"Ahmet dur!Ahmet dursana çocuk!"Ahmet arkasına bile bakmadan okulun yolunu tutmuştu.Hatice de arkasından sürükleniyordu işte.Ahmet bir anda durdu."Ne var Hatçe?Sabahtan beri söylenip duruyon."Hatice elindeki çiçeği Ahmet'in kulağına koydu.Sonra da eliyle Ahmet'in omzuna sıvaslayıp konuştu."Dersleri dikkatli dinle tamam mı?"Ahmet sert bir yüzle Haticeye baktı ve eliyle Hatice'nin elini çekti omzundan.Yürümeye devam etti.Hatice arkasından baka kaldı."Bugünde sinirli ya.Valla her gün sinirli olunur mu?"O da arkasına dönerek gitti.
Ahmet yolda yürürken arkadaşları ile buluştu.Mert ve Gülsüm.Mert komik birisiydi.Gülsüm ise kafasına göre takılırdı."Bu sefer Hatçe ne dedi?"Gülsüm Mert'i kolunu cimcikledi."Öyle demesene len.Sende aşık ol senide görcez."Ahmet kaşlarını çattı."Gülsüm bu aşk değil!Takıntılık bu."
Hatice ne anlasın bu işleri?Hatice daha 16 yaşındaydı Ahmet ve diğer yaşıtları gibi değildi ki.O kardeşi Aslan'ı okuması için ve evin geçimini sağlamak için çalışırdı.Onun tek işi buydu ama Ahmet çalışıp öğretmen olmayı kafasına koymuştu.Gülsüm ve Mert'e hep bunu söylerdi.
Hatice koyunları almış dağlık bir alana çıkarmıştı."İyi beslenin he!Sonra kurbana bize iyi et verin."Her zaman ki gibi saçları iki yandan örülü şalvar onun için şarttı aynı zamanda elinde bir dal."Len emmi gitme oraya!"ve favori koyunu emmi.
Emmi'yi hemen yanına getirdi ve konuşmaya başladı."Emmi kaç defa dedim geçme oraya diye!"Emmi'nin verdiği tek cevap 'mee' sesiydi.Hatice elindeki dalı yavaşça emmiye vurdu."Hele bi yap seni napıyorum!"
"Hatçe!"Hatice hemen arkasına döndü.Tek ve en yakın arkadaşı Ayça gelmişti.Ayça hemen Haticeye sarıldı."Kızım sen niye okula gitmedin?"Ayça göz devirdi."Bugün anam gitmeye bilirsin dedi bende gitmedim."Hatice küçük bir oh çekti."He gel o zaman şu kayalıklara oturak."
"Eee Hatçe Ahmet yüz veriyor mu sana?"Hatice uzaklara bakarak konuştu."Ne versin be Ayça?Bugün taa şu dağı görüyon mu?Ordan çiçek getirip verdim yere attı.O çiçeği alırken kafamı vurmuştum bir kayaya."Ayça kaşlarını çattı.Hatice ise ayaklarını sallandırıp manzaraya bakmaya devam etti."Yok anam.Bu Ahmetten bir şey olmaz!En iyisi bırak şu Ahmet'i."Hatice bu lafı duyunca gözleri büyüdü."Asla bırakmam ben!O benim ilk ve tek aşkım Ayça!"Ayça göz devirdi.Dese bile Hatice onu dinlemicekti."İyi bakem öyle olsun.Bak sonra Ahmet istemediğin bir şey yapar ağlama he."
Ahmet aslında sert bir insan değildi özünde çok iyi bir insandı.Sadece Hatice'ye göstermezdi.Ahmet'in ailesi uzun zamandır şehire taşınmaya düşünüyolardı Ahmet ne kadar karşı çıksana onu dinleyen mi vardı?
Okul nihayet bitmişti.Hatice ne kadar üstü kirli olsada giderdi kardeşini almaya.Kardeşi Aslan daha ikinci sınıfta.Sınıf arkadaşları ablasının giyim tarzıyla dalga geçerdi.Hatice okulun önünde beklerken kardeşi koşarak geldi."La abla kaç defa diycem yav.Her defasında çamur içinde geliyon."Hatice Aslan'ın kafasına vurdum."Ben olmasam kim beslicek büyütçek seni he.Öpte başına koy beni."İki örgüsünü arkaya attı ve yürümeye devam ettiler.
