...A.z'den...
Hayattaki herkesin belli bir yaştan sonra hedefleri olmalı, Hayatları düzen içerisinde olmalı, kendi yaptığı fedakarlık sonucu kazandığı başarı, ün, şöhret, para devamlı ve kademeli olmalıdır. Mesela ben, hayatımda her şeyin planını yapar uygulardım. Sadece ben değil bizim gruptakilerin hepsi öyle yapardı. Ben ninetyone grubunun lideri Azamat Zankayev( A.z), bu hikaye benim, bu hikaye Bir Kazakistanlı grubun hikayesi, bu hikaye fedakarlığın hikayesi...
Sabah Ninetyone'ın evinden;
Sabah sövmeme sebep olacak şekilde başımda öten alarm sayesinde uyandım. Tabi bir uyandıracak menajerimiz bile yok. Fakirlik işte.
Ben düşüncelerimden ayrılıp bizim bu dört salağı uyandırmak için girişim planları yapmaya başladım.
'İlk kimi uyandırsam? 'diye düşünürken gıcıklık olsun diye 'İlk bala'dan başlayayım' dedim. Ne de olsa en küçüğümüz bunu hak ediyor diyerek den bala'nın yanına gittim. Bala'nın yanına varınca yorganını çekip bağırmaya başladım. Tabi bu benim tek bala'yı uyandırma çabaları sırasında hepsi birden uyanmıştı.
Karşımda dört adet sinirli göz ve akabinde üzerime gelen yastıklar gördüğümü hatırlıyorum.
Herkes toplandığında sıra kahvaltı hazırlayacak bir babayiğit bulmaya geldi. Haliyle bende dâhil kimse bunu yapmak istemiyordu.
Biz böyle kavga ederken Bala ortaya bir laf attı "Ya abi! Şu işi insanca sırayla yapsak hani!"
Tabi ben boş durur muyum hemen olaya dahil oldum. "Yavrucuğum siz insanlıktan anlıyor musunuz ki? Ulan kaç kere kahvaltı-bulaşık sırası yaptık hiç biriniz uymadınız. El insaf ya. Azcık acıyın şu liderinize. lütfen!"
Benim ardıma alem lafa atladı. " Ya zaten üç tane kız geliyormuş. Patron söyledi." Zaq ise boş bulundu. "Oha! üç tane kızı ne yapacağız biz?"
Alem " hemen cevaplıyorum. İlk kız, ismini bilmiyorum, menajermiş. İkinci kız ise bizim şirkette bizimle ve diğer arkadaşlarla ilgilenecek ve diğer şirket işlerine bakacak olan sekretermiş. Üçüncü kızda patronun asistanlığını yapacakmış." onu cevapladı.
"Ayaklı gazete mübarek! Sen bunları nereden öğrendin?" şaşkınlıktan Ağzım açık kalmıştı doğal olarak.
Alem" Ohoo! Sosyal medya çalkalanıyor. Bu kızlar efsaneymiş "
"Oh! Beyefendi'ye bak sen. Neyse Sana ceza, geç kahvaltıyı hazırla!" her fırsatı değerlendirmek lazım.
...Selin'den...
Üniversiteden mezun olalı bir sene olmuştu. Keza daha güzelim ülkede de iş bulamadık. Tabiri caizse açız. En son girdiğimiz işte beğenilmiş hatta kimsenin çözemediği olayı bile çözmüştük. Ama serüven kısa sürmüştü. Üçümüz de maaş azlığından dolayı işten çıkmak mecburiyetinde kalmıştık.
Bu gün bir işe başvurmaya gidecektim. Babam arayarak direk oraya gelmemizi söyledi.
Babamın yanına kızlarla gittiğimizde, babam bize bakıp gülümsedi. Yanında bir adam vardı.
"Kızlar, şimdi siz iş arıyorsunuz ya. Bakın. Bu yanımdaki beyefendi de Kazakistan'ın en ünlü şirket sahibinin arkadaşı. Yani benim de bu bir haftada tanıdığım birisi. Kendisi bu gün Kazakistan'a geri dönecek ama sizi de yanında istiyor. Ben ısrar ettim birazcık. O şirkette; Selin, sen şirket işlerinden sorumlu sekreter, Senem, sen patronun asistanı, Selen, sen de Ninety One diye bir grubun menajeri olacaksın. Ev, araba, her şey hazır. Şimdiden hayırlı olsun. Hatta haber bile olmuş olabilirsiniz kızlar benden söylemesi."
Babamın bu uzunca sohbetinden sonra simdi uçaktayız. Bakalım başımıza neler gelecek.
...Selen'den...
