Yine 1991 yılı,ve sonhabarlı bir hava da herkes kendini evine kapatmışken ben yine de bir umut bulup dışarı çıkmıştım.Ama çıktığım anda arkadaşımın yine kafa şişirici sesi beni gerçekten bunaltmıştı.Ardından kuşlara yem veren amca bankta kuşları seyrederek hayatının zevkini bulmuştu .Keşke bende böyle olsam diye iç çektim..sıkıntılarım birbiriyle sıralanmıştı ,büyük sorunlar üstüme binmiş inmek bilmiyordu.Dışarı çok havadardı çok insan yoktu.Yağmur kokusunu çekmişken toprağın doğallığını hissetmiştim.Bu kadar güzel bir hava da insanların kendini eve kapatıp telefona adapte olması saçmalıktı.Anlam veremediğim şekil de artık herkesin telefonlarına hayatını adaması,hedeflerinin sadece telefondan ibaret olması,dışarıda ki hiçbir şeyin farkına varmayıp ,dışarıyla iletişimi kesmesi hayatın sadece bir telefondan ibaret olduğunu gösteriyordu.Ama kimse hayatında ki farklılıklara bakıp olayları geniş düşünmüyordu.Hayatta o kadar farklılık varken bunlar sadece saçma boş şeylerdi.Tabi kimse bunun farkına varmamıştı ....herşeyden çok annemin baskıları git gide üstüme yıkılmıştı.Sınavları geçemessen meslek sahibi olmayı unut dedi."Sınavlar kaybetmek içindir ." bu sözün üstün de çok durdum anlam kazanması gerçekten mantıklı .Düşününce sınavların bu kadar zor yapılması ve o kadar yıllarca uğraşılması gereken bir mesleğe sadece bir kağıt parçası belirtiyorsa hayat gerçekten anlamsız..hele babam daha sıkı bir evebeyn eğitim hayatım boyunca kurslar ders haneler de okudum.Keşke meyvesini de yiyebilseydim .Öyle bir fırsat çok nadir gelirdi ....〃okul arkadaşımın da enerjisi hayatıma katkı olarak çok az oldu.Onun geleceği dersleri çokk iyiydi.Ben ise tembeldim.Bu çok açıktı.Hayatıma giren çok kişi vardı.Ama önüm de çok seçenek yoktu o yüzden hayat arkadaşım olmadı.Asla da olmicak.Bazı erkekler maço olmak için zorla iş yaptırır şiddetin alasını yapar asla bir yere çıkartmazlar.Benim hayatıma giren ise zekası geri de eski saçma ,köylü geleneklerini bilirdi.Neyse ki 1,2 sene önce ayrıldık.Tabii kurtulmak zor oldu.Biri de girdi ki çok romantik çıkmıştı.Hoşuma çok gitmedi ama düşünülmek yine de güzeldir .Sevgi, zaten zamanla bitecek birşey bu yüzden bir ilişki yürümüyorsa uzatmaya gerek yoktur:)bu konu da uzmanlaşmış bir insan olduğum için artık çoğu ilişkiler de artık tecrübeleştim.
2.Bölüm
Yine bir sabah yağmur yağarken alarm sesiyle kalkmam bir oldu.Annem yine bana laf atarken umursamaz olmak daha iyiydi.Düşünün her kursa gidip okulu bitiriyorsunuz,fakat yine lafların en ağırını yiyorsunuz korkunç bir durum.Mutfağa gidip dolabı yavaşça açıp kahve aldım yıkanmış bardaklardan birini alıp sıcak su koydum .O sırada kitabımı açıp bilgisayar başına oturdum.Projemi kafam da pek otutturamadım.Ama en sonun da projeyi bitirdim.Kahvemi döktüm,yudumlarken yine alt katta ki komşumuzun anneme bağırışlarını duydum.Bu kadar tiz ve itici bağıran bi kadına hayatta dayanamam.Güya annem beş çay içmeye gidiyormuş.Hep gidiyor zaten .Sonra aramız da uzun bir konuşma geçti ki zar zor kurtuldum .Hep emrivaki yapıp gidiyordu zaten .Diyince de öyle bir bağırdı ki kurtulmak 1.dünya savaşını atlatmak kadar zordu.Olayları hafiften alan hep annem olurdu.Ama okulu bıraktığımı öğrediğin de aklımın ucundan geçmeyecek şeyler söyledi tabii o sıralar eğlenmek,oyun oynamak, parti yapmak derdindeydik.Hatta bir konuşmamızı söyleyeyim;
-Sınav da sana hangi oyunu oynamak oynarsın diye sormayacaklar kızım!