"He Aslan ben sana bir şey soracaktım."Aslan iç çekti."Sor abla."Hatice önce bir hayallere daldı sonra anlatmaya başladı."Sen şimdi yazmayı biliyon demi?"Aslan ayağı ile taşı attı."He abla.Onları geçen sene öğrendik.""Temam o zaman ben şimdi birisine bir şey yazmak istiyom ben ne dersem yazarsan demi?"
Aslan ayağındaki taşı kaçırdı."He abla yazarım da ne oldi?"Hatice göz devirdi."Boşver sen eve gidince kağıt ve kalemini hazır tut emi."Aslan başını salladı.
Aslan gibi diğer tüm öğrencilerde yola konulmuştu.Ahmet eve geldiği gibi salonda oturan tesbih çeken ananesini gördü.Ananesi eşini kaybedeli Ahmetler'in evinde oturuyordu."Ahmet'im gel bakem bir şey konişcim senle."Ahmet yanına oturdu."Buyur anane."
"Çocuğum annenler şu şehir taşınma işini kafaya koymuşlar gibi.Sen beni bilirsin ben burda doğdum burda ölmek isterim.Sen onları ikna etsen he benim güzel yavrum?"Ahmet alnını avuşturdu."Nine anlamıyon mu beni?Napabilirim he ben sanki çok gitmek istiyom ya buralardan."Ahmet göz devirerek odasına gitti.Ananesini bir hüzün sarmıştı ama belli etmedi.Ahmet odasına geldiği gibi yatağına geçti ve tavana bakmaya başladı.
O sırada Hatice Aslan masaya oturmuştu.Hatice Aslan'ın kafasına vurmuştu."Güzel yazsana len!Kim anlar bu yazıdan"Aslan ağlamaya başladı."Yav abla ben sandalyede oturunca daha güzel yazıom yere oturup yazarken zorlanıyom"Hatice kardeşine kıyamadım."İyi tamam neyse idare edicik artık.Devam ediyom iyi dinle.Seni o kadar çok seviyom ki koyun emmi'den bile fazla seviyom yani."Aslan üfledi.Ablası bu adamda ne buluyordu ki?"Abla ne diye anlatıyon sevgini.Sevmiyo seni işte."Hatice gene Aslan'ın kafasını vurdu."Sen karışmasına len.Yada dur bu kadar yeter ver kağıdı."Aslan tam vericekken Hatice koparırmışçasına elinden aldı ve mutfağa geçti.Kağıda baktı.Okuyamıyordu ama sanki her sözcüğe göz gezdirdiğinde ayrı bir şekilde seveniyor."Helal len bana.Valla benim aşık hangi dünyada olur bilmem."Hatice kendi kendine kıkırdamaya başladı.Aslan arkadan bağırdı."Abla!Acıktım ben."Hatice kağıdı tezgahın üstüne sertçe koydu."Zıkkımın kökünü ye Aslan!"
