Neden buradaydı? Acaba beni takip ederken mi buraya gelmişti? Hayır, eğer beni takip ediyor olsaydı benden yarım saat sonra gelmezdi.
Tekli masalardan birine oturup sırt çantasından bir dosya ve mavi tükenmez kalem çıkarmıştı. Bir mafyaydı ve elinde dosya vardı. Ne dosyası olabilirdi ki? Hangi çocuğun hangi organını aldıkları mı yazıyordu dosyada?
Tam o an bana baktı ve göz göze geldik. gözlerini kıstığında gözlerimi kaçırıp önüme döndüm. Ardından bir sandalye ittirme sesi ve bu tarafa doğru gelen ayak sesleri duydum. Masanın üzerinde gölgesi belirdiğinde kafamı kaldırıp ona baktım.
"Aria?" Adımı da öğrenmiş şerefsiz cani.
"Efendim?"
"Ne arıyorsun burada?"
"Kitap okuyorum görmüyor musun?"" Asıl sen ne arıyorsun burada? İlk kez çalışan bir mafya görüyorum." Masanın üzerinde duran telefonuma baktı. Ardından gözleri tekrar gözlerimi buldu
"Neyse ben gidiyorum ağzını sıkı tut." dedikten sonra gitmek yerine masanın üzerinde duran telefonumu alıp kapattı.
" Ne yapıyorsun ya?" Kütüphanede olduğumuz için bağıramıyordum.
" Eğer telefon açık olursa konuştuklarımızı dinlerler. " Şimdi anlıyordum. Gittiğini söyleyince telefonu dinleyenler onun gittiğini düşünmüştü ama aslında gitmemişti. Peki ne diyecekti ki?
" Dışarı çıkalım mı?"
" Bir mafya ile dışarı çıkmayacak kadar aklım yerinde. Ayrıca telefonu kapattın ama adamların beni takip ediyordu hani?" Kütüphaneye gelirken arkamda siyah arabayı görmüştüm ama sonra ortadan kaybolmuştu.
Felix kafasını salladı. "Yaklaşık yarım saat önce onların mesaisi bitti. Sıradaki mesai benimdi ama ben seni takip etmedim. Yani şuan bizi dinleyen ya da gözleyen kimse yok. Şimdi benimle dışarı gelecek misin? sana anlatmam gereken şeyler var." Biraz düşündükten sonra kafamı salladım. Eşyalarımı aldıktan sonra bahçeye çıktık. Bir kamelyaya oturduk.
" Ne anlatacaksın? " diye sordum.
" Her şeyi." kaşlarımı çattım. Ne demeye çalışıyordu?
" Nasıl yani?"
"Beni iyi dinle Aria."
.........