Kazakistan'a varmıştık. Şirket'in tuttuğu eve yerleşmek için kolları sıvama zamanıydı.
Ben evde temizlik yapacağım, Selin markete gidecek, Senem de patronun asistanı olduğu için şirkete gidecekti. Yani, yine en zor görev bana kalmıştı.
Kızları evden sepetledikten sonra yorgun argın evdeki işlere giriştim. İlk camları silip, sonra da yer suyu yapıp yerleri sildim. Daha sonra da bizim yatacağımız odalara girişecekken kapı çaldı.
...Alem'den...
Yeni taşındığımız eve yerleştikten sonra yemek için tuz almaya komşuya gittim. Kapıyı çaldığımda genç bir bayan kapıyı açtı. Tam "Sıçtık" diyecekken kız "Buyurun?" dedi. Hiç bozuntuya vermeden "Ihh... Ben tuz istemek için gelmiştim. Karşı komşunuzum."
Kız, "Market diye bir şey var! Buraya geleceğinize iki adım aşağıda market var. Oraya gidip alın!"
"Yalnız iki adım dediğiniz yer taaa nerede. Neyse. Siz beni tanımadınız mı?" dedim şaşırmışçasına.
"Yo. Tanımadım. Tanışıyor muyuz?"
"Hayır" deyip geçiştirdim.
Kız tuzu getirdikten sonra 'iyi günler'
Kız bana tepkisiz bir şekilde bakıp kapıyı suratıma kapattı. İtiraf etmek gerekirse sinir olmuştum. Adımlarımı vura vura yukarı eve çıktım.
Evde üç kişi oturmuş PlayStation oynuyorlardı. Zaq 'in yanına oturup "A.z nerede?"
Zaq benim yüzüme bile bakmadan "Markete gitti. Dolap tam takır. Bu arada menajer gelmiş. Yarın işe başlıyormuş. Tanışmak için yarın saat sekizde toplantı varmış. Yani, yine erkenciyiz."
"Alıştım ben. Boş ver. Bu arada karşı komşuyla tanıştım tuz alırken. Kız çok atarlı. Ve en önemlisi de beni tanımıyor."
Buna müteakip Zaq, Ace ve Bala doğruldu. Ace, "Nasıl tanımıyor, emin misin?"
'Evet' anlamında başımı salladım ve "Tanısa 'Fotoğraf!' diye üstüme atlardı." Omzumu silktim. Umurumda değildi doğrusu "Alt tarafı komşu. 'Merhaba' bile demem."
Benim olay eskimiş bizimkiler yine oyunlarına dönmüştü. Bende kafamı koltuğun kenarına yaslayıp onları izlemeye başladım.
...A.z'den...
Markete reyonları gezerken birine çarptım. Kafamı kaldırdığımda kızın öfke dolu bakışlarıyla karşılaştım. 'Belki beni tanır da, yumuşar' diye bekliyordum.
"Beyefendi, reyonlardan gözünüzü ayırıp, biraz da yola baksanız çok iyi olur!" diye kükredi.
Şaşırmış bir şekilde "Nasıl ya? Siz, beni tanımadınız mı?"
Kız, "Yo! Tanımam mı lazım?"
"Yok! Neyse iyi günler" geçiştirerek ayrıldım.
Eve geldiğimde bizim gruptan dört kişi buradaydı.
Yanlarına oturdum. "Naber beyler?"
Alem "İyi. Sen?"
Aklıma gelen dürtüyle doğruldum.
"Ben markette bir kızla çarpıştım. 'Kız beni tanır da kızmaz' diye beklerken; kız bana bir fırça kaydı bana. Tanımadı abi! Beni, beni! Lideri tanımadı! Neyse ya bir daha görmem zaten."
Kalkmış odama gidecekken, Bala hazırlanmış gidiyordu. Durdurup "Nereye"
Bala, "Patron çağırdı. Bir gidip bakacağım. Kesin yine kızını kakalamak isteyecek. Neyse ya." dedi ve gitti.
...Bala'dan...
Şirkete apar topar gelmiştim. patronun odasına kapıyı çalıp girdiğimde içeride bir tane kız vardı. Beni gördüklerinde konuşmayı böldüler.
Patron, "Hoş geldin Bala! Geç otur. Bak bu asistanım Senem Öztürk. Kendisi Türkiye'den geldi. Neyse, seni niye çağırdım sence?"
"Sanırsam kız meselesi. Yine kızınızı bana mı ayarlayacaksınız?"
Tam cevap alacakken kız lafa girdi.
