İçeriğe geç

Bir Katilin Kızı

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Bir Katilin Kızı

Bölüm 10

BİR KATİLİN KIZI

•••

"Abi inanabiliyor musun? Çocukluk arkadaşımı buldum!"

Kapıdan girer girmez söylediğim sözlerle Gamze'nin gözleri büyüdü ve heyecan çığlık attı.

Tek arkadaşıma yalan söylüyordum ama bunu belli edemezdim çünkü bir katildim ve bunu öğrenirse tek arkadaşımı da kaybetmekten korkuyordum.

Birlikte içeri geçtikten sonra kesinlikle sorar dediğim soruyu sordu.

"Gerçekten mi? Adı ne!?"

"Miraç."

"Kaç yaşındaymış? Nasıl biri? Mesleği ne? Boyu kaç? Yakışıklı mı? Kasları var mı?"

Soluksuz bir şekilde sorduğu sorular üzerine hafifçe güldüm.

"Kızım bir dur! Daha yan yana bile gelmedik. Belki çocukluğundan bu yana değişti? Bilmiyorum henüz."

"Ay çok heyecanlandım sanırım! Pardon aşkım."

Diyip güldü. Bende ona katıldım. Yanağından ufak bir makas aldım.

"Peki nasıl karşılaştınız yeniden?"

Şimdi nasıl bir hikaye uyduracaktım?

"Bir anonim bana yazdı. Başta çocukluğumdan bahsetti. Beni nereden tanıdığını sorduğumda eski bir arkadaşım olduğunu söyledi.

Daha sonra benimle konuşmaya çalıştı ama kim olduğunu bilmeden yüz vermeyeceğimi söyleyince bana ilk okuldaki Miraç olduğunu söyledi."

Karşımda bağdaş kurmuş heyecanlı heyecanlı beni dinliyordu.

"Eee sonraaa"

"Sonra konuşmaya başladık ve buluşmaya karar verdik ama o biraz uzak bı yerde yaşıyor o yüzden ben onun yanına gidicem ve büyük ihtimalle bı süre burda olamayacağım."

Yüzü biraz düşmüştü

"Yaaa ne zaman geri döneceksin peki?"

"Bilmiyorum ki. Ne zaman kafam eserse o zaman gelirim belki 1 hafta beli 1 ay bilemem"

"Nerde yaşıyormuş?"

Poyraz görevin İstanbul'da olacağını söylemişti.

"İstanbul."

"Nee, İstanbul mu!? Orası çok uzak."

"Ama olsuuuun onu gormek istiyorum. Biliyosun ki pek fazla arkadaşım yok. Belki yeni arkadaşlıklar kazanırım"

"Haklısın ama ben sensiz ne yapacağım?"

"Geldiğimde bol bol seninle vakit geçiririm olmaz mı?"

Kocaman gülümseyerek"Peki o zamannn. Ne zaman çıkıcaksin yola?"

"Emin değilim 1-2 güne çıkarım diye düşünüyorum."

"O ZAMAN BUGÜN BİZDE KALIYORSUN!"

"OLUUUR"

Heyecanla oturduğu yerden kalktı ve şarkı açtı

O gece bol bol dans ettik, dedikodu yaptık ve eğlendik yorgun bedenlerimizle koltuklarda uyuyakaldığımızda saat gece 2 olmuştu bile.

...

Sabah mutfaktaki seslerle birlikte kalktım.

"Sahraaa!" Diyerek odaya girdiği zaman yatakta doğruluyordum.

"Yanına 10 kez geldim kızım. Sende de ne uyku varmış."

"Saat kaç?"

"12'ye geliyor du en son "

"İyi uyumuşum desene."

Diyerek gülüştük.

"Kahvaltı hazır hadi kalk"

"Geliyoruuum." Diyerek önce lavaboya girdim, yüzümü yıkadım ve saçlarımı bağlandıktan sonra masaya oturdum.

"Oooo Gamze hanım bunları siz mi hazırladınız (!)?"

"Tabii kiii! Ne sandın(!)"

Bı süre sessizlikten sonra sessizliği bozan Gamze oldu.

"İlk okulda tek arkadaşın Miraç mıydı?"

İstemsizce derin bı nefes aldım.

"Hayır ilk zamanlar bir sürü arkadaşım vardı. Neredeyse tüm sınıfla arkadaştım ve hepsiyle çok yakındık. Ama ailem...

Hapise atıldıktan sonra sınıftakilerin bana olan davranışları değişti.

Beni dışlayıp oyuna katmadilar, konuşmadılar.

O zamanlar tek yanımda kalan arkadaşım Mirac'dı. İlkokul ve ortaokulun yarısını birlikte okuduk ama babasının işlerinden dolayı 6. Sınıftayken taşındılar ve bir daha görüşemedik.

Gerisini biliyosun zaten."

Çayından kısa bı yudum aldı.

"Sahra senin için endişeleniyorum. Sanki kötü şeyler olacakmış gibi hissediyorum... Gitmesen olmaz mı?"

"Gamze hiç birşey olmayacak. Sağ salim gelicem ve geldiğim anda ilk sana kosucam"

"Yine de kötü şeyler hissediyorum ama yine de gitmelisin. Bu senin için iyi olacaktır"

"Canım arkadaşım beee" diyerek kocaman sarıldım.

...

Bavuluma neler koymalıyım ki?

Bir sürü kıyafet koydum, tarak ve makyaj malzemeleri koydum, çorap ve yedek bir ayakkabı koydum...

Galiba herşeyim tamamdı.

Poyraz'a haber vermek için aradım.

"Alo."

"Efendim?"

"Ben hazırım. Ne zaman gidicez?"

"Bu akşam çıkmayı düşünüyorum senin için bı sorun var mı?"

"Yok."

"Pekala, o zaman akşam çıkacağız."

"Tamam." Diyerek yüzüne kapattıktan sonra onu kudurttuğumu düşünerek gülümsedim.

Birkaç defa daha aramıştı. Delirdiği belli oluyordu. Oh! Canıma değsin. Az bile oldu o egoist 'operasyon yöneticisi'ne.

Sinsilikle gülüp telefonu yine açmadım. Umarım sinirden patlar diye geçirdim içimden.

Belli bir süre böyle onun arayıp benim gıcıklığına açmamamla devam etti. Daha sonra dayanamayıp telefonu açtım çünkü ısrarla arıyordu.

"Şükür kızım! Neredesin sen? Kaç defa aradım. Meraktan öldüm burada!"

"Nefes al nefes."

"Neden açmadın? Söyle artık! Geberiyorum burada!"

"Gıcıklık."

Diyip sırıttım.

"Gerçekten mi? Şaka mı yapıyosun sen! İki saat ölecektim!! Bu kadar..."

Devamını dinlemedim.

"Ee sen ne diyecektin?"

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.