_Anne biraz rahat ol
-Bu kadar soğuk kanlı olman beni deli ediyor?!
Aramız da hep bu konuşmalar geçti.Okul dan bezdirmediği kalmıştı onu da yaptı zaten .Kimseyle alıp veremediğim yok ama ne bileyim ister istemez anneme kin güdüyorum .Babam bu kadar sıkı ve edebiyat yapan bi adam değil.Annemden daha çok babama değer vermem bu konu da annemi patlatacaktı .Hiç empati yapmadığı için hemen herşeye kızardı.Arkadaşıma gelince rahatına bak derdi.Ama nasıl bakayım ki baskıcı bir ailem var şu dünyaya sadece bir kere geliyorum.Sıkıcı hocalar sürekli nutuk atıp durur.Matematik hocam okul da hep içime dönük olduğumu söylerdi.Aldırış etmezdim tabi ama yine de moralimi bozardı.Lafları ağır basardı ve kalbim de delik açardı.Soru çözemeyince "lgs" sınavındayız gibi baskılardı.Olaylar bu kadar büyütülecekse neden vardı?.. amacı neydi? sorgulayacak çok şey mi vardı? bütün bu sorular aklımda çınlarken bi anda kapı çaldı.Büyük babam gelmiş.yaşlı ve çatlak bir yaşlı olduğu için pek aldırış edilmezdi.Elin de prosuyla beni selamladı.Eski türk tarihin de gibi giyinirdi.Giyimi kuşamına dikkat eden,eli yüzü düzgün,şatafata önem gösteren aile eserlerini ve sadakatlerini dışa yansıtan bi adamdı.Şakaları da cabasıydı.Keşke herkes onun gibi olsaydı.Ama annem gününü gün yapmak için komşular da börek,çörek yer..büyük babam yine sorgulayıcı bir tavırla "annen yok mu?" dedi.Sonra da dur tahmin ediyim yine komşularıyla kimseyi ilgilendirmeyen dedikodular yaptı dimi?:D tabi ki bilmiş bir tavırla gülerek tabi ki dedim.Kimse olayları takmıyorken biz niye takıyorduk.Ama annem için hepsi bir önemli konuydu.Büyükbabam dalavereci kumarcı biriydi milyonlarca dairesi olduğunu söylerdi.Abartma konusun da müthişti .Yine bir akşam gelmişti annem meyve soyup bize veriyordu.O sırada büyük babam yine ortaya bir sohbet attı."Herkes benim ne kadar ünlü bir fabrikatör olduğumu bilir.E sizde biliyorsunuz ki bir sürü binam var bende villa da oturuyorum."
Annem de olaya atıldı gülerek alaycı bir şekil de ;
"Sen küçük bir deliğe ovuğa giremessin güldürme beni dedi.."
Laf atmalara başlamıştı.Moral düşüklüğü ordaysa annem de orda..
3.Bölüm Hayat sanki bir sınav gibiydi.Zorluklar kitap gibi dizilmişti.Sigara yakarken sonbaharın soğukluğuyla donmuştum.Yemek yerken olayların açılışı bir festival açıldı.Babam yine bir site satın aldığını söyledi.Site de ne vardı ki (?) bu kadar değerli ve paha biçilemezdi? abartı üstüen abartı vardı.Annem benden su uzatmamı istedi verdim bozgun bir ifadeyle "kimseden bir daha bişey istemem" dedi.Moral bozukluğuyla ve çökmüş halimle gülüp annem bana yine gönderme yapıyor heralde dedim.Annem de tahminlerin nasıl tutar diye şaşırıp kıkır kıkır güldü.Babam da yine köstebek gibi eşelediği için sınavlar hakkın da soru sordu.Bende artık yetişkin durumuna geldiğimi sınavlara girmeyeceğimi boşuna umut etmemesini dil dökmemesini söyledim.Tabi kızgın ve bozgun bir tavırla komşumuzun kızıyla tanışmamı söylemez mi(?) yemek boğazım da kalıcaktı.Yüreğim ağzıma geldi.O ergen daha hiçbişey bilmeyen bir kızla tanışıp moralimi yerlere indiremezdim.Kuzenim gibi bilmiş, bilmiş davranıp sıkılmamı da sağlıyordu.Annem bitiyordu o başlıyordu.Artık sıkılmıştım......