O gün Deniz okulda bir yerde duramaz. Bir türlü Teomana şüphe yaratmadan nasıl Akkayaların geçmişini öğreneceğini düşünür. Birde tabi yanlış anlaşılmak da istemez.
Deniz sınıfın penceresinin önüne yürüyüp pencereden dışarıyı izler.
Okulun bahçesinde Teomanla Sılayı ve Kutayı görür. Teoman fikre dalmış gibi Sıla ise bir şey anlatıyormuş gibi görünüyordur.
Deniz Sılayla Teomanın aslında bir birlerine yakışdıklarını düşünür. İkiside zenginlik içinde büyümüş, aynı ortamlarda bulunan ve gelecekte de bulunacak insanlar. Deniz kendini düzeltir. Tabi insan olmak için daha yolları uzun ola bilir...
Deniz birden Teomanın Sılaya bir şey söylediğini görür. Sıla duyduğuna çok üzülmüş gibi görünür ve ağlayarak Teomanın yanından kalkıp gider.
Deniz başını sallayarak yerine döner. Ders başlamak üzeredir. Belkide Akkayaların geçmişlerini öğrenmenin başka bir yolu vardır diye düşünür. Belkide Teomanla muhatap olmak zorunda değildir? Ama Deniz kendini yinede pek ikna edemez…
Derste Sıla her zamanki gibi Teomanın yanında oturmaz. Deniz bunu fark etmez ama dersten sonra Sılanın Denizin dolabın önünde beklediğini görür.
-Ne var?
-Sen yaptın dimi? Sen söyledin Teomana!!
-Ne anlatıyorsun sen yine? Çekil önümden.
-Benden ayrılmasını sen istedin!!
Birden Sıla Denizin üzerine gelip öyle bir güçle Denizi iter ki Deniz dengesini kayıp eder ve son anda Aras Denizi arkasından tutar.
Deniz ne yaşadığını anladığında hemen kendini düzeltip Sılaya doğru yaklaşır.
-Eğer birine kızacaksan. Hırsını çıkarıcaksan. O ben değilim! Sen git Teomandan sor hesabını. Benden değil. Ben ona o gözle değil arkadaş gözüyle bile bakmadım. Ama sana açıklama borcumda yok. Kendine o yüzden başka günah keçisi bul.
Deniz dolabından eşyalarını aldıktan sonra Arasla birlikte okuldan ayrılırlar.
•••
Deniz aynı günün akşamı eline telefonu alıp öylece durur. Önce telefonu açıp Teomanın numarasına bakar sonrada telefonu yeniden kapatıp yatağa atar.
Bu günden sonra ben Teomandan ailesinin geçmişini nasıl öğrenebilirim? Başka bir yolu olmalı. Ama Teoman la konuşmadan nasıl öğrenebilirim?
Bir kaç defa kendisiyle tartıştıktan sonra Teomanı arar.
“Lütfen açma lütfen açma” diye fısıldar.
-Alo?
-Benim Deniz.
-Deniz kızı! Nasılsın? Bir şey mi oldu?!
-Yok hayır. Iyiyim. Şey. Ben bir şey konuşmak istiyorum sahilde buluşalım mı?
-Olur. Tamam. Hemen çıkıyorum.
Yarım saat sonra Deniz sahile doğru yürür. Hava çok güzeldit ve gök yüzünde yıldızlar parlıyordur. Deniz uzaktan Teomanın bir bankta oturduğunu görür. Yakınlaşdığında Teomanın denize doğru, uzaklara baktığını görür.
-Ne düşünüyorsun öyle derin derin?
Teoman Denizin geldiğini anlayıp hemen ayağa kalkar.
-Merhaba.
-Merhaba.
Deniz oturduktan sonra Teoman da oturur.
-Ha unutuyordum. Kahve almıştım kendime. Sana da aldım. Nasıl sevdiği bilmediğim için sütlü ve şekersiz aldım.
Teoman Denizin kahvesini ona uzatır.
Deniz kahveyi alır.
-Sağol. Bende sütlü içerim zaten. İyi yapmışsın.
Sonra biraz öyle sessiz kalırlar.
Deniz Teomana döner. Ilk defa Teomanın saçların dalgalarına ve kaşlarına odaklanır. Böyleyken ne kadarda zararsız göründüğünü düşünür.
-Teoman.
Teoman ufak gülümser.
-Ne oldu?
-Yanılmıyorsam ilk defa bana ismimle seslendiğini duydum.
Deniz utandığını hiss eder ve hemen konuya girir.
-O gün sizin evde çalışırken babanın odasında bir fotoğraf buldum.
Deniz Teomana bunu anlatıp anlatmanın iyi bir karar olduğuna kafasından yeniden geçirir. Sonunda bunun şu an en iyi çözüm olduğuna karar verir.
-O fotoğrafda senin baban ve Arasın babası vardı.
-Ne? Arasın babasımı?
-Evet bizde çok şaşırdık.
Teomam kaşlarını çatarak fikirlere dalır.
-Teoman.
Teoman hemen Denize döner.
-Baban Arasın geçmişini biliyor ola bilir.
Teomanın omuzları gerilir.
-Benden bunu babamdan sormamımı istiyorsun?
-Aslında hayır. Çünkü bunu babanın sana öyle kolayca anlatacağını sanmıyorum.
-Ne tuhaf. Babamı iyi tanıyorsun. Beni görmeye bile tahammülü yok.
Deniz konu Hakan Akkaya gelince Teomanın üzüldüğünü anlar.
Teoman Denize döner.
-Peki ne yapmamı istiyorsun?
-Birlikte o çalışma odasındaki kasanın içinde ne olduğunu öğrenicez.
-Partner in crime diyorsun yani!! İşte bu hoşuma gider Deni kızı.
Deniz hafif gülümser.
Teoman ise kocamam gülümseyerek sorur.
-Ee ne zaman başlıyoruz?