Hatice diğer anneler gibi yemek pişirmekte ustaydı.Aslan Ahmet,Mert ve Gülsüm gibi çeşit çeşit yemek yiyemezdi ama ablası yapmaya çalışırdı.Ahmet ve ailesi yemek masasında oturmuş sakince yemek yiyolardı.Anane tabiki her zaman ki somurtuyordu."Ahmet şurdan tuzluğu uzatsana yavrum."Ahmet yavaşça uzatıverdi ananesine.Ananesi şu şehir mevzusunu konuşmak istiyordu ama oğlu sert çıkışır diye korkuyordu.Gene her şeye rağmen konuşmaya cesaretlendi."Oğlum şey dicektim."Adam ağzındaki ekmeği şapırtada şapırtada yiyordu."He ana."Anane utangaç gözlerle."Şu şehir işinden-"Konuşamadan sözü kesilmişti."Yav ana kaç defa dicem?Taşınıcaz işte anla bunu ya kadın."Anane gene susstu.Beş dakika herkes suskundu.Herkes yemek yemeği kesmişti.Baba uzaklara dalmıştı ki masaya vurunca ses çıktı tabi.Vurduğu gibide masadan kalkıp yatak odasına gitti.Ahmet gözünden damla düşmemesi için kendini zor tutuyordu.Ahmet'in annesi ananenin yanına gidip eğildi ve elini tuttu."Ana lütfen kabullen artık.Bu köy bize küçük geliyor.Yeni şehirde Ahmet'in yeni arkadaşları olucak.Belki seninde olur he?"Anane hemen elini çekti."Ben istemem arkadaş falan bana sadece köyüm yeter."Anne yerinden kalkıp alnını ovuşturdu."İyi anne."Anne de odaya gitti.Ahmet ve anane yanlız kaldılar."Gördün mü nasıl darıldılar hemen?"diyip kıkırdadı.Ahmet gözleri dolu şekilde kıkırdadı.Anane de ayağa kalktı."Hadi bakalım genç erkek.Sen toparlarsın burayı artık.Ben odama gidip yatıyorum."Yavaş bir şekilde odasına gitti.Ahmet şimdi gerçekle yüzyüzeydi.
Ahmet gerçekle yüzyüzeyken Hatice kardeşini uyutmuş bahçeye çıkmıştı.Her gece ayı izlemeyi pek severdi.İzlerkende cümleler mırıldardı.
"Unutamadım hala seni,
Kalbinde duruyor izlerin.
Anlamak istemiyor kalbim,
İnanmıyor hala beynim,
Kötü biri olduğuna.
Sustum hemde çok.
Her küçük susmalar arkasında,
Saklanır büyük bağırışlarım.
Ne duydun,ne hissettin.
Sadece kendi bildiğini okudun.
Gene kendimi bitirdim gece gece
Neden yaptırıyorsun bunu bana?
Görmüyor musun acı çektiğimi?
Ne çocuk gibi inatlaşıyorsun hala?
Seni seviyorum hala
Hiçbir şey olmamış gibi.
Her göz yaşı akıtığımda senin için,
Haram kılıyor Allah benim için"
Hatice arkadan gelen sesle irkildi."Abla!"Hatice bir hücumla arkasına döndü."Sıçtın dimi altına?"Aslan mahcup gözlerle başını salladı.Hatice dizlerinden ses çıkartırak ayağa kalktı."Ebe çocuk ya!Kaç kere diyecem len sana!"Aslan koşarak yatağa doğru gitti.
O gecenin ardından diğer gün Hatice Ahmet'in evinin yolunu tuttu.Biraz yüksek bir yerdeydi.Bu sefer Hatice saçını açık bırakmıştı.Ahmet için.Altına eşofman giyip gitmişti şalvar değil he!Ahmet'in evine geldi ve kapıyı çalacaktı.Tam çalacağı sırada Ahmet kapıyıu açmıştı."Çüş Hatçe!Sapık mısın ya?Git burdan."Hatice tam bişi dicekken Ahmet koşarak gitti.Hatice tabi olduğu yerde kaldı.İçerden ses geldi."Gel bakalım güzel kız."Ahmet evin kapısını açık unutmuştu.Alisa içeriye baktı ve ananeyi gördü."Şey anlamadım?"Anane eliyle içeri gir yaptı.Hatice elinde kağıt ile kapıyı kapattı.Ananenin yanına oturdu."Hele sen ne güzel kızsın böyle.Kahkülünde pek şirinmiş."Hatice sadece gülümsedi."Hele bizim oğlan sana niye kızdı?"Hatice biraz yere baktı ve cevapladı."Ya ona bir mektup yazmıştım.Sanırım istemiyor."Anane kıkırdadı."Ver bakayım ne yazmışsın?"Hatice kağıdı verdi.Anane her okuduğunda daha çok kıkırdıyordu.Okuduktan sonra Hatice'nin başını ookşadı."Ne güzel yazmışsın yavrum."Hatice teşekkür anlamında başını salladı."Güzel yazmışsın yazmasınıda biz burdan gidiyoruz yavrum.Şehire taşınıcaz."Hatice ilk önce yutkunamadı.Tekrar başını salladı."Ama merak etme.Bayramlarda gelicez görürsün Ahmet'i"Hatice buruk bir gülümseme verdi ananeye."İyi nine her zaman beklerim."Anane Hatice'nin başını okşadı."Ama merak etme vericem Ahmet'e yazdığın mektubu."Hatice gene buruk bir şekilde gülümsedi.
