Gecenin eşsiz karanlığı
Şatonun kasvetli ılımlılığı
Emin adımlarla hedefte kararlı
Bir palto korurdu hayatını
Bataklık gibiydi bu toprak
Ay aşığı bir gün bana bakacak
Yıldızlı gecelerde saklı oyun oynamak
Merdivenler dayalı bir gök
Önündeydim kasvetli şatonun
Kararmıştı etraf yarasalara tapan
Haçlar uçuşur etrafta sen bana bakmadan
Şatonun kuleleri işe yarar bir gün
Baktım kulelere yalnız değildi
Seslenecektim sonsuz karanlığa
İsimsiz resimler çelecekti beynimi
Kulağa hoş gelmeyen ritimler insanlığa
Girmiştim şatoya kargalar bağırır yarasalara
İnsanlık yapmamıştı bunu yapamaz yağmura
Uğultular yükseldi insanoğlu aşağıda
Yarasalar geçti önümden bakamam onlara
Sonsuzluğa gitmez hiçbir yol
Ama bulamazdı da hiçbir yol sonu
Koridorlar daraldı üst katlara çıkardı
Anlamsız sesler oluşturdu yol
Baktım ileride kocaman bir kanat
İstemem vazgeçtim bu hayat
Karanlık arttı gördüğüm şey aydınlıktı
Yaklaştım ona baktım içim yanıktı
Korku paniğe dönüşüyordu içimde
Isındı vücudum deli bir biçimde
Ateşler kapladı karanlık dar yolu
İnanmasam da gözlerim kan ağlıyordu
Kocaman ayaklar pençeler üstünde
Vücudu değildi bir kuş ama vardı içinde
Kanatlar çıkıyor koca omuzundan güzelce
Siyah saçları çekilirse korkunç yüzünde
Baktı bana insan vücutlu kuş kadın
Sordum ona var mıdır adın
Sadece bana baktı açtı kanatlarını hayatın
Konuşmasada verirdi tek kanat cevabın
Biri fısıldadı kulağıma
Dedi Adımdır benim senin adın
Anlamadım etrafa baktım korkuyla
İmkansızdır dedim kadına
Ağzını açmıştı ki bastı böcekler
Etraf alevlendi beni yiyecekler
Çırptı kanatlarını hem kuş hem kadın
Şato sarsıldı duvarlar yıkılacaklar
Önüme geldi bir karga bir yarasa
Yediler birbirlerini ne varsa yoksa
Kadın yaklaştı bana baktı dudaklarıma
Baka kalmıştım ben o sırada ona
Vardı beyaz teni ışıldıyordu gözleri
Siyah gözlerinden çıkan ışık aydınlattı teni
Siyah uzun saçlar korkutuyordu kalbimi
İnce dudak küçük burun işe yaramıyordu ki
Çırptı yine kanatlarını koca kadın aldı kollarımı
Kıyafetsiz vücudu havalandı
Koridorlar dardı genede uçuyorduk yoktu sabrı
İmkansızdı beni şatodan dışarı bırakması
Dışarıya çıkmıştık ay ışığına baktım
Kadın gülümsüyordu yeni yemiydim
Çıkardı beni şatonun en yüksek kulesine
Üçgen çatı dimdik bir uçurumdaydım
Kaydı ayaklarım tutmadı beni kadın
Kararmış yarasa ve kargalara karşın
Mutluydu kadın yemiydim hayatın
Son gördüğüm bir çatıda siyah saçlı hem kuş hem kadın







