İçeriğe geç

Bir sır bir kalp

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Bir sır bir kalp

Bölüm 2

Dedikoduların hızı

Bölüm 2 – Dedikoduların Hızı

Sabahın ilk iki dersi beklediğimden hızlı geçmişti.

Matematik defterimi kapatıp derin bir nefes aldım.

"Bugün de hayatta kaldık."

Yanımdaki Zeynep güldü.

"Daha gün bitmedi."

"Detaylara takılmayalım."

Sınıf kahkahaya boğuldu.

Ben insanları güldürmeyi seviyordum. Canım sıkkın olsa bile bunu pek belli etmezdim.

Zil çalar çalmaz çantamı alıp sınıftan çıktım.

Mina her zamanki yerinde, merdivenlerin başında beni bekliyordu.

"Kantin?"

"Başka seçenek mi var?"

Kol kola girip aşağı indik.

Tam kantinden tostlarımızı almıştık ki Nehir elinde meyve suyuyla yanımıza geldi.

"Lara."

"Efendim?"

"Dün akşam okul itiraf sayfasına baktın mı?"

"Hayır."

"Bakma."

"Neden?"

"Çünkü yine sen varsın."

Gözlerimi devirdim.

"Ne yazmışlar bu sefer?"

Nehir telefonunu uzattı.

'11-A'dan LARA ile Demir bence çok yakışıyor. Umarım bir gün konuşurlar.'

Bir tane daha.

'Demir'in Lara'ya gizliden baktığını düşünen tek ben miyim?'

Bir tane daha.

'Bu okulda olacaksa Lara-Demir olur.'

Telefonu Nehir'e geri uzattım.

"Millet gerçekten sıkılıyor."

Mina kahkahasını tutamadı.

"Yorumlara bak."

"Bakamam."

"Bak."

"Hayır."

"Bak."

İstemsizce tekrar telefona baktım.

Yorumlardan biri sadece şunu yazmıştı:

'Lara kesin ilk adımı atmaz.'

Kendi kendime güldüm.

"Beni hiç tanımıyorlar."

Mina kaşını kaldırdı.

"Ne demek o?"

"Hiç."

"Hiç değil."

"Boş ver."

Son ders beden eğitimiydi.

Bahçeye çıktığımızda voleybol oynayacaktık.

Top bana geldi.

Karşı sahaya düzgün bir servis attım.

"Helal be Lara.!'' diye bağırdı arkadaşlarımdan biri.

Tam o sırada gözüm istemsizce basketbol sahasına kaydı.

Demir ve Kaan basket oynuyordu.

Kaan bir şey söyledi.

Demir güldü.

Sonra Kaan eliyle bizim tarafı işaret etti.

Demir sadece kısa bir an bana baktı.

Sonra topu alıp oyuna devam etti.

O kadar.

Okul çıkışı...

Ege kapının önünde beni bekliyordu.

"Hadi."

"Nereye?"

"Dondurma."

"Bu havada mı?"

"Evet."

"Tamam."

Yürümeye başladık.

Ege gün içinde olan saçma olayları anlatıyordu.

Ben de gülüyordum.

"Bir de bizim sınıftaki çocuk sıranın üstüne oturmuş..."

Tam anlatırken telefonum titredi.

Mina 💗

Mina: Eve gidince beni ara.

Ben: Niye?

Mina: Bir şey anlatacağım.

Telefonu cebime koydum.

"Kimdi?"

"Mina."

"Ne diyormuş?"

"Eve gidince ara dedi."

"Hmm."

Akşam...

Duşumu alıp odamda yatağa uzandım.

Mina'ı görüntülü aradım.

"Eee?"

Ekranın diğer tarafında sırıtıyordu.

"Bugün bir şey fark ettim."

"Neyi?"

"Demir."

"Nesi var?"

"Bugün beden dersinde iki kere sana baktı."

Kahkaha attım.

"Mina, sen gerçekten boşsun."

"Ciddiyim."

"Abartıyorsun."

"Hayır."

"Demir'in benimle işi olmaz."

"Olsun demedim."

"Eee?"

"Sadece söylüyorum."

Telefonu yastığıma bırakıp tavana baktım.

"Milletin bizi yakıştırması yetmiyormuş gibi bir de sen başladın."

"Ben sadece gözlem yapıyorum."

"Dedektif Mina."

"Aynen."

İkimiz de güldük.

Konu değişti.

Yaklaşık yarım saat konuştuktan sonra telefonu kapattım.

Yatağa uzanıp Instagram'da dolaşmaya başladım.

Tam uygulamadan çıkacakken...

Bildirim geldi.

demir.ak... seni takip etmeye başladı.

Bir an ekrana baktım.

"...Ne?"

Demir'in beni takip etmesi garipti.

Çünkü okulda neredeyse hiç konuşmuyorduk.

Birkaç saniye sonra ikinci bildirim geldi.

demir.ak sana bir mesaj göndermek istiyor...

Telefon elimde donup kaldı.

— Bölüm 2 Sonu —

Bölüm sonu

1 yorum