykuymuş abi ya. Uyuyorum hâlâ oldu mu?

Mete: Sakin...sakin ol tamam. Ne oldu, kim kızdırdı seni reis?

Melek: Utanmadan soruyor bir de. Siz kızdırdınız. Biri gelir uyurken konuşup uyandırır. Sonra hiç bir şey yokmuş gibi “ uyandın mı sen? “ der. Öteki gelir “ Uyuyor mu hâlâ?” Der. Yeter lan uykumun içine ettiniz ya.

Bu kadar uzun cümleyi tek nefeste söyleyebildiğine göre korkulacak bir durumu yoktu. Gözlerim Mete’nin elindekilere takıldı.

Nur: Meleeeek.

Melek: Neeee

Nur: Bak sana ne getirmiş.

Melek: Tavuk iskender mi o?

Mete: Ta kendileri. Hatta 1,5 porsiyon.

Melek: Yanında da kola mı var onun?

Mete: Evet.

Melek: Allah. Kızım hep böyle ayağıma sevdiğim yiyecekler gelecekse ben her gün bayılırım lan.

Mete: Al bakalım baldız. Afiyet olsun sana.

Nur: Sen ye kuzum. Biz bi dışarı çıkalım.

Melek: Tomom soz çokon.

Nur: Ağzın doluyken konuşma.

Melek: Tomom.

Nur : Bak hâlâ konuşuyor ya.

Mete: Gel biz çıkalım. Kız rahat rahat yemeğini yesin.

Melek yemeğini yerken biz de odadan çıktık. Bu nereden biliyor acaba Melek’in en sevdiği yemeği.

Nur: Sen...

Mete: Sakin. “ Sen tost dedin ama ben neden iskender aldım?” Soru bu sanırım.

Nur: Evet.

Mete: Şimdi şöyle. Kız açtı. En sevdiği yiyecek iskender olunca mutlu olsun dedim. Kaç yıldır yemedi sonuçta.

Nur: En sevdiği yiyeceği nasıl biliyorsun?

Mete: Sana giden yol ondan geçiyor. Onayı almam için onunla aramı iyi tutmam lazım. O yüzden onu da tanımalıyım.

Nur: Ne alâka?

Mete: Şimdi Beyza bana biraz dert yanmış olabilir eskiden.

Nur: Siz bizi mi çekiştiriyordunuz?

Mete: Öyle demeyelim de dertleşirdik diyelim.

Nur: Şapşal.

Mete: Melek yani Umut öyle birimi cidden?

Nur: Nasıl birimi?

Beyza: Ay off diyor ki “ onlara yaptığı gibi bizi de ayırır mı? “ Diyor. Suyuna gidiyim seni bana versin diyor. Anladın mı?

Nereden çıkmıştı bu. Neden öyle bir şey desin ki Mete. Beyza gizlice bizi mi finliyordu?

Nur: Sen...

Beyza: Evet sizi dinledim. Siz tartışana kadar Umut silip süpürmüştür. Hem daha sevgili olduğunuzu söyleyeceksiniz. Hadi yanına gidelim.

Beyza’nın böyle demesiyle odaya geçmiştik. Gerçekten hepsini yemiş. Bakalım ben ona gerçeği söylediğimde ne yapacak. Eski Melek olsa söylemeye yürek gerekirdi. Sevgilimizin olmasını istemezdi. Kıskanırdı hepimizi. Odaya girdiğimizde gözleri bize dönmüştü. Şimdiye kadar soru yağmuruna tutmuştu bizi.

Melek: Nereye gittiniz ya? Canım sıkıldı benim hadi eve gidelim.

Beyza: Şuna bak ya. Otel mi sandın kızım burayı sen?

Melek: Değil de mi? Olsun sevmedim ben burayı eve gidelim biz.

Mete: 2. Baldız kızdırma baldız biri.

Melek: Bak 2 oldu. Bana ikidir baldız diyor. Bu en son saptı ya kimle manit olmuş bu. Bi dakka ya.. Benim bilmediğim bi kardeş daha mı var yoksa?

Mete: Hahaha ..Bir hastaya göre gayet iyisin. Tek nefeste bunları söylemen beni şaşırttı. Ama sakin ol reis sen.

Melek: Cevap verin ya. Beyza evli, Nergis nişanlı, Nur ile ben sapız. Lan başka kim var ?

Nur: Sen beni kimle shipliyorsun kuzum?

Melek: Malatya Edirne Tokat Eskişehir.

Mete: Ne?

Beyza: Baş harfleri birleştir. Malatya Edirne Tokat Eskişehir.

Mete: Ben mi, cidden mi?

Nur: Durun bi. Peki Melek. Beyza evli, Nergis nişanlı olduğuna göre senle sevgili olsa baldız demeyeceğine göre kimle sevgili olabilir?

Melek: Sen mi?

Nur: Hele şükür. Evet ben sevindin mi?

Melek: Çok sevindim. Hayırlı olsun.

Beyza: Nasıl ya. Kime hayırlı olsun?

Melek: Banaaa. Sen evlenip başka eve taşınmışsındır. Nergis ile Nur da sevgililerinin evine gider. Mis gibi koskocaman ev bana kalır kızım.

Beyza: Eski Melek mi daha iyi bu Melek mi valla çözemedim.

Melek: Niye ki?

Beyza: Bak anlatıyorum şimdi sana.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.