Ben Hazel, bugün 19.yaş günüm. Mutluyum ve aynı zamanda da içimde bir gariplik var. Çözemediğim bir gariplik. Annem ve babam diğer günlere oranla yüzlerinde bir asıklık vardı. Bugün benim doğum günüm, neden neden böyle yapıyorlar. Annemin elindeki tabağı alıp yüzüne baktım. Bembeyazdı.
-Anne iyi misin? Yüzüne nolmuş böyle bembeyaz
Hafif gülmseyerek "Güzelim benim iyiyim merak etme"
-Peki, sen öyle diyorsan..
Akşam 7buçuk ama hâlâ arkadaşlarımın gelmeğini bekliyorum. Nerde kaldı bunlar?Öff öff..
-Sofra hazır gel yiyelim kızım
-Olmaz anne, daha arkadaşlarım gelmedi
-Arkadaşlarına iptal ettiğimiz söyledim. Bugün önemli bir konu hakkında konuşacağız.
-Ne?! Size inanamıyorum ya! Doğum günümde bile mutluluk, huzur yok bana
-Hazel sen aslında evlatlıksın. Annen ve babanbir soyguncuymuş zamanında. Bankayı dolandırıp yurt dışına kaçmışlar.
-Ş..şaka demi bu?! Şaka demi..şaka
Hisettiğim tek şey bi anda herşeyin kapanmasıydı..Bayılmıştım
"Hazel uyan!" sesleri, garip çığlıklar, annemin ağlaması..
Uyandığımda gördüğüm tek şey başımda çaresizce bekleyen annem ve babamdı (üvey)
Uyandığım gibi yüzlerine bile bakmadım. Bakamadım. Bana bunu neden şimdi söylüyorlardı? Neden?
-Kızım
-Kızım deme bana! Hepinizden nefret ediyorum. Bunu daha önce neden söylemediniz. Bugünü mü beklediniz? Hayatımı mahvetmeği mi? Size güvendim ya ben..Güvendim.. güvendim
-Yetti artık! Annene bu konuya karışmayacağıma söz vermiştim diye sesimi çıkarmadım ama haddini aşma! Karşındaki çocuk değil. Ne beni ne de karımı aşağılamana izin vermiyorum. Al şu parayı defol nereye gidersen git.
-Hazel bak kızım, sana bunu söylememizin sebebi annendi. O söylemek istemiyordu. Senin onu bulmağını..
-Annem, o nerde?
-Bilmiyorum inan ki.. Gitmeden önce tek şunu söyledi "ne olursa olsun, ona benim hakkımda birşey söylemeyin, sizi gerçek ailesi bilsin" Son konuşmamız 6 yıl önce oldu. Bir çocuğu ve mutlu ailesi var.
-Demek onu rahatsız etmeğimi istemiyor öyle değil mi?
-Ve son birşey daha söylemek istiyorum. Senin gerçek ismin Hazel değil, sen Miraysın
-Miray?