İnsanın hayatındaki en büyük hatası önyargıları ve bu önyargılara fazlasıyla inanmaktır. Mesela karanlık bir oda düşünün ışıklar kapalı ve gölgeleri görüyorsunuz sadece, sizi ise tanımadığınız adamlar tutuyor. Sizde eşinizi veya sevgilinizi bir yere yatırdıklarını ve baş ucunda 2 adamın olduğunu düşünün. Adamların ellerinde bıçak var ve işkence yapacaklarmış gibi bir hal var üzerlerinde. O anda o kişilerin kim olduğu önemli değil yalvarırsınız değil mi ? Ne olur ona birşey yapmayın diye yalvarırsınız. Onu bırakıp sizi almaları için yaratıcıya dualar edersiniz. Önyargılarınız bu olayı görüp kaldıramayacağınızı size inandırmıştır artık. Derken bir anda ışıklar açılıyor ve eşinizin/sevgilinizin başında duran 2 adam doktor sizi tutanlar hemşire ve bu ameliyatı yapmazlarsa sevdiğiniz kadın ölecek. Işıklar açılmadan önce bırakın yapmayın diye yalvardığınız adamlara, ılıklar açılınca ne olur onu kurtarın diye yalvarmaz mısınız? İşte tamda anlatmak istediğim bu önyargılarınız size bazen bu şekilde olmayacak şeyleri gösterebilir. Siz önyargılarınıza yenik düşerseniz bu şekilde karanlık ortamda kalmaya devam edersiniz ışıkları açın ve karşınızdakinin ne olduğunu anlamadan yargılamayın..
[ 2023 - 05 - 09 ] Bu gösterdiğim tarih Y.Ş ile en sonra ayrılığımızın tarihi büyük bir tartışma sonrası alınan bir karar oldu bu ayrılık. Onun için en iyisini istemek ise benim suçum oldu. Hayatının yarısını kendinden 11 yaş büyük ve hiç bir zaman sevmediği , sevmeyeceği bir adam ile geçiren Y.Ş benim ona sunduğum olanakları görmüyordu. Ona acımıyordum. Onun hayatında yaşadıklarını yeterli bulduğu için yararıcının beni onun karşısına çıkardığını düşünüyordum sadece. Bu yüzden yaratıcıya olan saygımdan ötürü bu emaneti kabul ettim. Gönlüme aldım. Koruyup kollamaya and içtim. Ben korurken benim işimi zorlaştıran başka insanlar olur diye düşünürken Y.Ş benim önüme engeller koyan kişi oldu. Bu engeller bizi ayrılığa sürükledi. Hayattan aldığım bazı tecrübeleri dokuzuncu ve onuncu bölümlerde madde madde sayacağım. Hadi geçelim.