Jeongin üniversite okuyan bir gençti. Bir intihar destek hattında gönüllü olarak çalışıyordu. İşini seviyordu fakat işinin zor bir yanı vardı, beklemek. Karşısındaki insanın kim olduğunu, nasıl bir dönemden geçtiğini bilmeden beklemek. Bazıları saatlerce konuşurdu bazıları konuşmaya cesaret bulamadığı için susardı. Jeongin ise ya dinlerdi ya da beklerdi. Bazen ikisinide yapardı ve bu onu zorlardı.
Yine bir vardiyaya başlamıştı. Onun vardiyaları okulu gereği gece oluyordu. Bu saatlerde arayan kişi sayısı değişkendi. Sandalyesine oturmadan önce masasına bir göz gezdirdi. Kapağı açık kalmış kalemler, dağılmış not kağıtları ve aylardır masasında duran kahve bardağı. Kalemlerin kapağını kapatıp masasındaki kalemliğe yerleştirdi, not kağıtlarını göz gezdirme gereği bile duymadan çöpe attı ve kahve bardağını götürm... Hayır götüremezdi. Gecenin ilk çağrısını almıştı. Elindeki bardağı fırlatırcasına masasına koydu ve çağrıyı yanıtlamak üzere masaya yöneldi.
109 : Destek hattına ulaştınız, nasıl yardımcı olabilirim?
+8223........ : ...
109 : ...
+8223........ : Merhaba..
109 : Merhaba, problem nedir?
+8223........ : Çok yalnız hissediyorum..
109 : Nedenini sorabilir miyim?
+8223........ : Buraya üniversite okumak için geldim, tanıdığım tek bir kişi bile yok.
109 : Bende öyle, ama bunu değiştirebilirsin. Mesela ben yalnızlığımı gidermek için burada gönüllü olarak çalışıyorum.
+8223........ : Güzel çözümmüş... Her neyse
Çağrı sonlandı.