
Ormandan hızlı bir şekilde uzaklaşarak yolumuza Kayra'sız bir şekilde devam ettik. Yol Bitmiyordu,sanki sonsuzluğa gelmişiz gibiydi,hava iyice kararmaya başladı ve biz hâla ormandan çıkmamıştık,bir yol bulduk belki orası çıkıştır diye ilerledik ancak tam karşımızda bir ev vardı,aslında ev değil orta büyüklükte bir kulübe tarzı evdi. Bir umutla hava karardığı için oraya gitmeye karar verdik,belki bize yardım edecek biri vardır? Ege Kapıyı Tıklattı ve içeriden bir adam çıktı, bize "sizde kimsiniz cocuklar.. Bu saate burada ne işiniz var" dedi. Bizde yaşadığımız olayı hızlıca anlattık, anlattıktan sonra bizi içeriye aldı ve ismimizi sordu, teker teker ismimizi söyledik onunda ismi Göktürk'müş. Göktürk'e neden bu ormanda kalıyorsun dedik oda bize "bu doğal Hayat benim yaşama kaynağım gençler" dedi ardından ise "bu arada yolunuzumu kaybettiniz? Bu yol ormandan çıkış yoluna çok uzak" dedi, bizde evet kaybolduk büyük ihtimalle dedik, adam burda kalabileceğimizi söyledi bizde düşünmeden olur dedik çünkü yorgun ve halsiz bir durumdaydık. Adam yatacağımız yerleri gösterdi,yataklara geçtik ve geçer geçmez uyuduk. Sabah olduktan sonra bir tüfek sesiyle uyandık,hatta uyandım.. Diğerleri hâla uyuyordu, ben aşağı inip baktığımda Göktürkün hayvan avladığını gördüm ve yanına gittim, korkuttu isem özür dilerim genç dedi bana, bende "sorun yok göktürk, uyanmam iyi oldu gitme vaktimiz geldi dedim" Göktürk de öyle ise ben size yolu gösteririm arabam arkada küçük garajda dedi. Diğerlerini uyandırdım ve olayı anlattım, pırımızı pırtımızı toplayarak Göktürk'ün Arabasına bindik.. Tam gidiyordukki önümüzü bir adam kesti ve burada ne işiniz var dedi, Göktürk ise"ben arkada yaşıyorum tek başıma, bu gençlerde kaybolmuş çıkışa götürüyorum"dedi, adam ise "haha ben öyle olduğunu düşünmüyorum" diyerek silahını çıkarttı, çok saçma bir andı, Göktürk gaza basarak uzaklaştı.. İçimizi korku sarmıştı ancak Göktürk direk şunu söyledi "unutmuşum gençler.. Bu ıssız yerde böyle bir kaç tane mağarada yaşayan deli var,geceleri onların seslerini çok duyuyorum, hatta bir ara kapıma kadar gelmişlerdi, siz bu gece şanslıydınız" diyerek güldü.. Hızlı bir şekilde çıkışa giderken (daha çok vardı..) arabanın lastiği patlayı verdi Göktürk hakimiyetini kaybederek ilerideki ağaca hızlıca çarptık... Bizde birşey yoktu,ancak... Göktürk ve ozan önde oldukları için yara almışlardı.. Göktürk ağacın olduğu bölgedeydi çok hasar almıştı.. Ozan ise sadece kafasını arabanın camına çarpmıştı, Ozan yaşıyordu.. Ancak Göktürk'ü ne kadar uyandırmaya çalışsakta uyanmadı.. Adam bizim yüzümüzden ölmüştü resmen....
