İçeriğe geç

Bir Paranoyakın İniltileri

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Bir Paranoyakın İniltileri

Bölüm 4

Hem kuş hem kadın

Gecenin eşsiz karanlığı

Şatonun kasvetli ılımlılığı

Emin adımlarla hedefte kararlı

Bir palto korurdu hayatını

Bataklık gibiydi bu toprak

Ay aşığı bir gün bana bakacak

Yıldızlı gecelerde saklı oyun oynamak

Merdivenler dayalı bir gök

Önündeydim kasvetli şatonun

Kararmıştı etraf yarasalara tapan

Haçlar uçuşur etrafta sen bana bakmadan

Şatonun kuleleri işe yarar bir gün

Baktım kulelere yalnız değildi

Seslenecektim sonsuz karanlığa

İsimsiz resimler çelecekti beynimi

Kulağa hoş gelmeyen ritimler insanlığa

Girmiştim şatoya kargalar bağırır yarasalara

İnsanlık yapmamıştı bunu yapamaz yağmura

Uğultular yükseldi insanoğlu aşağıda

Yarasalar geçti önümden bakamam onlara

Sonsuzluğa gitmez hiçbir yol

Ama bulamazdı da hiçbir yol sonu

Koridorlar daraldı üst katlara çıkardı

Anlamsız sesler oluşturdu yol

Baktım ileride kocaman bir kanat

İstemem vazgeçtim bu hayat

Karanlık arttı gördüğüm şey aydınlıktı

Yaklaştım ona baktım içim yanıktı

Korku paniğe dönüşüyordu içimde

Isındı vücudum deli bir biçimde

Ateşler kapladı karanlık dar yolu

İnanmasam da gözlerim kan ağlıyordu

Kocaman ayaklar pençeler üstünde

Vücudu değildi bir kuş ama vardı içinde

Kanatlar çıkıyor koca omuzundan güzelce

Siyah saçları çekilirse korkunç yüzünde

Baktı bana insan vücutlu kuş kadın

Sordum ona var mıdır adın

Sadece bana baktı açtı kanatlarını hayatın

Konuşmasada verirdi tek kanat cevabın

Biri fısıldadı kulağıma

Dedi Adımdır benim senin adın

Anlamadım etrafa baktım korkuyla

İmkansızdır dedim kadına

Ağzını açmıştı ki bastı böcekler

Etraf alevlendi beni yiyecekler

Çırptı kanatlarını hem kuş hem kadın

Şato sarsıldı duvarlar yıkılacaklar

Önüme geldi bir karga bir yarasa

Yediler birbirlerini ne varsa yoksa

Kadın yaklaştı bana baktı dudaklarıma

Baka kalmıştım ben o sırada ona

Vardı beyaz teni ışıldıyordu gözleri

Siyah gözlerinden çıkan ışık aydınlattı teni

Siyah uzun saçlar korkutuyordu kalbimi

İnce dudak küçük burun işe yaramıyordu ki

Çırptı yine kanatlarını koca kadın aldı kollarımı

Kıyafetsiz vücudu havalandı

Koridorlar dardı genede uçuyorduk yoktu sabrı

İmkansızdı beni şatodan dışarı bırakması

Dışarıya çıkmıştık ay ışığına baktım

Kadın gülümsüyordu yeni yemiydim

Çıkardı beni şatonun en yüksek kulesine

Üçgen çatı dimdik bir uçurumdaydım

Kaydı ayaklarım tutmadı beni kadın

Kararmış yarasa ve kargalara karşın

Mutluydu kadın yemiydim hayatın

Son gördüğüm bir çatıda siyah saçlı hem kuş hem kadın

Bölüm sonu

12 yorum