İçeriğe geç

Bir karadeniz kasırgası

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Bir karadeniz kasırgası

Bölüm 1

Küçüklük portresi

Van varmış kan yokmuş günlerden bir gün

2003 mayıs 05

Karadenizi isi tüm ortamı kaplamış geceler ıssız gökyüzüne dayanmış çanlar çalınmıştı

. Emre ise Karadeniz bölgesinin trabzon şehrinde oturuyordu. Emre küçüklüğünden beri içerinde asker olma hayali ile gülümsedi gökyüzüne. Annesi emreyi çağırdı " Emre! Hayde yemek vakti" Emre dalgın bakışlarını gökyüzünden ayırdı " Anne ney var yemekte?" Annesi bıkkın bi bakış attı " ne yaptıysam o" Emre sessizce içeri girdi. Annesi onun kardeşini emreden daha fazla severlerdi Emre çok sesiz ve içine kapanık bir çocuktu kardeşi ise özgüvenli dediğini yaptırmakta azimliydi. Sıra kardeşini çağırmaya gelmişti " canım oğluşum hayde sende ye sen yemezsen benum boğazımdan geçmez haybe." Emre buruk bir gülümsemeyle baktı annesi ve kardeşine.kenfisi hayatı boyunca böyle çağırılmamıştı ama Emre kendine yeter.

2003 haziran 03

Öğlen saat bi ağrı ile kalktı safiye. Anlatılmayacak kadar yoğun bi ağrıydı bu ağrı anlatılmaz yaşanırdı. Anladıki artık 2. Çocuğu umay asya hayata yeni bi serüven ile geliyordu. Ama en çok üzüldüğüm şey umayın babası abisi 3 aylıkken evi terk etmişti. Ama umay anlar. Safiye daha çok dayanamayıp bayılmıştı oğlu barlas akıllı bi çocuktu annesinin telefonundan 122'yi aradı. " Alo 122 acil servis?" Telefonu açan kadın endişeli bi ses tonu ile konuşuyordu. " Alo abla ben barlas annem kardeşimi doğruyu acil gelirmisiniz!". Çocuk sesi duyan kadın şaşırmıştım. Önce sendeledi ama sonradan acil ekibe haber verdi.

2 ay sonra

Emre yeni doğan kız komşusunu görmek için sabırsızlanıyordu. Kalbi küt küt atmaya başladı kardeşi her zamanki gibi annesiyle hazırlanıyordu Emre ise tek başına. Emre etrafına baktı ve eline geçen saç tarak ve fön makinesini aldı ve aynaya gülerek baktı. Tarağı saçlarının önüne doladı ve fön makinesini prize taktı. Fön makinesini saçlarına tuttu ve 15 dakika bekletip geri kapattı fön makinesini. Saçlarına annesinin kendisine almış olduğu saç sabitleyicisini sıktı ve babasının işe giderken taktığı kravatı taktı. Parfüm sıktı ve aynaya son kez baktı aynadan kendine öpücük attı " çok yakışıklı oldum ula" kapıya yöneldi ve önünde beliren kardeşine umursamaz bi bakış attı " önümden çekil " umursamadı kardeşi emir daha çokönüne yöneldi Emre son derece patlama noktasındaydı yaptığı en küçük bir hareket onun yere yapışmasına neden olabilirdi. Ve bu noktayı çoktan aşmıştı. Emre elini emirin ağzının ortasına doğru yükselen ve yankılanacak bir güçte vurdu. Emir yere kapakları ama sesini çıkarmadı. Emre ona son kez tekme atıp ordan ayrıldı ve ayakkabılarını giydi son derece sakindi. Ayakkabılarını giydi ve yavaş yavaş komşularının evlerine yürümeye başladı. Yoldan bi tane küçük papatya kopardı ve yanına lavanta ekledi artık elinde küçük bir çiçek buketi vardı. Kapıyı nazik bi şekilde çaldı sonra ise küçük buketi kapıyı açan safiyeye uzattı. " sağolasın küçük adam ula niye boşuna zahmet ettun sen zaten bize bi hediyesin" gülümsedi Emre " ne demek safiye teyze böyle şeylerun aramızda lafimi olur" küçük olmasına rağmen zekiydi Emre. Aradan 1 iki saat geçmediki emre'lerin evinden bi bağırma sesi geldi Emre o yöne doğru baktı. Bu ses kardeşinin sesiydi ve ağla ve bağırma duygularıyla karışıktı. Safiye sorgulayan gözlerle baktı. Dışarıdan gelen ses yükseldi ve yakınlaştı. Emirin elleri kanlarla çıkmıştı dışarıya beyaz ve hayvanlarla dolu olan atleti kanlarla dolmuştu altına giymiş olduğu zıbın bebek bezini gösteriyordu. Emir daha fazla dayanamadı abisinin yanına gitti " Abi! Ne oluy yaydım et ayyem!" Dedi yani normal bi insana göre çevirisi =abi! Ne olur yardım et annem!= sesindeki korku etrafı sarmıştı Emre sorgular gözlerle baktı kardeşine " Ne oldu anneme!?" Dedi. Emire inanmadı yalanda söylüyo olabilirdi araya safiye kaynadı."ula gaybana uşak söylesene ne olmuş anana??" Emre ise hak veren bi kafa sallamasıyla yetindi. Ardından atladı Emir " Annem! Yerde" nefes nefese kalmıştı. " yatıyordu..Ben.. yanında..değildim.." emrenin gözleri büyüdü. safiye elini ağzına götürdü ve koşar adımlarla safiyenin yanına gitti. Emrenin acı dolu feryatları hava süzüldü "Anne!"

Bir gün sonra

Annesi yoktu artık emrenin ve emirin. ve emreyi en çok üzen şey ise annesi ona sarılmadan ölmüştü. Şuan morgun önünde annesinin cansız bedeninin yıkanmasını bekliyorlardı. Emrenin aklına annesinin yanında yaşadığı anılar geldi tüm time çay ısmarlaması. Ve evet Emre ve Emir artık bi şehit çocuğu idi. Safiye kenarda iki öksüz kalan çocuğun göz yaşlarının akışına baktı ve artık bu iki çocuğu yetimhaneye verecekti çünkü kendi maddi geliri yoktu zaten 2 çocuğu vardı Umay Asya ve Barlas Turgay kardeşi daha 2 aylıktı kendisi ise 5 barlas ve emrenin arasında ise 1 yaş vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.