Sandlye sarayı inanılmaz büyük bir saray.Buraya herkes giremez.Sandlye sarayı YANGER imparatorluğunun her bakımdan zenginliyini gösteriyo.Burada daha çok vasikoslar olur.Vasikoslar YANGER imparatorluğunun baş şövalyeleri.Burda olmamın sebebi 2 gün önce evime bir mektub geldi.Şöyle yazıyordu...
''Bayan Victoria saraydan size selamlarımızı iletiyoruz.Umarız ki iyisinizdir.YANGER imparatorluğunun başçısı Filao Segora sizi kendi huzuruna çağırıyor.Lütfen yarın ortak salonda olun.''
Basamakların sonu yoktu.Ama sonunda o büyük kapıya ulaştım.Kapının üstü nadir süslenmiş,adeta yıldızlı gökyüzüne bakıyormuş gibi hiss ediyorsun.Kapıda duran 2 muhafız kinli bir sesle
''Davet mektubu olmadan almıyoruz.Lütfen mektubu uzatın.''
Sesimi çıkartmadan mektubu uzatdım.Dikkatlice inceledikden sonra,ikisi birden baş saray kapısını açtılar.İçeride benim geleceyimi çoktan anlayan başçı Filao bana kibar bir yüz ifadesi ile bakıyordu.Başçı Filao yaşlılıkdan sanki özenle beyazlamış saçları sıkı topuzla tutdurulmuş saçları,büyüleyici yeşil gözleri,hafih kırışıklaşmış yüzü hala eski günlerdeki gibi olan vücut ile farklanıyo,herkes ona saygı duyuyordu.Kibar asla bağırmazdı.Birden o ince sesiyle
''Merhaba Victoria.''
Ona taraf gittim ve önünde baş eydim.Konuşmaya başladı.
''Biliyorsun ki abin şu an görevde amma sana önemli bir görev vermem gerekiyor...
''Üvey anne ve babanı hatırlıyormusun?''
''Onlar benim için üvey deyil ki.''
''Biliyorum gerçek anne ve baban öldükten sonra onlar sana bakmıştı ama bir iblis tarafından öldürüldüler.Onalrın 4 çocuğu vardı.En büyük Jhon ondan sonra Press ve ikiz kız kardeşler Maria ve Moroda.Onlar YANGER imparatorluğundan habersizler ama ebeveynleri çok iyi bir şövalyeydi.Tahminimce onlarda aynı olmalılar.Brof şehrinde yaşıyorlar.Rica ederim onları bura getir.''
Annem ve babamın çocukları olduğunu hatırlıyorum.Onları çok seviyodum.Öldükten sonra bir daha görmedim.
Bunları düşünürken Bamara yetişmişim.O tanıdık ses geldi.
''Brofa gidecekler binsin.''
Koşarak bindim.Bamara otobüse benziyo ama ışınlanma ile çalışıyo.Şövalyeler görev için burdan geçer ve görev yerine ışınlanırlar.Küçük mağara gibi durakçı gidilecek yeri söyledikte orada oluyoruz.
Şövalyeler YANGER tam tersi YiNGS iblisleri ile savaşıyor.İblisler vahşi güçlere sahip bizim aksimize.Onları öldürmenin tek yolu kalplerine kılınç saplamak.Her şövalyenin kendine özel bir kılınça sahip.O cırıtlak ses yine geldi.
''Brofa yetişdik.''
İndiyimde sokak arasında gezmeye başlamdım.Birden ''GÜM'' diye birisine çarptım.Tam kime çarptım diye bakacakken kafamın üstünde bir yüz gördüm.Sarı saçlı,soluk ten renkli deniz gibi mavi gözleri ile bana bakıb
''Özür dilerim sizi görmedim.Başka yere bakıyordumç''
Sesi çok hafif ve sakindi ve çok tanıdık geldi ama umursamadan
''Off ben özür dilerim.Çok sakarım.''
Etkileyici şekilde güldü...
DEVAM EDİCEK