"Şey, efendim ben gideyim." Patron ona döndü. "Dur kızım, seninle konuşacaklarım var." Sonra bana döndü. "İleride kızıma aşık olacaksın. Bunu o kafana sok Çık şimdi Bala." 'Peki' deyip çıktım. Kapının önünde bekledim.
Bu konu konuşulacak. Yoksa ben patron katili olacaktım.
...Senem'den...
O çocuk odadan çıktıktan sonra patron, "Evet, seni bir şey için ama önemli bir şey için görevlendireceğim. Şimdi bu Bala'yı yani tanıştırdığım kişiyi, benim kızıma ayarlayacaksın. Kabul mü? Bak sana çok güvendim." Biraz duraksadıktan sonra patron yine lafa girdi. "Eee, kabul mü?"
Güçlükle kafamı salladım. "E-evet! Tabi."
Patron, "Tamam. Yarın erkenden grupla tanışma toplantısı var. Bu arada, menajerin işi zor. Grup pek yenilere alışamaz. Haberin olsun. Şimdi çıkabilirsin."
"İyi günler efendim " deyip çıktım.
...Selen'den...
Temizlik ve yemek işini bitirmiş dinlenirken kapı açıldı. kimin geldiğine bakmak için o tarafa döndüğümde selin elindeki poşetlerle içeri girdi. Poşetleri mutfağa bırakıp benim yanıma oturdu. "Nasıl geçti günün? "
"Sorma ya yorucuydu bu arada saat sekizde toplantı varmış grupla tanışılacakmış, Ee sen ne yaptın?"
" Bildiğin Alışveriş " muhabbetin belini kırmış devam ederken kapı açıldı o tarafa döndüğümüzde Senem'in olduğunu gördüm. " hoş geldin" gelmesini bekledim. Yanımıza geldi.
" Hoş bulduk " kendini koltuğa attı.
Düşünceli olduğunu gördüğümde dururmuyum hemen sordum. "Hayırdır bir sorun mu var?"
Senem "Ya patron ilk günden öyle görev verdi ki yapamam diyemedim ama vicdanım rahat değil"
Selin "Ne göreviymiş o?"
Senem" Gruptan biriyle tanıştırdı beni, adı Bala, onunla ilgilenmemi kızını ona aşık etmemi yani kızıyla onun arasını yapmamı istedi. Bende bir şey diyemedim. Birden kabul ettim ama bu iş bana göre değil, nasıl yapacağım ben o işi "
Selin "Bilmiyorum ama çocuğun gönlü yoksa işin zor "
Senem "Yok, yani yok gibi of neyse siz ne yaptınız? Bu arada yarın toplantı varmış patron söyledi. selen senin işin zormuş grupta pek yeniler sevilmezmiş. Neyse acıktım yemek yiyelim " Yorgunluktan öldüğümüz için Yemek yiyip biraz da oturduktan sonra yattık.
Sabah olduğunda kalkıp üzerime dar paça pantolon onun üzerine ceket tunik takımı, dolgu topuk giyip aşağı indiğimde herkes hazırdı. Sıra Şirket'e gitmekteydi. Üçümüzde stresli olsak da kimse bunu belli etmiyordu. Son bir kez Bir şey unutup unutmadığımıza bakıp şirketin yolunu tutuk.
Şirket'e geldiğimizde toplantı odasının kapısını çaldık. İçeri girdiğimizde grup ve patron oradaydı.
Patron "Hoş geldiniz kızlar tanıştırayım Ninety One "sağ baştan ve parmakla göstererek isimlerini saymaya başladı.
" Alem, Zaq, A.z, ace, bala" Tanıttıktan sonra bize döndü.
"Şimdide sizi tanıyalım."
"Merhaba ben Selin Öztürk 23 yaşındayım. sekreterinizim. Şirketle ilgili her türlü iş benden sorulur. Sizinle tanıştığıma memnun oldum."
Patron "Senin bir görevin daha var A.z'in beste yapmasına yardım edeceksin menajerden isteyecektim ama o yoğun olacağı için istemedim.
evet sırada ki "
"Merhaba ben Senem öztürk 19 yaşındayım. patronun asistanıyım. tanıştığıma memnun oldum.
Patron " Teşekkürler görevini unutma. Sırada ki "
"Merhaba ben Selen Aras 23 yaşındayım. Sizin yani gurubun menajeriyim. Tanıştığıma memnun oldum.
Patron "Evet siz kaynaşın, menajer sen Ninety one'la özel evine giderek konuş hem bir yaşam alanlarını gör çünkü artık düzen sende "
"Peki sağ olun"
Patron çıktıktan sonra ben grupla evlerine gitmek için şirketten ayrıldım.
...A.z'den...
