Okul tekrar başladı. Okula gitmeyi hiç sevmezdim hatta nefret ederdim onun yüzünden en sevdiğim şey uykumdan mahrum kalıyordum uykumdan.Bu sene 12. sınıf oldum iyi bir üniversite kazanmam lazımdı ama ne yazıkki neredeyse bütün öğrenciler nefret ettiği gibi bende ders çalışmaktan nefret ederdim. ``Miray kızım hadi kalk daha ilk günden okula geç kalma.'' diye bağırdı annem. Evet annem çok baskıcı ama abime daha az anlaraınız işte ayrımcılık yapıyor. Oflaya puflaya kalktım üstümü giyip saçımı taradım Allah'tan saçım kabarık ve kıvırcık değil hafif dalgalı ve belime kadar inen kumral saçım vardı. Herkes güzellik algısına takılı gidiyor bende güzellik algısına göre neredeyse her şeyim tam uyuyor ama ben pek istemiyorum hoşuma gitmiyor . Biraz daha uzun olsaydım yeterdi bana 13 yasımda uzadım 1.65 oldum o günden sonra hiç uzamadım. Telefonum çalıyordu kankam sema arıyordu kesin bir şey isteyecekti . "Ya kanka sende açık renkli tenime uygun çok belli etmeyen oje varmı ya daha dün yeni tırnak aldım mükemmel görmelisin ama biliyorsun emel hocayı yani tırnakları çıkarır ağžıma tıkar.".Biliyordum birşey isteyeceğini zaten . Geçen hafta ten rengi bir oje almıştım bari ona götüreyim.Bazen beni çok sinir eder ama ne yapayım seviyorum işte."Tamam kanka getiriyorum okul formanı giymeyeceksin değilmi her zamanki gibi" asla okul ilk günleri okul formasını giymezdi giderdi böyle göz alıcı şeyler giyerdi ve emel hocaya bir yalan uydururdu . Bizim emel hoca kendisi fizikçi neredeyse bütün okul ondan nefret ederdi sadece yalakalar severdi. Benle kankama kafayı takmıştı kendi dersinde bizi ayirirdi a bile desek sözlüden 10 puan kırardı fiziğim iyiydi sınavdan kurtarıyordum .Kahvaltımı yapıp çıktım.Semayla okula yakın bir parkta buluştuk. O ojesini sürdü bende tiktokta biraz gezindim. Sema bir amda bağırdı korktum.Pantolonunun üstüne oje dökülmüş."kanka aseton getirdinmi ya uff" biliyordum üstüne dökeceğini getirmiştim verdim temizledi. Tiktokta bir video gördüm.Türkiye okullarının formasıyla ilgili bir şeyler söylüyordu ama bizim okulun forması bence güzeldi yazları beyaz bir gömlek isteyen süeter üstüne giyebilir altına diz üstü bir etek beden dersleri için tişört altına rahat birşeyler giyerdik, kışları ise sweet altınada tayt dışında bir şeyler giyerdik.Ben okul formasını seviyordum ama sema sevmiyordu canı isteyince giyerdi . O ise bugün üstüne crop altına geniş bir pantolon giymişti.Ojesini sürdü okula doğru yürümeye başladık.İleriden semanın sevgilisi Can geliyordu, sarıldılar falan ilk defa iyi bir seçim yapmıştı can hafif kumral yakışıklı biriydi birbirlerine sırılsıklam aşıklardı 1 yıldır sevgililerdi. Bir çocuk ileriden koştu beni görmedi ve bana çarptı düştüm oda düştü,
"Ne yapıyorsun önünü görmüyormusun birde öldürseydin." dedim
"Özür dilerim.Ama send eönüne bakabilirsin"dedi.
Birde ukala hele bak.
"Koşmasaydın şuan tartışmıyorduk bile."
Dizim kanamaya başlamıştı. Hele bı kankama bakın ileride sevgilisiyle öpüşüp koklaşıyor.Yavaşça ayağa kalktım ayağımın üstüne basamıyordu.Bir banka oturdum.Çocuk gitti ne kadar terbiyesiz.Gerçekten çok acıyordu. Bir, iki dakikaya geri geldi elinde yara bandı falan vardı yaramı sarmaya başladı.Bitirdikten sonra özür diledi.
"Kusura bakma okula geç kaldığımı sandım."dedi.
"Bir daha olmasın ben hergündüşüp yaralanıcaksam bu yoldan geçmem."dedim.Çok haklıydım onun yüzünden şimdi geç kalmıştım.Yavaşça ayağa kalktım yavaşça yürümeye başladım gerçekten çok ağrıyordu, okul çıkışı hastaneye gidip sardıracaktım.Sema çoktan sınıfa gitmiş sıramızda canla konuşuyorlardı.Beni gördü kalktı yanıma geldi.
