İçeriğe geç

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 17 · 6 dk okuma

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 17

1.6

Selam! Bu haftanın muhtemelen son bölümünü atmaya geldim. Sonra fizik ve kimya çalışmaya gideceğim... Fizik dersine bayılsam da kimya için aynı şey geçerli değil maalesef.

Ben bölümü Nova Norda/Pelin ve Yaşlı Amca/Anla Hain dinleyerek yazdım, isterseniz siz de dinleyebilirsiniz. Özellikle bazı sözler Feza gibi.

Uzatmadan bölüme geçelim efenim, iyi okumalar dilerim.

_____________________________

(Feza Gök'ten)

Zihin, en çok dolu olduğu şeyi silmek ister dinlenmek için, kalp de öyle; o da biraz dinlenmek istiyor belli ki, demişti annem o gün beni teselli ederken. Hoş, bunun tesellisi de olur muydu, sanmıyordum ama. İnsanlar, yaptıkları hatalardan dolayı cezalandırılırlar, ceza alırlar. Onun beni hafızasından silerek cezalandırmasını hak etmiş miydim, bilmiyordum. Belki de hak etmiştim. Hayatımın son iki yılı, hem en mutlu, hem de en kötü yılı olmuştu. Ve bunu yapan sadece bir kişiydi; tamamen ben olan kişi. Mahinev Gök.

Tanıdık olan parka gelerek boş salıncağa oturdum. Çok değil, birkaç ay önce o da hemen yanımdaki salıncakta olurdu hep. Ben onun Feza'sı olurdum, bana böyle boş bakmazdı mesela, ya da aramızda bu kadar mesafe olmazdı. Onunla konuşabilmek için yabancı bir numaradan yazmak zorunda kalmazdım.

Yanımdaki salıncağa biri oturunca başımı oraya çevirdim. Mahir'di gelen.

"Yine burada olduğuna göre, kardeşim bilmeden üzmüş seni." Sessiz kaldım. Bilerek üzmesine daha çok razıydım. "Ben senin kadar sabırlı olamazdım herhalde be Feza. Çıkar karşısına söylerdim, dayanamazdım bana yabancı olmasına." Göz ucuyla baktım ona. Teselli etmeyi de bilmiyordu ki adam.

"Şoka sokalım sonra kızı, bir daha travma atlatsın?" dedikten sonra devam ettim. "Ayrıca denemedim değil, biliyorsun."

"O da var tabii," dedikten sonra bir iki kere sallandı hafifçe. "Ama sadece seni silmedi ki oğlum. Son bir yılı yok kızın, Zehra ile nişanlandığımızı da hatırlamıyor mesela."

Bu da beni biraz daha rahatlatan bir etkendi. Sadece beni unutmamıştı. Ama benimle geçirdiği, beni hayatına aldığı bir yılı unutmuştu.

"Biliyorum, ama yine de zor. Bir de hiç hatırlamayacak olma ihtimali de var," dedim sessiz bir mırıltıyla. Bu ihtimalde vardı tabii.

"Saçmalama oğlum. Seni unutan zihni, kalbi hala hatırlıyor seni. Mümkün değil böyle bir şey." Yüzüme bakıp ifademi ölçtükten sonra devam etti. "Zehra'ya da demiş ki bugün rüyamda yaşamadığım şeyleri yaşamışım gibi görüyorum." Yeri izleyen gözlerim aniden ona dönünce dudakları kıvrıldı.

"Ciddi misin?" Başını salladı.

"Şakası mı olur bunun? Hatırlayacak bak, ne kadar kıskansam da Feza'sısın sen onun. Sensiz yapamaz o." İstemsizce benim de dudaklarım kıvrıldı.

"Öyle mi diyorsun?" Başını salladı.

"Öyle diyorum." Bir süre sessizlikle geçti. "Bir süre sonra kontrollü bir şekilde anlatabileceğini biliyorsun değil mi?" Başımı salladım. Ama ben o hatırlasın istiyordum.

"En son öyle olacak gibi."

"Olsun artık, kardeşimi de düşünüyorum tabii ama çok yıprandın be Feza. Kendimi senin yerine koyunca yapma diyemiyorum ama kendine de dikkat et. Kardeşime sakat bir eş istemem ben." Güldüm, o da güldü sessizce.

"Bir şey olmaz merak etme."

"İyi o zaman, gidiyorum ben eczaneyi Furkan'a bıraktım güvenmiyorum hiç." Salıncaktan kalkıp bana baktı. "Sende toparlan, toplu iftar var bugün mahallede. Mahi soğuk baklavasından yapacak. Sen sevdiğin için yapmayı öğrendiğini hatırlamıyor ama tarifi hala biliyor ve hala mükemmel yapıyor." Göz kırptı bana elini uzatırken. "Fazladan kaçırırım sana."

Elini tutup kalkınca güldüm. "Hayır demem."

Birden duraksadı. "Feza, kendini suçlama. Senin suçun değildi."

Sessiz kaldım.

______________________

İftar için meydana uzun bir masa kurulmuştu. Herkes kendisine düşen şeyleri yapıp getirmişti. Ezanın okunmasına on beş dakika vardı ve yemek tencerelerinin önünde kadınlar vardı. Onlar doldurup erkeklere veriyordu, biz de dağıtıyorduk. Ama annemin bir işi çıktığından ve yerine geçecek kimse olmadığından onun yerine ben geçmiştim. Mihri teyzenin yerine de Mahir. Yanımda Mahinev vardı. Her ne kadar aramıza belli bir mesafe bırakıp uzak dursa da yanımda olması da şimdilik yetiyordu.

