İkisi önden yürüyordu. El eleydiler. Muhtemelen aşk hayatlarına yeni güzel anlar katıyorlardı. Onların bu tatlı anlarını bozmak istemediğim için arkalarından geliyordum. Acaba bir gün ben de böyle şeyler yaşayacak mıydım? Hiçbir zaman aşka inanmamıştım ama onları gördükçe içimde bir yerlerden acaba? sorusu yükseliyordu. Acaba aşk dedikleri şey, üzerine binlerce şarkı söylenen, binlerce kitap yazılan, binlerce senaryo düzenlenen duygu karmaşası gerçek miydi?
Düşünmeye başladım, beni heyecanlandıran, kalbimi tekleten bir erkek var mıydı hayatımda?
Kaya vardı ama o beni rezil ederek kalbimi tekletiyordu.
Ahmet abi vardı. Ölmeden önce abimin en yakın arkadaşıydı. Şimdi ise sadece komşumuzdu.
Eren vardı. Çocukluk arkadaşım. Beni her zaman güldürmeyi başaran ama o sadece arkadaşımdı. Sonra aklıma o geldi. Mavilerine tutsak olduğum adam,Savaş. Onu henüz tanımama rağmen beni heyecanlandıran bir yanı vardı onda. Belki de bu ilk görüşte aşk dedikleri şeydi?
"Nefes! Hızlan biraz. Çok yavaş yürüyorsun." Ben o kadar dalmıştım ki, aramız açılmıştı.
"Tamam, geliyorum!" Koşmaya başladım.
Yanlarına ulaştığımda aklıma Tuğçe geldi. Ona söz vermiştim. Saat 20.35'ti 25 dakika vardı.
"Benim bir yere uğramam gerek." Tek gitmek istemiyordum. Burası tekin bir yer gibi durmuyordu.
"Sizde benimle gelseniz?" İkisi de boş boş bana bakıyorlardı. İlk konuşan Hilal olmuştu.
"Nefes, fazla korkaksın. Üzgünüm ama bugün olmaz." Bozuntuya vermeden Kaya'ya döndüm.
"Aslında biz bugün ikimiz lunaparka gidecektik. Kaya bana söz vermişti." Dedi Hilal
İkimiz... Bir üçüncü kişiye gerek yoktu. İkisi yeterdi. Ben fazlalıktım.
Aslında alınmamam gerekti çünkü onlar sevgililerdi haklarıydı bu. Ama ister istemez üzülmüştüm.
"Peki ama bir dahakine birlikte gidelim 'üçümüz'."
...................................................
Şu lanet marketi bir türlü bulamamıştım. Navigasyon karşıyı göstermesine rağmen karşıda boş bir arazi vardı. Navigasyonu güncelleyip yeni bir market arayışına çıkmıştım.
Zamanım oldukça azalmıştı. Koşmaya başladım. 7 dakika sonra az ilerideki market ışıkları görünmüştü. Tabiki yanına vardığımda kapanmış olduğunu gördüm. Oldukça şanslıydım. Aklıma yeni
Gelen fikire lanet ettim. Az daha önce gelemez miydi? Yarın alacaktım. Navigasyondan eve en yakın olan yoldan gitmeye başladım. Ama bu yolda çok fazla ara sokakta vardı. Oldukça korkuyordum. Hilal'e saydırarak yürüyordum. Başka bir gün gidemezler miydi yani?
...................................................
Arkamda bir kıpırtı vardı, başımı çevirmeye korkuyordum. Kendimi cesaretlendirip döndüğüm de arkamdaki iki adamı gördüm. İkiside çok korkunçtu.Tam hareketleniyordum ki boğazımda bir acı hissettim ve en son gördüğüm siyah bir minibüstü.