Ahmet sırasında sinirli bir şekilde tahtada yazılan şeyleri yazıyordu.Gülsüm hemen yanına oturdu."Pişt neye sinirlesin bu kadar?"Ahmet bu kadar sinirli olduğunun farkında değildi."Hatçe gene konu.Sabah evden çıkarken elinde bir mektup ile gelmiş.Hey Allah'ım."Gülsüm kahkaha patladı.Ahmet acıtmayacak şekilde omzuna vurdu."Ne gülüyorsun be?"Gülsüm hala gülmeye devam ediyordu."Kız senin sayende yazar olcak."Ahmet onu küçümser gözlerle Gülsüm'e baktı.Mertte sıraya oturdu."Hayret ilk defa Gülsüm isminin hakkını veriyor."Gülsüm gülmeye devam etti.Ahmet daha çok sinirlenmeye başladı."Hatçe'nin bana mektup yazması neresi komik?"Bu sefer de kahkaha Mertten koptu.Ahmet daha çok sinirlenmeye başladı."Madem komik.Gülsüm git konuş Hatçe ile.Yoksa bu durmucak!"Ahmet'in sesi sert çıkmıştı.
Hatice gene koyunları dağlık dışarı çıkartmıştı.Saçları rüzgarda öyle güzel dalgalanıyordu ki...Hatice koyun Emmi'ye baktı."Emmi yesene ot falan kurban bayramına güzelce yiyelim seni."Emmi'nin dediği tek şey 'meee' sesiydi.Hatice Emmi'yi takmayarak kayalıkların oraya oturdu.Elindeki dal ile toprağı çizmeye başladı.İlk önce bir 'a' harfi sonrada bir kalp çizip 'h'harfi çizdi.Sonra koyun Emmi gene geldi.Hatice Emmi'ye gülümsedi."Biliyon mu Emmi?Bizim köyün bir efsanevisi varmış.Sen ne kadar aşıksan onun için yaptığın küçük dokunuşlar o kadar zor silinirmiş."Emmi hiçbir şey demedi.Hatice kıkırdadı."Sence bu zaman silinir?"Emmi gene bir şey demedi."Doğru ya senden neden cevap bekliyorsam.Sen git arkadaşların yanına ot yesene."Emmi hemen gitti.Hatice kayalıktan kalkıp etrafı gezdi.
Hatice'nin Anane'nin dediklerine çok takılmıştı.Sahi anane napıyordu.Anane her zaman ki gibi salonda oturmuş bir şeyler izliyordu.Oğlu sinirli bir şekilde eve girdi ve kıravatı çıkartıp yere attı.Anane oğlunun sinirli hallerine alışıktı."Bu sefer noldu oğlum?"Oğlu hemen yanına oturdu."Anne sen evde yanlızsın diye bizim hanıma dedim ki işi bırak anneme bak dedim.Kadın nuh diyor peygamber demiyor."Anane bir düşündü.Gözlüğünü yukarı başına koydu."Oğlum.Bizim Ahmet'in tanıdığı bir kız var.Sabah buraya geldi Ahmet'e bir şey vermeye.O kızla konuştum da çok iyi bir kız.O kız isterse ben ona razıyım."Oğlu bir düşündü.Alnını karıştırdı."Gülsüm mü?"Anane kıkırdadı."Hayır ismi Hatice.Çok nayif ve güzel kız."Oğul başını salladı."İyi ben bunu ben Ahmet'e sorayım bu kızı."Anane oğluna kocaman gülümsedi.
