Gözlerimi açtığımda bir arabanın içinde gibiydim fakat yüzümdeki siyah bez hem nefesimi hemde görme yetimi kısıtlıyordu.
Tam ben bunları düşünürken bir anda aracın durmasıyla nefesimi tuttum. Uyandığımı anlamalarını istemedim. Bir ses geldi Alice'e benziyordu ama anlamadım. Bu lanet bezden bir bok anlayamıyordum!
Bu bok çukurunda Alice'in ne işi olurdu ki? Nefesimi tutmaya devam ederken bir yandan onları dinlemeye çalışıyordum ama ne dediklerini anlayamıyordum. Alice onlardan biriydi neler oluyordu? Anlamlandıramıyordum. Bir adamın sesini duydum o an. Bu ses çok tanıdık geliyordu. Kelvin olabilir miydi? Ama Kelvin olarak düşündüğü adam ses değiştirici kullanıyordu. Alice en son çekip gitmişti şimdi nasıl yanımdaydı? Derek'ten ses gelmiyordu. Tam bu sırada araç durdu. Gözlerimi sımsıkı kapattım. Sanki göreceklerdi!
Korku vücudumu ele geçirirken ne yapsam bilemedim. İlk defa böylesine korkuyordum. Sahi, neyden korkuyordum? Ölümden mi? Sanmıyorum, çok kez ölümle burun buruna gelmiştim ama böylesi bir ilkti. Daha kaç kez bu ilk kelimesini söyleyeceğim bilmiyorum ama bildiğim tek şey titrediğimdi. Ellerim görmesem de titriyordu, hissediyordum. Çok soğuktu. Şuan anlıyordum. Dondurucuya falan mı gelmiştik? Donuyorum!
Derek kolumu sıkı ve sert bir şekilde tuttu. Az önce konuşurken böylesine sert değildi. Piyonu olduğu adam burada olmalıydı. Sahi kaç saat olmuştu? O adamın yüzünü de görmeliydim!
"Uyanık olduğunu biliyorum." Diye bir ses geldi kulağıma fısıltıyla. Bu Derek'ti. Daha sonra sesini yükseltti, "İn aşağıya!" Ses etmeden yavaşça indim. Neler oluyordu?!
Yüzümdeki bez ile göremeden dümdüz yürümeye çalışıyordum, bu sırada da Derek bana yardımcı oluyordu. Ellerimden sonra bacaklarımda titremeye başlamıştı. Kimseye güçsüz olduğumu belli etmek istemiyordum.
Sert bir zemine popom çarpınca acıyla inledim. Bildiğin beni yere fırlatmışlardı! Daha sonra sandalye çekme sesi duydum. Ardından kolumdan tekrar tutuldu ve sandalyeye oturtuldum.
Kafamdaki siyah perde bir anda çekilimce anlık maruz kaldığım ışık ile gözlerim kamaştı. Uzun süre karanlıkta kalmış olmalıyım. Ciğerlerim rahatlarken karşımda beklemediğim tek şey oldu. Alice benim gibi karşımdaki sandalyeye eli kolu bağlı oturuyordu. Sinirli bakışlarının hedefinde Derek vardı. Ateş saçıyordu. Bu durumdan hoşlanmamış gibiydi.
Hemen etrafıma bakınmıştım fakat yabancı sesin sahibi bulamadım. Sinirle bende önüme döndüm. Şaşkınlık içinde tekrar Alice'e baktım. Konuşmak için ağzımı açacağım sırada bant olduğunu anlamam uzun sürmedi. Buna gerek var mıydı?
Derek, Alice'in ağzını açtı ve benimkine dokunmadı. Alice acıyla inlerken ben böyle kalmanın nedeni ile soru dolu bakışlarımı ona çıkarıyordum. Siyah giyinimli adam odaya giriş yaptı ve tüm ilgi odağım ona döndü. Hoş gelmiş prens hazretleri! Ağzımı hızlıca açarken acıyla inledim. Saygı, edep, ahlâk kalmamış! Nazik ve kibarlık azıcık şerefsiz!
Burnumdan gülüp dilimi üst dişlerime götürdüm. "Cidden buna gerek var mıydı?" Dedim ve kafamla Alice'i gösterdim, "o neden benimle aynı konumda?"
"Kes sesini Vanessa!" Diye bana atarlandı Alice. Ben bağladım sanki ağzını!
"Bana ne atarlanıyorsun! Alacağım intikamı unutma." Diye onu tehdit ettim. Diliyorsa ölsün ama ben o tokadın karşılığını almadan bir yere gitmiyordu.
