İçeriğe geç

Bir İtalya Aşkı

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Bir İtalya Aşkı

Bölüm 1

1. Bölüm Yolculuk

Bolca yorum ve oy canlarım .

Selam ben Ada, 17 yaşındaki Ada Akça . Bugün Antalyaya bir haftalığına tatile gidiyorduk. ''Adaa hadi gidiyoruz beş dakikaya çıkmazsan geç kalıcağız '' evet bu duyduğunuz ses annemin sesi .

Ada çıkmazsak evde tek kalıcağız bir an önce çıkalım.

Tamam içses tamam çıkıyorum .

''Geldimm hadi çıkalım ''dedim . Arabaya valizleri yükledikten sonra yola çıktık . Telefonumdan navigasyonu açtım. Ankara'dan Antalyaya yaklaşık altı saat gösteriyordu. Çantamdan kulaklığımı aldım ve elimle rastgele bir şarkı açtım ...

(Üç saat sonra Muğla Merkez ...)

Gözlerimi biraz da olsa zorlukla açtım ve Muğla'ya gelmiştik . Karnım resmen açlıktan oynuyordu. ''Anne daha ne kadar yolumuz var ? Ve ne zaman yemek yiyeceğiz '' dedim .

'' Az kaldı iki buçuk saat falan var varmamıza baban sandiviç tarzı şeyler almaya gitti gelir birazdan '' dedi .

Az kaldı dediği iki buçuk saat Ada farkındasın değilmi ?

Sus artık içses yalvarırım sus . Bu benim susmayan ve susmak bilmeyen içsesim

Tekrar uyumaya çalıştım ama bir türlü uyuyamıyordum . İçimde garip bir his vardı , bu hissi çözemiyordum . Yolu izlemeye çalıştım ... İki buçuk saat sonunda nihayet Antalyaya gelebilmiştik . Babam navigasyondan otelin konumunu söylene söylene açmaya çalışıyordu.

'' Şu navigasyonda beş saat getireceği yere altı saatte getiriyor ,yok sağa dön yok sola dön kavşaktan çıkın hafif sağa off bune ya bıktım '' diye diye otele vardık . Annem ve ben valizleri çıkarmaya çalışırken ,babamda işlemleri halletmeye çalışıyordu. Valizleri görevliye verdikten sonra içeriye adım attık. Otel çok kocaman içerisi ışıl ışıl parlıyordu . Dev avizeler , her yerde aynalar , çeşit çeşit yemek kokuları ...

Biz kaydımızı yaptırmaya çalışırken bir aile daha geldi . Turist olarak gelmişlerdi. Çocuğun annesi bana gülümsedi ve oğlu ile beraber koltuğa geçtiler . ''Anne ben kids cluba geçiyorum , çocuklar ile oynuyacağım '' diyerek Kids cluba geçeceğim 'sırada göz ucuyla turist gelen aileye kısaca bir baktım .

Annesi oğluna birşeyler söylemeye başladı. Çocuk kafasını sallayarak küçük kardeşini alıp , Kids cluba doğru yürümeye başladılar .

'' Pa pardon şey Kids cluba çocuklar ile oynamak için girebilir miyim acaba ? '' önüme çıkan bir görevliye bunu dedim.

'' Tabi buradan sola döndüğünüzde ikinci kapı '' kadının söylediği konumlara uyup hemen kısa cluba geçmiştim . O da kardeşi ile buradaydı . Sonra küçük çocuklardan bir tanesi havuza doğru ilerliyordu .

'' Çocuğu tut yoksa düşecek '' dedi bana hemen çoçuğu tuttum ve rahatça havuza girmesine yardımcı oldum .

İtalyan olmalıydılar .İtalyanca' ya ilgim vardı ve böyle birşey olması çok iyi olmuştu. Belki de kayanşırdık . Çocuk teşekkür etti . Bende birşey değil anlamında gülümsedim . Oda benim gülümsememe gülümsedi . Arkadaş olabilirdim aslında . Böyle can sıkkınlığından iyidir diye düşünerek adını sordum .

'' selam ismin nedir ? '' İtalyanca sordum tabiki. Ama bende nasıl sordum sanki beş yaşındaki çocuklar gibi neyse ..

'' Riccardo senin ismin ?''dedi sesi çok garip verici bir güzelliğe sahipti .

Riccardonun annesi gelip çocuğa bir şeyler söyleyip kardeşini alıp yemek bölümüne gittiler .

Riccardo '' Annem kardeşimi yemek bölümüne götürecekmiş . Yürümek ister misin ? '' diye sordu . Utangaç gibiydi bunu teklif ettiği için ama bir taraftan da benimle arkadaş olmak istiyor gibiydi .

Olur anlamında başını salladım . Ve yürümeye başladık . Otelin bahçesinde yürümeye başladık. ikimizin de ağzı çıkmıyordu . Sonra ben ağzımı açtım .

'' Kaç yaşındasın ,neler yapıyorsun ''diyerek konuşmaya ben başladım. Önce küçük bir kahkaha atarak '' 20 yaşındayım ve gitar çalıyorum sen ?''dedi.

''Ben ben 17 yaşındayım ,portre yapıyorum . Hiç söz yazdıp çaldın mı? '' dedim .