Sonunda okul zamanı bitmişti.Ahmet,Mert ve Gülsüm beraber eve gitmeye koyulmuşlardı bile.Gülsüm sürekli ofluyup duruyordu."Ne dicem Hatçe'ye ben?"Ahmet göz devirdi."Gülsüm diceksin ki Ahmet seni istemiyor bitti gitti."Mert hala kıkırdayıp duruyordu.Ahmet Hatice'nin evine giden yolu gösterdi."Aha burdan gidecen.Yaparsın hade."Ahmet Gülsüm'ü arkasından ittirdi.
Hatice kardeşini alıp evine gelmişti."Abla bugün yemekte ne var?"Hatice yemekten bir kaşık alırken ağzı yandı."Zıkkım var Aslan."Aslan masaya ellerini vurdu."Ya abla ne var söylesene!"Hatice yemeği karıştırırken arkasına döndü."Türlü.Oldu mu?"Aslan oflamaya başladı ve kollarını kavuşturdu."Of abla ya!Arkadaşlarımın annesi patates kızartması yapıyor bende istiyorum."Hatice yemeği karıştırırken söyledi."He sen ablanın yemeklerini beğenme.Git elalemin yemeklerini beğen."Aslan üflemeye devam etti.O sırada kapı çaldı.Hatice tişörtü ile alnındaki terleri sildi.Koşarak kapıyı açtı."Gülsüm?"Gülsüm Hatice'ye sıcak bir gülümseme verdi."Selam Hatçe!Nabıyon kız?"Hatice şaşırarak Gülsüm'e baktı."Yemek yapıyodum Aslan'a.Gel içeri sende ye."Gülsüm hemen ayakkabılarını çıkarttı ve yemek masasına Aslan'ın yanına oturdu.Hatice ocaktaki yemeği çıkartıp tabaklara koydu ve Gülsüm ve Aslan'a servis etti."Gülsüm sen buralara uğramazdın noldu?"Gülsüm sanki çok açmış gibi yemeği yerken Hatice'nin dediği soruyu duyunca yemek boğazını tıkıldı ve hemen suyunu içti."Ya Hatçe aslında senle bir şey konuşacaktım."Hatice başını eğip kıkırdadı."Belliydi zaten."Gülsüm hemen konuyu değiştirmeye çalıştı."Sen niye yemek yemiyorsun?"Hatice gülümsemesine devam etti."Aslanla bana göre yapmıştım ama olsun sen ye helal loş olsun sana kızçe."Gülsüm yemeye devam etti.Aslan çatalı ile sadece yemek ile oynuyordu.Hatice yemediğini farketti.Aslan'ın ayağına acıtmayacak şekilde vurdu.Gülsüm bunu farketmedi.Aslan hemen yemeğini yemeye başladı.Gülsüm artık konuya geçti."Hatçe şimdi diyeceklerim üzülme.Ahmet seni istemiyo.Sabah bir mektup göndermişsin ne.Çok kızmış sana Ahmet."Hatice'nin gülen yüzü soldu."Çok mu kızmış?"Gülsüm biraz utandı."He."Hatice bakışlarını masaya çevirdi.Aslan olayı bile dinlemiyordu.Hatice biraz daha düşündükten sonra iç çekti."İyi."
Ahmet eve geldiği gibi odasına geçicekken babası mutfaktan seslendi."Ahmet bir gel de yav."Ahmet oflayarak mutfağa gitti.Masada oturan babasını gördü."Gel senle bir şey konuşcaz."Ahmet masaya oturdu."Dinliyom baba."Baba salatalık yiyordu.İlk önce salatalığından bir ısırık aldı."Senin Hatçe diye arkadaşın varmış.Ne söylemiyon ulan bize dangalak."Ahmet Hatice'nin ismini duyunca şaşırdı."Baba sen Hatice'yi nerden tanıyorsun?"Baba salatalığını yerken kıkırdadı."Bugün ananenle konuşmuşlar sohbet etmişler."Ahmet'in babasının dediği şeylere gözleri yavaşça açılıyordu."Git yarın Hatçe'yi çağır bizim eve.Anane bir süre baksın."Ahmet duyduğu şeyleri ile iki yana başa salladı."Baba başka kadın mı kalmadı?"Baba masaya vurdu."Oğlum lafımı ikiletme lan.Bir şey söylüyorsak yapcan."Ahmet sadece boynunu eğdi.