Alice benimle zerre ilgilenmeden siyah giyinimli adama döndü. İğrenircesine baktı ve yere tükürdü. "Bu yaptığın haksızlık anlıyor musun? Aşağılık herif!" Diye söylendi. Susma gereği duymadan devam etti, "Derek o parayı hak etmedi! Tüm bokunu ben temizledim, ben arka çıktım! Gördüğüm muamele bu olmamalıydı." Sonra bakışları bana döndü, "en azından bunun gibi bağlanmam gerekmiyordu!" Dedi.
Şok içinde ona baktım ve kaşlarımı kaldırdım. Dalga mı geçiyor bu? Tek sorun bu muydu cidden? Aptal kadın neyin içine bulaştın?!
"Alice sakin ol." Dedi Derek konuşmaması gerekiyormuş gibi çünkü siyah giyinimli adamdan ses çıkmıyordu. Alice yangına körükle gidiyordu.
"Kapat çeneni Derek! Memenetsiz! O maskene neden bu kadar güveniyorsun bilmiyorum ama seni bitireceğim!" Diye çığlık atarcasına bağırdı. Onu bu kadar sinirlendiren neydi? "Duydun mu beni! Hepinizden intikam alacağım! Almadan ölmeyeceğim!" Dedi. O maskesine güveniyordu ama Alice oturduğu bağlı olduğu sandalyesine neden bu kadar güveniyor tartışılırdı. "Zaten Vanessa'yı kaçırdığımızda her şeyin farkındaydı unutma sakın!" dedi. Ses tonu olduğundan da sinirliydi.
"Neyin farkında olduğunu bilmiyor ki Alice'im." Dedi siyah giyimli adam.
Alice kusar gibi baktı. "Sandığından daha zeki. Bunu bilmeme rağmen hâlâ susuyorsun!" Dedi.
Konuşma gereği duydum. "Haklı." Dedim sadece rahat bir tavırla. Üçünün de bakışları bana döndü.
"Ne?" Dedi Derek.
"Haklı diyorum. Farkındayım her şeyin."
"Boş boş havalara girme sende." Dedi Alice göz devirerek. Bu kızın derdi neydi?
Umursamadan devam ettim, "Hata yaptın Kelvin, beni kaçırmamalıydın, beni hafife aldınız ve gerçekten kırıldım. Kaç senedir bu işle uğraşıyorum, annemin ölmesi..." Dedim boğazım yanarken, "annemin ölüşü düşündüğünüzün aksine beni güçlendiren en büyük etkendi." Dedim.
"Biliyorum." Dedi sadecekar maskeli adam.
"Neyi biliyorsun?" Diye sordum.
Bana doğru adımladı. "Bunu bildiğimden yaptım. Bana layık bir savaşçı olman için Vanessa. Sana hiç kötülük yaptığımı gördün mü?" Dedi. Akıl hastası.
Kahkaha attım sinirle. "Annemi öldürmen iyilik miydi?"
Bana doğru eğildi. "Kaybetmek.." dedi, yutkunduğunu duydum. "Bak bana Vanessa, ben kaybettiğimde daha çok güçlendim. Aynısı sende de istedim."
"Kimi kaybettin?" Dedim ağzından laf almaya çalışarak ama büyük ihtimalle bilerek konuşuyordu, özenle seçiyordu laflarını.
"Senin yüzünden kaybettim. Sen aldın ellerimden hayatımız tutkumu. İşte sırf bu yüzden hak edeceksin her şeyi. Gerekirse ölümü de."
Nefesimi tutmuş dinliyordum. Kimi almış olabilirdim onun ellerinden? Hayatı kimdi ki?
Kelvin'in telefonun çalmasıyla bizden iki adım öteye uzaklaştı. Bende kaş göz yaparak Derek'in dikkatini çekmeye çalıştım. Başardığımda ağzımı oynayarak konuştum. "Onu çıkar buradan. Son bir iyilik yap Derek." Dediklerimi anlamıştı ve şuan düşünüyordu. En son bana gülümsediğini hissettim. Kelvin geri döndüğünde bir bahaneyle dışarıdan çıkardı onu. Sonunda Alice ile yalnız kalabilmiştim.
"Her şeyi biliyorsun değil mi?" Dedim.
"Ne saçmalıyorsun Vanessa?"
"Planlarını, oyunlarını biliyorsun diyorum."