Doldurduğum çorba ile tamamlanan tabağı Furkan'ın tepsisine koydum. O giderken yanıma Zehra geldi. "Mahir söylemiştir ama ben de söyleyeyim enişte," dedi sessizce yemeği doldururken. "Bizim kız hatırlamaya başlıyor, yakında eskisi gibi olursunuz bak."

"İnşallah," dedim gözlerim ona kayarken. O da çatık kaşlarıyla Zehra'ya bakıyordu. Muhtemelen çöpçatanlık için arkadaşının benim yanımda olduğunu düşünüyordu.

Tabakları doldurup masanın sonuna dördümüzde oturunca Mahinev yemek doldurduğu tabağı bana uzattı. "Teşekkür ederim güz-" Ağız alışkanlığıyla eskiden seslendiğim gibi konuşacakken sustum. Mahinev'in kaşları çatıldı. Zehra ve Mahir de bize bakıyordu tedirginlikle. Mahinev, bir süre bana baktıktan sonra tekrar önüne döndü.

"Herkese güzelim diyorsa demek, ağız alışkanlığı olmuş." Sessiz homurdanmasını duyunca dudaklarım da buruk da olsa bir gülüş belirdi. Hala kıskanıyor olması da bir şeydi sonuçta.

"Gökçe'ye öyle sesleniyorum sadece, ondan," dedim yanlış anlaşılmayı düzelterek. "Bir de sana tabii," diye sessizce de ekledim ama duymadı.

"Açıklama yapmanıza gerek yoktu." Dudaklarımı birbirine bastırıp başımı eğdim. Bu kadar mesafeli olmasa olmaz mıydı? Daha fazla dayanacak güç yoktu bende çünkü.

"Olsun." diye sessizce mırıldandım. Yüzüme bakarken kaşları çatıldı ama bir şey demedi.

Yemeğin devamı sessiz geçti. Mahir ve Zehra da konuşmadı. Sıra tatlılara gelince yanımdaki tepsilerin birinden kendi tabağıma normalde kişi başına düşen dilim sayısından daha fazla aldım. Yerine de Furkan'a az önce pastaneden aldırdıklarımı koydum kimseye çaktırmadan.

"Neden öyle yaptın?" Arkamdan gelen ses ile çatalı tutan elim durdu. Birilerine çaktırmışsın demek ki...

"Ne yaptım ki?" dedim ona dönerken. Tepsiye bakıyordu.

"Baklavaları değiştirdin, pastaneden aldıklarınla." Kaşlarımı kaldırdım.

"Öyle mi olmuş, yoo." Tatlı kutusunu arkama sakladım görmesin diye. Ama anladı.

"Ne saklıyorsun?" Omuz silktim.

"Hiçbir şey, neden bir şey saklayayım ki?" Eli arkama uzandı ama geri çekildim.

"Bir şey sakladın," dedi hala uzanmaya çalışırken. Ben geri çekildikçe o da gelmeye devam ediyordu. Başımı iki yana salladım hızlıca.

"Saklamıyorum ki." Duvara sırtım kaçınca kaçamayacağımı anlayarak kutuyu bu sefer de yukarı kaldırdım. Yetişemezdi ne de olsa. "Ya versene, ne var o kutuda?" İnatla hala uzanmaya çalışıyordu.

"Başka bir tatlı var. Seninle bir ilgisi yok ki." İnanmayarak elime doğru elini uzattı. Ama ulaşmasına imkan yoktu.

"Feza ya," diye sızlandı. Ben daha adımı tek başına kullanmasını sindiremeden devam etti. "Doktor Beyciğim verir misiniz şu kutuyu?"

Havada olan elim duraksadı, onun da öyle. İkimiz de şaşkınlıla birbirimize bakarken Zehra ve Mahir'in de bizden farkı yoktu. Çünkü Mahinev'in hitap şekliydi bu bana. Benim ona Öğretmen Hanım demem gibi.

Gözleri kocaman açılmıştı, dudakları da aralanmıştı şaşkınlıkla. İstemsizce söylediği bir şeydi muhtemelen ama bilinçaltında hala benim de olduğumun bir göstergesiydi bu.

"Ne dedin sen?" dedim ağzım kulaklarıma vararken. Zehra'nın da sevinç çığlıkları geliyordu arkadan.

Mahinev geri çekildi elini dudaklarına kapatırken. "Bir anda oldu, aniden yani... Neden oldu bilmiyorum ki, sanki tanıdık,"diye kendi kendine mırıldanırken ben hala sırıtmakla meşguldüm. "Af! Ayarlarım bozuldu gidiyorum ben!" Arkasına dönüp Zehra'nın koluna girdi. "Baklavan da senin olsun!"

"Ayarların bozulmadı, sadece düzeliyor." dedim duymayacağını bilsem de. "Tatlı için teşekkürler!" diye bağırdım arkasından. Bunu duyduğunu ve hatta daha çok utandığını biliyordum ama.

_______________________________________________________________________________

Ay sonda ne tatlı oldular! Yiyesim geldi bir an bdcjdjcnıshjbsj

Mahi hatırlamaya başlıyor arkadaşlar, zaten bundan sonra Feza da ona kendisini tanıtacak çünkü yavrum bir yıl kadar beklemiş... Ne kadar beklesin daha?

Bir bomba daha attım arada, Mahir ile Zehra'yı shipliyordunuz ama onlar zaten nişanlı arkadaşlar dncjdncjfcjndjcn

Neyse bu bölümü de bugün atmayacaktım çünkü fazlaca hastayım ama dayanamadım, ısrar ettiler :') Böyle de bir insanım işte daıqnjqsjwqdfcdın, bence yorum yaparsınız artık. Okurum ben de

Hayırlı geceler, Allah'a emanet olunn ✨🌙💛

Bölüm sonu

2 yorum