"Kanka sen neredesin."
"Beni yolda bırakıp gitmeseydin sevgilinle bir baksaydın arkana görürdün neler olduğunu"dizime baktım.
"Ne oldu dizine iki dakika yalnız bıraktım yaptığına bak niye önüne bakmada yürüyorsun düşmüşsün."
"Ya kanka bir sus ya bir çocukgeldi çarptı yara bandı taktı özür falan diledi bende tek başıma geliyordum sayende.Neyse dersin başlamasına ne kadar var."
"3 dakika var."
Okul bitti semayla birlikte hastaneye gittik.Dizimi sardılar sonra eve gittim. İlk günden ödev verdiler, okulda sıkıcı geçmişti zaten.Uyandım hazırlandım bir kaç bir şey yiyip çıktım. Asansör her zamanki gibi bozuktu. Kapıcı bilerek ten bozmuş gibi yapıp herkesten para topluyordu ve ben bunu biliyorum bu yüzden bizde para almıyordu bilerek ten. Ben ne kadar komşulara dediysem bildiklerini yaptılar her zaman para veriyorlar.Kendileri bilir sonuçta ben onlara söyledim.
Sınıfa girdim sema telefonla ilgileniyordu belliki can gelmemiş bugün okula. "Kanka bakıyorum can gelmemiş."
"Evet hastaymış okul çıkışı onu ziyarete gidecem."
Ders başladı.Ama pek derse odaklanamıyordum. Aklım hala dünkü çocuktaydı belliki okula geç kalmaktan korkmuyordu başka bir şeyden korktuğu için koşuyordu.
Aradan 10 dakika falan geçti birden kapı çaldı içeriye müdür yardımcısı ve o bana dün çarpan çocuk.Ne işi vardı burada. Birden beni gördü şaşırdı.
Müdür "Evet çocuklar bu sene sınıfa yeni biri geldi oğlum tanıt kendini."
"Merhaba adım oğuz soyadım yılmaz."
Sema'yı dürttüm "kanka bu dün bana çarpan çocuk."
"Ne gerçektenmi?" Sema birden parmak kaldırdı."Hocam can ın yanı boş bugün gelmedi ama bir şey olmaz oraya geçebilirmiyim." Neden şimdi istediği anlamadım.Sema çantasını aldı ve can ın yerine oturdu.Etrafa bakındım benim yanım dışında başka boş yer olmadığını fark ettim."Kanka sen görürsün zilde bekle sen." Çok sinirlendim birde onunla yan yanamı oturacam neyin nesi olduğu belli değil.Biz semayla çocukluk arkadaşıyız bütün okul hayatımız boyunca beraber otururduk.Müdür yeni gelen çocuğa yani oğuza yanıma oturmasını söyledi geldi ve oturdu.Tüm ders boyunca yan yana oturduk.Sonunda zil çaldı kalkıp semanın yanına gittim.
"Kanka nasıl böyle bir şey yaparsın ya niye yanımdan gittin senin yüzünden yan yana oturuyorum ben o çocukla." Çok sinirlenmiştim.
"Kanka o çocuk değil onun bir ismi var OĞUZ." Delirmek üzereydim.
"Kalk yürü hocanın yanına gidiyoruz dediğin gibi 'oğuzu' başka bir yere oturtsun."
"Tamam kanka yürü sana iyilikte yaramıyor.Ne olmuş yani çocukla tanışsan sevsen belki sevgili olsan en son iki sen önce sevgili yaptın.Ondan sonra kalbinin kapılarını kapadın yeter ya.Hani bana söz verdin değişecektin."
"Uff abart sema abart yani.Ben belki sevgili istemiyorum böyle rahatım.Hadi yürü gidelim." Beraber öğretmenler odasına gittik.Hocaya oğuzu benim yanımdan kaldırıp başka birinin yanına oturtmasını istedim ve reddetti artık deliricektim.Artık iyice düşünmeliydim yavaş yavaş sakinleştim. Aslında çok kötü olmamalı ne olacak derslerde yan yana oturuyoruz sonuçta.Zildede canı yerime yollar semanın yanında otururdum.Sınıfa çıktım zil çalmıştı.Yerime oturdum . Bir anda önüme not attı.Açtım •Ne oldu beni istemiyormusun yanında güzelliğinin yanında çokmu çirkin kalıyorum• Ne alakası vardıki kızgın suratım bir bakış attım ve yüzümü çevirdim. Kağıdın arakasına•İltifatın için teşekkür ederim.Ben hep kankamın yanında oturduğum içinbaşkalarının yanında otururken kendimi rahatsız hissediyorum.O kadar.•yazdım ve önüne koydum.İnşallah sürekli not yazıp durmaz.