Son zamanlarda sadece aklımda o var. Sabah akşam onu düşünüyorum. Kendimden utanıyorum. Bana yabancı gelen bu yeni hislerimi hala kendime bile itiraf etmek istemiyorum.
Ne kadar tuhaf. Aynı zamanda mutluyum. Hiç olmadığım kadar mutluyum. Aras bir güneş gibi içimdeki karanlığı aydınlatıyor.
Okul. Okul ise hem kurtuluşum hemde baş belam. Okuldaki şımarıklara tahammül etmek zor. Ama artık en azından okulda Aras var. Belki artık herşey daha kolay ola bilir…
-Denizcimmm ne düşünüyorsun öyle derin derin? Bir dakika! Söyleme. Tahmin edicem. Ha buldum! ARAAAAS!! Birde yanakları kızarıyor ne kadar da tatlı…
Okula vardığımı fark etmemişim.
Teomanında yine dolabımın karşısında dikildiyinide…
-Ne oldu? Aras bitti şimdide bana mı taktın?
-Takmak deyil Denizcim ilgilenmek diyelim.
-Yaklaşsana sen.
Teoman durulur ama gülümseyerek kafasını Denize doğru eyer.
-Sen kendini kandıra bilirsin ama herkes senin bir zavallı olduğunu biliyor.
Teomanın o dalga geçersi gülüşü hafif düşer.
Deniz Teomanın gözlerine bakar. Gözlerinde anlık bir üzüntü gördüğünü sanar. Arkasından Sılanın geldiyini görür.
-Bence o ilgini kız arkadaşına sakla.
Teoman hafif gülümser ve Sılaya doğru yürümeye başlar. Arkasını döner.
-Görüşmek üzere Denizcim.