Soğuk bir şubat ayıydı yine biho öğrencileri herzamanki gibi okula gelmişti normal bir şekilde ders işleniyordu 4. Derse kadar.....
Kantin katındaki kedinin mamasının bozulduğunu fark etmeyen sevgi abla kediye mamasını verir kısa bir süre sonra kedi resim öğretmenini tırmalar daha sonra resim dersinde bir öğrencisini ısırır ve sırayla tüm öğrencileri ısırır öğrenciler karşı koyamaz 5/A sınıfının hepsi ısırıldıktan sonra kapıdan çıkarak okula yayılır alt kattaki iki sınıf olan 5/E ve 5/D yide aynı şekilde zombiye çevirirler
Alt katta olanlardan habersiz ders işleyen okul tenefüse çıkınca büyük bir şok geçirir zombiler sadece alt kata değil en üst kat hariç her kata yayılırlar ve böylelikle salgın başlamış olur.
Herkes kaçmak canını kurtarmak için çırpınırken bir duyuru yapılır
"Hayatta kalmayı başarabilen herkes konferans salonuna, tekrar ediyorum herke...." Ses bi anda kesilir.
Canını kurtarabilen herkes bir hışımla konferans salonuna doğru yol alırlar
En sonunda konferans salonunda yaklaşık 40 kişi civarı bir topluluk oluşur.
Birinden bir ses yükselir
ne yani şimdi gelmeyen herkes öldümü?
Bir anlık sessizlik oldu. Kimse konuşmadı. Herkes birbirine baktı ama kimse göz göze gelmek istemedi. Boşluk hissi içime çöktü. “Buraya gelemedilerse…” dedim, “ölmüş olabilirler. Ama kesin konuşamayız. Belki saklanmışlardır.” Sesim titremedi. Titremesine izin vermedim. “Benimle birlikte kurtulmak isteyenler kimler?” diye sordum. Bir süre sonra 4–5 kişi elini kaldırdı. Azranur. Gökçe. Sorin. Mira. Burçe. Gökçe elini kaldırınca Hasan da hiç düşünmeden kaldırdı. “Prensesim,” dedi gülerek, “neredeysen ben de oradayım. Birlikte kurtulacağız.” Gökçe’nin yanakları kızardı. Bunlar yaşanırken* Kalbim bir an duracak gibi oldu. Sorin mi? Eskiden en yakın olduğum insandı. Şimdi aramızda görünmeyen ama çok kalın bir duvar vardı. Ama ikimiz de biliyorduk: O duvar hiçbir zaman gerçekten yıkılmamıştı. “Sanırım buradayız,” dedim. Hepsini yanıma çağırdım. Derin bir nefes aldım. “Ben çok fazla zombi dizisi izledim,” dedim. “Ve eğer yanılmıyorsam zombiler sese geliyor.” Sorin alaycı bir şekilde güldü. “Ciddi misin?” dedi. “O saçma dizilerin gerçek olduğunu mu sanıyorsun?” Sakin kaldım. “İzlediğin animelerden farkı yok,” dedim. “Ama burada işe yarıyor.” Sorin cevap vermedi. Derin bir nefes aldı. Çünkü haklıydım.