Hatice Gülsüm'ü evine kadar bıraktı."Hatçe hava karanlık diye beni evime kadar bıraktın sen nasıl döncen?"Hatice kısık gözlerle baktı."Gülsüm sence ben sen miyim he?Ben alışkınım bunlara.Hadi eyvallah."Diyip arkasını döndü.Gülsüm sadece gözünü devirdi ve içeriye girmek için kapı zilini çaldı.Hatice yavaş yavaş yürüyordu.Gülsüm kapıyı açtığında annesini gördü."Kızım sonunda geldin.Seni ne kadar özledim bilemezsin."O sırada o konuşmayı duyan Hatice'nin gözünden damla düştü ama hemen sildi.
Hatice eve geldiği gibi kardeşini aradı ama kardeşi yatağını kurup yatmıştı.Kardeşinin derin uyuduğunu görünce yanına oturdu ve başını sevmeye başladı.Her başını severken gözleri doluyordu."Sana bu hayatı yaşattığım için özür dilerim kardeşim.Elimden geleni istiyon ama yapamıyom.Anamız değilim ki her şeyi yapayım canım."Kardeşinin kıpırdadığını görünce hemen göz yaşlarını sildi.Hemen ayağa kalktı."Ben şu bamyaları ayıklayım."Bamyaları aldığı gibi masaya geçti.Masanın üstünde bir broşür gördü.Bu bir yarışma broşürüydü.
"Şehir çapında şiir yarışması!Katılıma herkes davetlidir.Birinci olan kişiye 200 bin lira para ödülü."
Hatice parayı duyunca kıkırdadı."Katılsam mı he?Ama seçilir miyim ki o da var."Hatice broşürü cebine koydu ve bamyaları ayıklamaya başladı.
Sabah'ın ilk saatlerinde Hatice'nin kapısı çalınmaya başladı.Aslan kalkmıştı bile çantasını hazırlıyordu."Abla kapıya bakcan mı?"Hatice savsak şekilde yürüdü ve kapıyı açtı.Gelen Ahmet di.Hatice'nin gözleri büyüdü."Ahmet."Ahmet başka yöne bakmaya başladı."Hemen sevinme.Babam seni eve çağırıyor."Hatice hemen açık saçını at kuyruğu yaptı."Hayrola?"Ahmet iç çekmeye başladı."Ananeme bir süre sen bakcakmışsın."Hatice bunu duyunca gözlerini kıstı.Aslan da hemen ablasının yanına gitti."Ben kardeşini okula götürürüm.Sen bizim eve git."Hatice başını salladı ve kardeşine doğru eğildi."Bugün onla tamam mı hade koçum."Aslan kıkırdadı ama Ahmet onlara göz devirdi.
Ahmet ve Aslan hemen yola çıktılar.Aslan elini uzattı ama Ahmet onun elini tutmadı."Bebek misin?Niye tutcam elini.Aynı o ablan gibisin."Aslan biraz üzülmüştü ama takmadı."O ablana da söyle bana bir daha mektup yazmasın.Ne o koyun Emmi'den çok seviyom demeler.Bir de düzgün de yazamamış sanki yazmayı yeni öğrenmiş gibi."Aslan durdu."Çünkü ben yazdım."Ahmet bunu duyunca kıkırdadı."Yazık olmuş kağıda."Ahmet ne kadar zorbalısa Aslan daha çok üzülüyordu."Sert adam ol oğlum.İsmine yakışır şekilde ol."Aslan yürümeye devam etti."İsmimi ablam koydu benim.Hem ben sertim.Ablam hep öyle olmamı söyledi."Ahmet'in kıkırdaması kahkaha dönüştü."Kendisinde olmayan şeyi kardeşine söylüyor ne saçma?"Aslan'ın okuluna gelmişlerdi bile."Hadi git.Unutma dediklerimi tamam mı?"Aslan koşarak okuluna gitti.