'' Sayamıyacağın kadar çok fazla ''dedi

Konuşmayı çok fazla uzatmadan kestik . Yaz akşamı olmasına rağmen , hava çok çabuk kararmıştı.Konuşmayı daha fazla uzatmamış , otel odalarımıza dönmüştük. Karnım hafiften gurulduyordu .

''Baba yemek saati ne zaman ? '' diye sordum . Babam bir iki saniye baktıktan sonra ''Yemek saati çoktan geçti ama istrsen otel odasına birşeyler söyleyebiliriz '' dedi ve telefona doğru yöneldi . '' Vazgeçtim boşver şuradaki suyu içer yatarım uykum var zaten'' diyerek suyu içtim. Babam sabır çekerek annemin yanına balkona gitti . Bende dirkt yatağa yatmıştım ...

Ada'nın kabus Gecesi

Hava yağmurlu , bulutlar ağlıyor. Her yerde bir çığlık sesi ve ben. Ben toprağın üstüne oturmuş , bu ağlayan bulutun göz yaşlarının dinmesini bekliyordum. Bacağımı karnıma kadar çekmiş,bu fırtınalı havanın mutlu olmasını diliyordum içiden . Hayat bizim kaderimizdi . Nereye gidersek bir gölge gibi peşimizden geliyordu . Çünkü işi buydu. Bazıları tatlı prenses hayatı yaşarken , bazıları ise lanetlenip kaderine mahkum oluyordu . Benim kaderim ise belirsidi. Benim belli bir geçmişim veya kaderim yoktu . Ben muhtemelen hayatın lanetlenen prensesiydim. Göğüsüme kadar çektiğim dizlerimi , dizlerimden çektim ve ayağa kalktım . Bulut bu sefer ağlamıyordu, kanıyordu . Her yer kan gölü olmuştu . Lanetlenenerin gözünden kan akıyordu , lanetlenmeyen tatlı prensesler ise kırmızı bir çiçeğe dönüşüyordu ...

Nefes nefese kalktığımda çok kötü bir kabus ile uyanmıştım . Lavaboya gittim ve elimi yüzümü yıkadım . Saçma sapan bir kabus görmüştüm. Rüyalarım genelde birşey mesaj ifade ediyordu . Gün geçmeden olayı oluyordu . Peki bu rüyanın mesajı neydi? Saate baktığımda 6.45 'ti . Birdaha uyumamın mümkünatı yoktu . Balkona çıktım ve öylece manzarayı izlemeye çalıştım .Yıldızlar çok parlaktı . Belkide onlarda karanlığın lanetli prensesleriydi.Sabah gözümü boynumu tutarak açmıştım . Dün burada uyumuş olmalıydım . Annem ile babam hâlâ daha uyuyorlardı .Kahvaltı için indim ama saat erken olduğu için sevisleri açmamışardı . Bahçeye doğru yöneldim . Riccardo... oradaydı ve çiçek topluyordu. Yerimde durdum ve onu izlemeye başladım . Yaptığım çok garipti ama ben de ne yaptığımı bilmiyordum . Altın sarısı saçları , eşsiz bir burnu , yemyeşil gözleri ... üstünde ise salaş bir gömlek ve kot şort vardı .Her şeyi okadar ksursuzdu ki , bütün kızlar peşinde dolanıyor olmalıydı .

'' Günaydın ,çiçekler ile napıyosun '' gülümseyerek konuşmaya başlamıştık .

'' Çiçekten taç yapıyorum. İlerde bir sevgilim olursa ona hediye etmeyi düşünüyorum'' dedi soruma karşılık .

'' Gerçekten ince bir hediye '' içi buruk kanarya gibi bunu dedim .''Dün ismini sordum ama isminizi alamadım l hanımefendi '' dedi . '' Ha şey pardon ya dün dalgın kafada olduğum için söyleyemedim. Ada ben ''dedim mahcup bir ses ile . Son zamanda aşırı dalgındım . Otele doğtu yürümeye başladık . Elindeki çiçek tacı çoktan bitmişti ve şahane gözüküyordu . Acaba ilerdeki sevgilisi kim olucaktı . Kafamdaki dalgın soruları bir kenara itip ,oteldeki karmaşaya bakıyordum. Riccardo ile birbirimize bakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk . Tabaklar ve sandalyeler havada uçuyor . Eli silahlı adamlar otelin camlarını patlatıyordu . Havada çığlık , ağlama sesleri . Yerde ise cam kırıkları ve kan . Ricardo ile otelin loyun labirentine kadar koşup içeriye girdik . Riccardo eli ile çöm işareti yapınca direkt yere çöktüm. Rüyamın verdiği mesaj neydi yoksa daha beterimi . Başıma ,aileme ne gelecekti. Riccardo ile arkadaş olduğum için hayat beni cezalandırıyor muydu ? Hepsini zaman içinde görücektik...

Evett üçüncü kurgumun ilk bölümünü sizlere sunuyorum . Okuyanlara teşekkürlerimi şimdiden iletip , okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim . Duygularınızı yorumda belirteyi unutmayın . Bu güzel hikayeyi yazmama yardımcı olan kişinin tiktok hesabını yazıcağım aptalbaligiokyanusuzmus tekrar teşekkür

ederim sana .Bir sonraki bölümde görüşmek dileğiyle hoşçakalın.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.