İçeriğe geç

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 4

0.3

Selam! Ben geldim!

Bu bölüm başlangıcına yazacak bir şey bulamadığım için uzatmadan bölüme geçiyorum efenim, iyi okumalar dilerim ✨

______________________

Mahinev: Pişt,

Mahinev: Baksana bi' buraya✓✓

Spidirmen yazıyor...

Spidirmen: Nğoldı gwcw gecw ya

Mahinev: Önemli bir şey oldu, yazmayı unutmuşum sana.

Spidirmen: Evden kaçacaksın da bohçan falan mı hazır değil?

Mahinev: Öyle olsa bile ne yapabilirsin ki Zehra?

Mahinev: Gece gece nereden geliyor aklına böyle şeyler?

Spidirmen: Bilmem, başka ne olabilir ki

Mahinev: Şimdi şöyle ki

Spidirmen: Başladın "şimdi şöyle ki," adlı şiirini okumaya

Spidirmen: Ya gizli iş peşindesin ya ya gizli iş çevirdin ya da saçmalamaya başlayacaksın.

Spidermen: Hangisi? ✓✓

Mahinev çevrimiçi

Mahinev yazıyor...

Mahinev: Nasıl bu kadar iyi tanıyabilirsin?

Spidermen: E kızım yirmi beş yıldır hayatındayım

Spidirmen: Annenle aynı

Mahinev: Doğru

Mahinev: Neyse konu dağıldı

Mahinev: Ben bu doktor beye dedim ki gelin, pide kuyruğunda buluşup konuşalım

Spidirmen: Ne?

Spidirmen: Buluştunuz?

Spidermen: Hem de pide kuyruğunda?

Spidirmen: Pide kuyruğunda ilk date, nasip et Allah'ım

Mahinev: Sus da anlatayım.

Mahinev: Sonra geldi işte ama asla yüzüne bakmadım tabii

Mahinev: Yani Allah affetsin 'hoay maşallah' lık olduğunu da asla görmedim.

Mahinev: Neyse ismi Feza'ymış.

Mahinev: Ve dedik ki formaliteden bir görüşme ayarlayalım

Mahinev: Annelere de olmadı ya deriz işin içinden çıkarız

Mahinev: Öyle yani

Mahinev: Sen de yarın benimle geliyorsun

Mahinev: Yanımda olacaksın

Spidirmen: Hızına yetişemediğim için tamam, ve saat kaçta diyorum sadece

Spidirmen: Yarın size gelince zaten konuşacağız

Mahinev: Tamam ya, konuşuruz

Mahinev: Yarın saat 20.30

Spidirmen: Mahalle dışında?

Mahinev: Aynen, mahalle dışında

Spidermen: Tamamdır

____________________

"Anne, senin şu konul diye ısrar ettiğin kişi var ya," dedim annemin karşısında ona bakarken.

Annem soyduğu patatesten başını kaldırmadı. "Sen de inatla istimiyirim, diyorsun." Suratım asıldı.

"İşte biz bugün bir görüşelim dedik ama mahallede laf söz olmasın diye mahalle dışında bir pastane de, iftardan sonra." Annemin kaşları çatıldı.

"N'oldu da birden kabul ettin?"

"Birden kabul etmedim anne, sadece bir kerecik görüşmeden bir şey olmaz diye düşündüm." Annem bir süre daha şüpheyle beni süzse de nihayet başını salladı.

"Tamam, Zehra da mı geliyor?" Güldüm.

"Onsuz olur mu?" Annem de güldü.

"Tamam, dikkatli olun ama bak. Çocuğu gözüm tutsa da erkek sonuçta, yabancı da. Bilemeyiz." Başımı salladım. Oturduğum masadan kalkarken ona öpücük attım. Tekrar patateslere dönerken karşılık verdi.

Odama girince yatakta baş aşağı uzanmış Zehra'ya tuhaf tuhaf baktım ama umursamadı. Sabah buraya gelmişti ve her şeyi anlatmıştım. İftara da bizdeydi.

"Kızım beynin akacak şimdi kulağından valla." Yatağa otururken gözlerim hâlâ üzerindeydi.

"Yok olmuyor bir şey," derken dengesini sağlayamayıp düşüyordu ki kolundan tutup çektim. Yatağa oturturken ensesine de bir tane geçirdim. "Olmuyor! Allah'ına kavuşunca görürsün olmuyoru!"

"Af, tamam ya! Mihri teyze ne dedi?"

"Olur dedi ne diyecek." Başını salladı.

"İyi o zaman, ben uyuyacağım biraz. Sahurdan sonra uyuyamadım, uyandırma." Başımı salladım. Yatağıma girip yorganı üzerine çekti. Dakikalar içinde de uykuya daldı.

"Hemen de uyudu maşallah."

_________________________

Mahallenin uzağındaki bir pastanenin yakınlarında inip kısa sürede pastaneye girdik. Gözlerim küçük pastanenin içinde gezinirken onu en köşede cam kemarında buldum. Zehra'yı da peşimden sürükleyerek o masaya doğru ilerledim. Bizi görünce ayağa kalktı.

"Hoşgeldiniz." Ben karşısına, Zehra da yanıma oturuken başımı salladım. "Hoşbulduk. Arkadaşım, Zehra," dedim yanımda adamı inceleyen kızı göstererek.

"Feza ben de." Zehra başını salladı.

"Ben yan masaya geçiyorum Mahi," dedi bana bakarak. Çaktırmadan kaş göz yapıyordu. Yalandan sırıttım. "Tamam, git hadi." O tan masaya geçince bizim mada yine sessizleşti.

"Ee, ne konuşabiliriz ki?" Omuz silktim.

"Kaç yaşındasınız?" dedim konu açmak için ortaya bir soru atarak.

"Yirmi sekiz."

"Üç yaş varmış, yirmi beş ben de." Biraz bekledikten sonra devam ettim. "Uzmanlık mı yapıyorsunuz?"

"Evet, dört yıl bitti, bir yıl kaldı inşallah." Başımı salladım.

"Hangi alan?"

"Kalp ve damar cerrahisi." Dudaklarım hayranlıkla bükülürken başımı salladım.

"Ben de İngilizce öğretmenliği bitirdim. Mahalledeki liseye atandım, orada çalışıyorum."

"Ne güzel, öğretmenlik kutsal bir meslek." Gülümsedim.

"Öyle, doktorluk da aynı şekilde."

Konuşmaya devam ederken geçen dakikaları da, saatleri de pek fark ettiğimiz söylenemezdi.

Formaliteden görüşmek için gelmiştik de, gerçeğe dönüşmesindi bu da?

___________________________________________________________

Söz verdiğim gibi yazdım ve atıyorum. Sonra da uyumaya gidiyorum.

Hayırlı sahurlar ya da iftarlar, Allah'a emanet olun 🌙💛

Bölüm sonu

5 yorum