Hatice Ahmet ve Aslan gittiklerinden sonra Ahmet'in evine bir sürü atıştırmalıklarla gitmişti.Kapıyı çaldı ve kapıyı açan Ahmet'in babası oldu."Hoş geldin kızım.Gel otur."Anane de salonda kanepede oturuyordu.Ananenin yanına hemen oturdu aldığı alıştırmalıklarıda kanepeye yağdı."Merhaba nine."Baba sürekli gülümseyip duruyordu.Ahmet'in annesi Hatice'nin aldığı şeyleri alıp mutfağa gitti."Ne zahmet ettin canım."Hatice sadece gülümsedi.Baba hemen diğer koltuğa oturdu ve konuşmaya başladı."Hele kızım hoş geldin.Nasılsın iyi misin?"Hatice başını salladı."Evet iyiyim siz?"Anane hemen elini Hatice'nin omzuna attı."Sen geldin daha iyi oldum yavrum."Baba hemen konuya girdi."Yav Ahmet sana söyledi mi bilmiyom ama bizim anneyi kısa süreliğine baksan.O senden çok razı."Hatice'nin gözleri genişledi.Hemen ananeye döndü."Benden mi razısın nine?"Anane evet anlamında başını salladı."İyi de benim koyunlarım var?Ev işlerim var?Nasıl olcak?"Baba hala gülümsemeye devam etti."Yaparsın.Buraya gelmeden koyunlar ile ilgilen ev işleri içinde öyle hatta yemeğini burda yaparsın.Merak etme zaten Ahmet gelene kadar durcan.Sanırım kardeşin de varmış.Ahmet kardeşini okuldan götürüp alır da gelir."Hatice kısa bir düşündü."Merak etma parayı.Sana haftada beş bin lira veririz.Bence iyi fiyat verdim.Haftada beş gün.Bir de Ahmet gelene kadar bakcan."Hatice parayı duyduğu gibi gözlere parladı."Tamam kabul ediyorum."
Ahmet okula geldiği gibi çantasını sıraya fırlattı.Gülsüm hemen irkildi."Gene ne oldu?"Ahmet Gülsüm'e baktı."Aferin Gülsüm.Konuşman o kadar işe yaradı ki yarın bizim evde çalışmaya başlıcak."Mert o sırada su içiyordu ve suyu püskürttü.Önündeki kız hemen rahatsız oldu ama Ahmet bunu takmadı hemen Ahmet'in sıraya geldi."Gerçekten mi?Oha!"Gülsüm kollarını kavuşturarak onların yanına geldi."O valla dediklerime bir şey demedi.Yani bu konuda beni suçluyamazsın."Ahmet alnını ovuşturdu."Sorun da bu Gülsüm.Hatçe denilen herşeye tamam der geçer öyle bir insan bu."Mert hemen elini Ahmet'in omzuna atar."Boşver kanka ya.Yüzüne bile bakmazsın olur biter."Ahmet o eli indirdi."Kardeşini okula götürüp ben alıcakmışım."Ahmet acı gülümseme verdi.Gülsüm ise hala olanları sindirmeye çalışıyordu."Ha o bıcırık şey mi?"Ahmet kafasını salladı."Takma onu ya.O bir şey yapmıor zaten."Ahmet burun kemiğini sıktı."Aynen.Hatçe mektubu ona yazdırmış."Mert ve Gülsüm ikiside şaşırdılar."Şimdi siz düşünün halimi."Arkadan gelen bir sesle irkildiler."Siz benim bacım hakkında ne konuşuyorsunuz he?"Bu Ayçaydı.Gülsüm ona iğrenerek baktı.Ayça Ahmet'e yaklaştı."Benim bacıma fakir mi diyorsun sen!"Ahmet öksürdü."Ne alaka Ayça?Öyle bir kelime çıkmadı bile!"Ayça bu sefer Ahmet'in yakasını tuttu."Sen benim bacıma mal mı diyon he?"Ahmet hemen o elleri çekti."Ne diyon Ayça yav?"Ayça onlara gözlerini kısarak baktı ve giderken şunları söyledi."Hele bir söyleyin bacıma hepinizi kötü yaparım."
