
Servisten sabah bindiği yerde indi Arda. Ceketinin cebinden telefonunu çıkardığında, ekranında annesi Leyla’nın adı belirdi. Derin bir nefes alıp telefonu açtı.
Arda: Efendim, anne?
Leyla: Oğlum, nasılsın? Ne yapıyorsun?
Arda: İyiyim anne, işten çıktım, eve varmak üzereyim. Siz nasılsınız?
Leyla: Biz de iyiyiz. Kardeşin Sevgi markete gitti alışveriş yapacak. Ben de sofrayı hazırlıyorum. Bu hafta sonu gelecek misin buraya?
Arda bir an duraksadı. İş yerindeki yoğunluğu düşünerek hafif bir suçluluk duygusuyla yanıtladı.
Arda: Normalde gelecektim anne, ama bu hafta sonu iş yerinde kalabalık bir grup yemek yiyecekmiş. Çalışmam lazım.
Leyla: Peki oğlum, biz gelelim desek? Ama evin çok küçük, hepimiz sığamayız. Üç haftadır geleceğim diyorsun, ama yine yok. Özledik seni. Bir dahaki haftaya kesin gelmeye çalış.
Arda: Tamam anneciğim, inşallah bu kez geleceğim.
Leyla: İyi geceler oğlum. Kendine dikkat et.
