..
Göz kapaklarından şakağına süzülen yaşanmışlıklar ile titreyen gözleri..
Darağacına geçirilmeden soluğundan geçen bir hayat..
Bir titreyişle somutlaşacağı gerçeği turladı zihnini..
Tutunulan umutların o heyecanı ile beklerken gelen bir ölüm fermanıydı onunkisi.. Kaç ömür kaç yaşam sığar bir kesik nefese?
Şimdi dünyaya baktığı gözler de hissettiği ruh da onun değildi..
Dili susuz, kurak bir topraktı, kaldıramadı içindeki taşkınları..
Boğulduğunu hissetti ama durgun bir deniz kadar dingin de hissetti.
Konuşamadı. Boğuldu. Duruldu.
Yuttu tüm taşkınlarını yine de zaptedemedi ruhundaki deryayı..
Sabaha yakın uzandı güneş dünyaya, sardı kendini.
Yine de gördüğü güneş onu tatmin etmedi.
"Toprağın altındakiler güneşin doğuşundan haberi olmaz." dedi kendine.. sonra devam etti.
"Onların güneşi yoktur ama ışığı geçirmeyen sanılanın aksine toprak değil, günahlarıdır."
- Gürceste'den






