İçeriğe geç

Bir deli aşk

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Bir deli aşk

Bölüm 1

Hazal'dan

Karşımda sevdiğim adamın nişanı'na yüzüklerin takılmasına şahit oluyordum gözlerimin içine bakarak takmıştı o yüzüğü parmağına.

Dün gece o kadar mutluydum ki biliyordum bu mutluluğun arkasından gelecek olan hüznü sanki içime doğmuştu olacaklar.

Haydar komutanım yanıma gelmişti görmüştü dayanamadığı mı galiba.

Haydar=hazal hadi bacım git artık karargâha kendini harap etme hadi.

Hazal=gideceğim komutanım ama karargaha değil.

Haydar komutanım anlamamıştı ne dediğimi.

Haydar=nereye gideceksin hazal.

Hazal=siz düşünmeyin beni komutanım gidin onların yanına mutlulukları bozulmasın artık olmayacağım hayatınız da bunu bilin yeterli.

Hemen kendimi evden dışarı atmıştım telefonumu çıkarıp rehberimin başında ekli olan numaranın üstüne basmıştım.

Mirza=Alo.

Hazal=Mirza

Mirza=Hazal neden aradın bir dakka sen iyimisin ne oldu.

Hazal=Mirza ben oraya geliyorum.

Mirza=ne oluyor hazal niye ağlıyorsun birimi bir şey yaptı konuşsana hazal.

Mirza söyleyene kadar ağladığı mı fark etmemiştim.

Hazal=Gelince anlatacağım ama şimdi değil.

Deyip telefonu kapatmıştım telefonu cebime koyup arkamı döndüğümde kılıç ın hepsi dışarıda duruyordu.

Haydar=Gerçekten gidiyorsun ha bacım.

Hazal=Gidiyorum komutanım ben artık yokum gözümün önünde onların mutluluğu nu izleyemem ben.

Arkamı dönüp uzaklaşmak için adım attığım da onun sesini duymuştum.

Kaan=Hazal.

Ona dönüp baktığımda önüme gelip durmuştu gözlerimin içine bakarak.

Kaan=Özür dilerim ben böyle olsun istemezdim.

Hazal=Dileme asıl ben sana teşekkür borçluyum niye biliyormusun bir kere daha gösterdin hiç bir zaman hiç bir erkeğe güvenemeyeceğimi sağol teşekkür ederim.

Arkamı dönüp uzaklaşmıştım oradan hava alanına geldiğim de hemen İstanbul uçağına binip beklemeye başladım.

Saatler sonra İstanbul'a indiğimde taksiye binip eve gelmiştim.

Korumalar beni tanıyıp hemen kapıları açmıştı bahçeden içeri girip evin kapısını çaldım hizmetli açmıştı.

İçeri girip salona ilerlediğim de camın önünde elleri cebinde bahçeye dışarı bakıyordu gidip tam yanında durduğum başını çevirip bakmıştı bana.

Mirza=Hoşgeldin.

Hazal=Hoşbuldum.

Mirza=Niye yıllar sonra aradın niye yıllar sonra geldin.

Hazal=Özür dilerim mirza ben.

Mirza=Bir şey deme her şeyi biliyorum beni terk edip gittiğin o it evleniyor muş nasılmış terk edilmek hazal Kurtoğlu.

Hazal=ben sadece sevdim mirza yada sevdiğime inandım biliyorum çok büyük bir hata yaptım ama hatamın bedelinide bugün ödedim.

Mirza=Ne kadar da beni terk edip gitsen de hep bekledim seni çünkü bende başka gidecek bir yerin yok hazal biliyordum bana tekrar geleceğini ve geldin sonunda.

Ona dönüp baktığım da o dışarı bakıyordu hala önüne geçip göz göze geldim onunla gözlerinin içine bakıp hızlıca sarıldım sımsıkı başımı göğsüne koyup.

Ama o hala sarılmamıştı bana sarılmayı bırakmadan konuşmaya başladım tekrar.

Hazal=Özür dilerim söz bir daha gitmek yok ama bana böyle davranma yalvarırım.

Kollarını vücuduma sardığı nı hissettiğim de daha sık sarılmıştım ona.

Mirza=Sakın sakın bir daha gitme benden.

Hazal=Söz gitmek yok asla.

Mirza beni kucağına alıp koltuğa kucağında benle oturup arkasına yaslanıp bana bakmaya başlamıştı ama sımsıkı da tutuyor du beni sanki tekrar gideceğim den korkuyordu.

Ellerimi yüzüne koyup ona bakmaya başladım.

Hazal=Rahatla gitmiyorum artık bir yere hadi.

Mirza=seviyormusun onu.

Hazal=Ben hayır sevmiyorum sevdiğimi sandım ben senden başkasını sevmiyorum mirza evet geç oldu ama oldu işte.

Elini yüzüme getirip yanağımı okşamaya başladı sanki kıyamıyorumuş gibi dokunuyordu.

Hazal=bir daha gitmek yok artık inan bana.

Mirza=ya askerlik onu ne yapacaksın.

Hazal=tainimi istedim söylememe gerek yok bunu da biliyorsun biliyorum.

Mirza=uyuyalım mı yine eskisi gibi.

Hazal=Uyuyalım mirza'm.

Üstüme bakmıştı bende baktığım da hala üniforma ile duruyordum.

Hazal=Üstümü değiştirmem lazım ilk önce ama.

Mirza kucağın da benle ayağa kalkıp yukarı çıkmaya başladı odaya girdiğimizde beni yere indirip yatağa oturmuştu.

Mirza=bekliyorum değiştir üstünü.

Hazal=burada mı.

Mirza=evet burada gözümün önünde.

Nasıl yapardım vücudum da ki izleri gördüğün de ne diyecektim nasıl söyleyecektim bunlar işkence izleri diye.

Üstümü çıkardığım da bir anda ayağa kalkmıştı.

Mirza=kim yaptı sana bunları.

Hazal=Mirza sen her halde mesleğimi unutuyorsun operasyonda görevde olan izler bunlar bak bana.

Deyip yüzünü ellerimin arasına alıp bana bakmasını sağlamıştım.

Hazal=Mirza bana bak.

Mirza=Canın çok yandımı çok mu yaktılar benim kıyamadığım canını.

Hazal=İyim ben bir tanem bak bana yanmıyor canım daha fazla üzme kendini.

Arkamı dönüp üstümü değiştirdim ona baktığımda gelip yanıma oturmuş bana sımsıkı sarılmıştı.

Beni göğüsüne çekip uzandığın da kokusunu ciğerlerime çeker çekmez uyuya kalmıştım göğüsün de o gece.

Sabah saçlarımın okşanması ile uyanmıştım gözümü açıp baktığımda beni izleyen bir mirza ile karşılaşmıştım.

Yataktan kalkıp üstümü değiştirip odaya geri dönmüştüm.

Mirza=Nereye.

Hazal=Burada ki karargâha gideceğim tain işini halletmek için.

Mirza=Tamam ben bırakırım seni.

Deyip gitmişti üstünü değiştip gelmişti elimden tutup evden çıkardığın da arabaya bindirip karargâha getirmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.