"O kadar aptal değilim elbette biliyorum." Dedi. İstediğim de buydu.
"Kar maskeli adam Kelvin mi?" Diye sordum.
Güldü. "Başka kim olabilir sence? Kelvin tek çalışır."
"Ama Derek ve sen..." Derken sözümü kesti.
"Derek ve ben sadece bu işte varız. Kelvin tektir her zaman. Hatalara yer vermez. Bilirsin gerçi."
"Hmm," diye bir ses çıktı ağzımdan. "Neden bu kadar sinirlisin peki?"
"Niye benimle konuşuyorsun peki?" Diyerek beni taklit etti.
"Sadece buradan birlikte çıkabileceğimizi bilmeni istiyorum." Dedim.
"Komik değildi."
"Şaka değildi." Dedim bende.
"Öleceğimi biliyorum Vanessa, o yüzden rahat bırak beni."
"Öleceksen bile onu ifşa etmiyorsun." Dedim.
"Sevdiklerim var çünkü lanet olsun Vanessa!" Diye bağırdı.
"Tehdit mi ediliyorsun neyle? Tek çocuksun sen. Ailen kazada öldü."
"Aşık olduğum adam var ve benimle birlikte mezara gelmesini istemiyorum." Dedi açıkça.
Zamanımız azalmıştı. Derek daha ne kadar oyalayabilirdi bilmiyordum ama ağzından laf almalıydım. "Özür dilerim. Ben hayatta kalacağımı biliyorum ama Alice. Belki onu kurtarabilirim."
"Annesini kurtaramamış bir kadına güvenmekten mi söz ediyorsun? Kusura bakma." Dedi acı bir şekilde. Haklılık payı vardı ve bu daha fazla acıtmıştı.
"Hedefinin ben olduğumu bilmiyordum. Şuan biliyorum ve koruyabilirim."
"Kendini koruyamadın." Dedi. Sözleri canımı yakıyordu. "Kendini kurtarabildin mi?"
"Hayır."
Kısa bir sessizliğin ardından konuştu. "Neyi merak ediyorsun?" Dedi. Bakışlarım onu buldu. Yardım edecek miydi? "Bana acıyor musun?" Dedim.
"Ne kadar senden nefret etsem de güçlü bir kadın olduğunu inkâr edemem Vanessa. Bu yüzden hayır sana acımıyorum."
Yüzümdeki acı tebessüme karşılık verdi. "Neden sinirlisin, neden karşımda oturuyorsun?"
Derin bir nefes aldı. "Beni kullanmış. Derek beni kullandı Vanessa. Paraya sıkışmıştım fakat Derek yardım edebileceğimiz polislikten dışı bir işi olduğundan bahsetmişti. İki gün sonra beni Kelvin ile tanıştırdı. Adını Kelvin olarak söylememişti ama zamanla anlayabiliyorsun. Bana iyi para veriyorlardı ve kolay bir işti; sadece getir götür yapıyordum. Sana onun Kelvin olduğunu söylemedim çünkü korktum. Ölümden korkmak ne demek bilir misin Vanessa? Şuan anlayabilirsin belki beni. İki saat önce öğrendim Derek'in değil benim piyon olduğumu... Kafam karışık."
Sessizce onu dinliyordum. "Annemi Kelvin mi öldürdü?" Diye sordum. Emin olmam gerekiyordu.
Yüzünü buruşturdu, "hayır yani evet."
"Ne demek istiyorsun?"
"Anneni Derek öldürdü boğarak ve son hamleyi kafasına tek kurşunla sıkarak Kelvin yaptı."
"Yapmadım, ben katil değilim demişti Derek." Dedim sinirle.
"Sadece vicdan azabı çekiyor Vanessa. Elbette öyle diyecek senin nefretini de kazanmak istemiyordu." Sustum.
"Teşekkür ederim dürüstlüğün için." Dedim.
"İlk değil belki ama sondu iyiliğim. Ben kötü biriyim Vanessa, seninle aynı takımda olamazdım. Affet." Dedi ve tam o an Derek daha fazla engelleyememiş olacak ki Kelvin içeriye girdi ve tek kurşunla Alice'in alnına nişan alıp onu öldürdü. Gözlerim inanamazken Kelvin sadece bana baktı. "Vicdan öyle bir duygudur ki yapmadığını yaptırır." Dedi.
O sırada duyduğum tek şey Derek'in yutkunuşuydu. Alice'in sevdiği adam yarım kalmıştı...
...
Düzenleme: 28 Mart 2026. Tesekkurlerrr