Eve geldiğimizde kıza evi gezdirdikten sonra oturduk. Biraz sesiz kaldıktan sonra sessizliği alem bozdu.
"Demek sen menajersin, nasıl yapmayı düşünüyorsun? çünkü her gelen menajer bizi tanır ama sen tanımıyorsun üstelik komşumuzsun" sinirlenmişti.
"Bu kız beyler, beni tanımayan kız bu!"
A.z "Bunun arkadaşı da beni tanımadı selin midir nedir, o kız "
Bala dayanamayıp araya girdi.
"Ya yavaş yavaş tanır varmayın kızın üzerine "
Alem Bala'yı umursamayıp bana döndü. "Neyse planları verelim sonra tanıtalım kendimizi ve işini bitirdikten sonra da defolsun gitsin."
A.z "Tamam. ben A.z lider, rapçi ve besteciyim.
" Ben bala grubun maknaesi ayrı zamanda vokalistiyim"
"Ben ace gurubun vokalisti ve dansçısıyım."
"Ben Zaq grubun koreograficisi, dansçısı bestecisiyim"
"Ben alem bana bulaşma sert yapılıyımdır, grubun vokalistiyim. Bir şey merak ediyorum siz bu kadar çok neden tanınıyorsunuz?"
"Bir yerde çalışırken çok iyi bir işi aldık o yüzden "
Alem şaşkın bir o kadarda dalgacı bir ses tonuyla cevap verdi.
"Vay vay bakalım daha neler öğreneceğiz. Neyse biran önce işini yap ve git."
" Dur bir alem daha konuşuyoruz. "
Kıza planların bulunduğu bir dosya ve evin anahtarlarını uzattım.
" Bak selenciğim, al bu dosyayı ve anahtarları dosyada planlar yazıyor saat sekizde bu anahtarlarla içeri girip bizi uyandırmadan kahvaltı hazırlanacak sonra ise bizi uyandıracaksın tamam mı."
"Tamam."
"Numaralarınızı bütün gruba ver ki biz size ulaşabilelim"
Selen hiç bir şey demeden bize sırayla numaraları verdi. Numaraları kayıt ettik.
"Al bu kağıtta da bizim numaralar var arkadaşlarında sen de kaydet. Sorun yoksa bugünkü planı söyle bakalım."
"Sorun yok. Planınız saat 14.00'da dans pratiği yapılacak gerisi boş.
Alem sevinçli bir şekilde ellerini çırptı.
" Süper en azından bu gün rahatız bütün gün burada olmana gerek yok o zaman danstan dönmeden gitmiş ol"
Ben meraklı ve şaşkın bir şekilde alem'e döndüm.
"Sen niye böylesin bu kıza karşı?"
"Bir menajer parçasına nasıl olabilirim ki ayaklarına kırmızı halı mı sereyim"
" İyi de daha yeni gelmiş kız böyle yapma gayet de iyi bir kıza benziyor "
"Ya tamam susun kavga çıkmasın neyse siz provaya gidebilirsiniz bende evi toplamaya başlayayım"
Alem" İşin o zaten. neyse biz gittik."
...Selen'den...
Grup evden gittikten sonra evi toplayıp koltuğa oturdum. Sadece üç saatlik uykuyla duruyordum ve çok yorgundum.
...Alem'den...
Dans provasından sonra eve gelmiştik. hepimiz çok yorgunduk. Salona girmeden üzerimi değiştirip yine her zaman ki gibi ilk içeri ben girdim. Lambayı yakıp oturacağım sırada menajeri uyumuş bir şekilde buldum.
" Daha bu gün kızdım ne hakla böyle davranır" tam uyandıracağım sırada A.z ve diğer grup üyeleri geldi.
Ben bu durumu fırsat bilip gruba döndüm. "Bu ne ya iş zamanı uyunur mu şunu kaldırayım da gitsin evde uyusun"
A.z sesiz bir şekilde "Hayır saçmalama yorulmuş kız bırak uyusun "
"Ne kadar meleksiniz." kızın boş kalan yerine oturdum. Herkes kendine bir uğraş alanı bulmuştu. Hava soğuk olduğu için çok sıkı giyinmiştik. biraz daha oturduktan sonra herkes ayaklanmaya başladı.
En son ayakta kalan a.z ve bendim. Tam a.z gidecekken ben hemen lafa girdim. "Bu kız ne olacak? bizde kaldı uyandıralım gitsin evine "
A.z "Saçmalama üzerini ört, kalsın" Hırkamı üzerimden çıkarıp örttüm. Hiç gidip yorgan alamam, ışığı da kapatıp odama gittim.
... İyi Okumalarrr...