İçeriğe geç

Bir Şansım Olsun

Bölüm 50 · 2 dk okuma

Bir Şansım Olsun

Bölüm 50

50. Bölüm

Üzerime hızlıca bir şeyler giyip aynada kendime son bir kez baktım. Gözlerimde hala uykusuzluğun izleri vardı ama içimde bambaşka bir heyecan vardı. Mert’i görmek, onun yanında olmak istiyordum.

Sessizce kapıdan çıktım. Abimin beni fark etmemesi için dikkatlice hareket ettim. Zaten odasına kapanmıştı, büyük ihtimalle düşüncelerle boğuşuyordu. Ben de daha fazla düşünmeden kapıyı açıp dışarı çıktım.

Hava hafif serindi ama umurumda bile değildi. Adımlarım hızlandı. Mert’in evine vardığımda derin bir nefes aldım ve zile bastım. Kapı açıldığında Mert karşımda duruyordu. Hafif şişmiş kaşı, dudağının kenarındaki küçük kesi... İçim burkuldu ama yine de yüzündeki sıcak gülümsemeyi görünce içim biraz rahatladı.

"Beni özledin mi?" diye sordu hafif alaycı bir sesle.

Gözlerimi devirdim ama gülümsemeden edemedim. "Özlemek mi? Kim özler ki seni?" dedim, kollarımı göğsümde kavuşturarak.

Mert hafifçe gülümsedi, sonra beni içeri çekti. Kapıyı kapattığında aramızda birkaç santim bile yoktu artık. Kalbim hızla çarpmaya başladı.

"Özlemediysen neden buradasın, Defne?" diye sordu, sesi yumuşak ama meydan okur gibiydi.

Bakışlarımı kaçırdım ama Mert elini çeneme koyup yüzümü kendine çevirdi. "Gözlerime bak," dedi.

Yavaşça gözlerine baktım. O an zaman durmuş gibiydi. Mert’in gözlerinde her şey vardı. Şefkat, sevgi, tutku... Ve en önemlisi, benim için mücadele etmeye hazır bir adamın bakışı.

"Senin yanında olmak istedim," diye itiraf ettim sessizce.

Mert başını eğdi, alnını benim alnıma yasladı. "Bundan sonra hep yanımda ol, olur mu?"

İçimden bir sıcaklık yayıldı. Gözlerimi kapattım ve sadece o anın tadını çıkardım. Mert’in nefesi tenime değiyordu, parmakları nazikçe yanağımı okşuyordu.

Ve sonra, çok yavaş bir şekilde dudaklarıma yaklaştı. İlk başta tereddüt etti, bana bir şans verdi. Eğer istemezsem geri çekilecekti. Ama ben hiçbir şekilde geri çekilmeye niyetli değildim.

Aramızdaki o küçücük mesafeyi kapattım. Dudaklarımız birbirine değdiğinde tüm dünya durdu sanki. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki, nefes almayı bile unuttum. Mert’in elleri belime yerleşti, beni kendine daha da çekti.

Bu, sadece bir öpücük değildi. Bu, aramızdaki tüm engellere rağmen birbirimizi seçtiğimizin kanıtıydı.

Öpücük bittiğinde ikimiz de nefes nefeseydik. Mert başını hafifçe geri çekip yüzüme baktı.

"Defne..." diye fısıldadı.

"Efendim?" dedim, gözlerimi açarak.

"Sana aşığım."

Kalbim bir anlığına durdu. Gözlerimi kırpıştırdım, ne diyeceğimi bilemedim. Ama sonra gülümsedim.

"Ben de sana aşığım, Mert."

Mert’in yüzü aydınlandı, tekrar bana sarıldı. Uzun süre birbirimize sarılmış halde kaldık. Sanki o an dünyada sadece biz vardık.

İlk defa hiçbir şeyi düşünmeden, sadece hissettiklerime güvenerek Mert’in kollarında kendimi huzurlu hissediyordum. Ve biliyordum ki, bu daha başlangıçtı.

Bölüm sonu

1 yorum