İçeriğe geç

BİR ÖLÜNÜN GÜNLÜĞÜ

Bölüm 19 · 1 dk okuma

BİR ÖLÜNÜN GÜNLÜĞÜ

Bölüm 19

Ölülerin ölümsüzlüğü

Fani dünyasında... Hep böyle giriş yaptım fanilerin(ölümlü) dünyası ben artık fanı dünyasından ayrılmışmıydım veya artık bir fani değildim

İnsanları gördükçe ölü ruhumun yaşama isteği artıyordu

Keşkelere sıgınmaktan başka çarem yoktu çünkü hayalerim yoktu.Hayal gelecek için kurulur ama benim geleceğim yoktu... Hayal kurmayı bir çok kez denedim ama olmadı karanlıkta ışık aramak gibi bişeydi sadece masalarda çıkardı ısık taneleri ama biz gerçek hayatayız demek isterdim fakat nerede olduğumuzu ben dahi bilmiyorum.

(Bir süre sonra)

Kalabalık yerlerde dolaşmakdan bıktım artık sonucu olmayacak düşünceler kurmaktan...

Tenha hatta bomboş yerlerde gezdim çoğu yer rutubetliydi çok pis ve kirliydi,

İnsanlar dünyayı mahfediyor diyorlar ama insanlar olmayıncada dünya kendini mahfediyor aslında.

Yada burayı insanlar yaptı bilemem.

İlerledikçe uzun zamandır çalışmayan bir hisim çalıştı nerdeyse hatırlamadığım, hisedince yok olucamı sandım bi an ama bu tanıdık hissi çok zaman geçmeden hatırladım...

Burası garip bir şey kokuyordu, hayır hayır garip olan koku değil benim koku almamdı!

Kokuyu takip ettim belki de uzun zamandır koku almadığım için bana garip geliyordu fakat gitsem ne kaybedebilirdim Canımı mı (!)

Kokuyu takip etim merdivenlerden çıktım terkedilmiş binanın 2. Katına vardığımda kokunun nereden geldiğini anlamıştım.

Bu garip koku üstünde sinekler gezen kanlar içinde gözüken bir kediden geliyordu yanına yaklaştım bu kesin ölmüştü bir daha bu duyguyu asla yaşayamiyacakdı aslında bu bir duygumuyduki yaşadım ama bilmiyordum

Burası faniler dünyasıydı ölümlüler...

Bizöldüğümüze göre artık ölümsüzmüydük?

Sonuçta bir daha asla ölmeyecektik...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.