Hatice ve anane evde yanlız kalmıştı.Anane televizyona dalmıştı.Hatice de mutfakta meyve soyuyordu.Anane kahkahalar atıyordu.Hatice de meyve soyarken elini kesmişti.Biraz acı ile inledi ama hemen o yarıyı sildi ve meyveler ile ananenin yanına oturdu."Buyur nine meyve."Anane elmayı almış yemeye başladı."Bu diziye çok gülüyom vallahi."Anane gene kahkahalara boğuldu."Dizi ne nine?"Ananenin gülmesi yarıda kaldı.Haticeye sorar gözlerle baktı."Dizi nedir bilmez misin yavrum?"Hatice başını iki yana salladı.Anane Hatice'nin elini tuttuğu anda o kesilen yarayı hissetti."Ay yavrum.Ne pısırıksın kıyamam."Hatice anlamadı."Annen baban ne iş yapar?"Hatice ilk önce tavana baktı ve düşündü."Nine benim annem ve babam yaşamıyor."Anane bu soruyu sorduğuna kahroldu.Hatice biraz üzülmüştü.Anane tabi bunu farketti."Üzülme yavrum.Allah seni böyle imtihan ediyor.Beni de böyle imtihan etmişti."Hatice ananenin gözlerine baktı."Ya ölürseniz?"Anane kıkırdadı."Bu da benim ödülüm olur.."Hatice de kıkırdadı.Hatice saate baktı."Ben artık yemeği yapayım."
Hatice ananeye ne kadar sürede bakacak bilmiyordu?Ahmet'in babası ve annesi ne zaman taşınacak bilinmiyordu.O yüzden bu konuyu konuşmak için adam karısının iş yerine gitti.Adam ve kadının çalıştığı yer şehirdeydi.O yüzden adam karısını alıp kafeye götürdü."Ne zaman taşınak?"Karısı hemen elini tuttu."Lütfen en kısa sürede gidelim.Dayanamıyorum artık köye.Hem Ahmet de mutlu değil."Kadın şehirde yaşamış bir insandı ama sevdiği adam için köyde yaşamayı devam etmişti.Adam tam konuşacekken.Kadın konuşmaya devam etti."Anneden bahsetme bana.Annen yüzünden hayatından olamayız."Adam sinirlenmeye başladı."Benim anam doğup büyüdüğü köyden nasıl ayrılsın ha?"Kadın elini masaya vurdu."Ben nasıl ayrıldıysam.O da ayrılcak."Tam ikisi kavgaya girmişken araya birisi geldi."Siparişleri alayım?"Kadın masadan kalktı."Benimkini almanıza gerek yok."Diyerek gider.Adam da hemen karısının peşinden takılır.
Okul gene bitmişti.Ahmet Aslan'ı ouldan almış evine götürüyordu."Biliyor musun Ahmet abi?Bugün matematikte birinci oldum."Ahmet gözlerini devirdi."Ne yapmamı istiyorsun?"Aslan gene somurtmaya başladı."Ha birde yemeğimin hepsini yedim."Ahmet kıkırdadı."Oha bunu nasıl yaptın Aslan?Aptal."Aslan yerinde durdu.Ahmette biraz yürüdükten sonra ve arkasına döndü."Gene neye alındın?"Aslan kollarını kavuşturdu."Ben aptal değilim!"Ahmet kıkırdadı ve Aslan'a doğru yürümeye başladı."Biliyor musun?Ablanla ikinizde aynısınız.Her şeye alınıp gene yapışıyorusunuz insanlara."Aslan daha çok kızmaya başladı."Madem öyleyim.O zaman sana ablam olmadığımı gösterceğim."Aslan arkasını döndü ve koşmaya başladı."Dur Aslan!Aslan öyle demedim."Arkasından Ahmet koşmaya başladı.