İçeriğe geç

Bir Damla Umut

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Bir Damla Umut

Bölüm 1

1.Bölüm

Bugün erken kalktım eğer hazırlanmazsam okul servisini kaçıracaktım üstümü giyinerek dışarı çıktım servisi beklemeye başladım ben kendimi tanıtayım ben asya akyürek ailem çok zengin olsada ben bunu dile getirmeyi pek sevmem benim sevdiğim bir çocuk var ama o beni seviyor mu bilmiyorum ama öyle davranıyor ben bunları düşünürken servisim geldi ve servise bindim okula telefon götürmek yasaktı çok saçma bir kural bence servis okulun önüne gelince servisten indim ve sınıfıma çıkmaya başladım sınıfa gelince çantamı sırama koydum ben duvar kenarı en arka sıranın bir önündeki sırada oturuyordum arkamda sevdiğim çocuk oturuyordu onu çok seviyordum ama o beni seviyor muydu bilmiyorum bugün çarşambaydi ve içeri zili çalmıştı ilk ders boştu ve biz Berk kaplanla beraber konuşuyorduk yanımdaki sıra arkadaşım Asude onla ladese girmişti ben girmedim çünkü ona kalemlik firlatmistim ama ona sinir olmuştum o gün sonra ben ona döndüm "senle ölsem ladese girmem" bana bakaran konuşmaya başladı "neden" bunun cevabını biliyordu ama gene de soruyordu "o kalemliğin öcünü alırsın da ondan dememle tekrar konuştu "almam hadi ladese girelim" dedi Bende kıyamayıp kabul ettim Kıyamıyordum ona çünkü lades köleliğine olan ladesti ama sadece istediği birşeyi yapmak zorundaydım kaybetmemeyi umarak ladese girdim ve ladesde ben kaybedersem benim yazdığım not kağıtlarımı atacağını söylemişti not kağıdı dediğim şarkı sözleri yazılı olan kağıtlar son dersde bitmişti çantamı topladım Asude ile konuşuyordum ki arkamda Berki gördüm bana sırıtıyordu ve elimde çantamda ki pon ponu gördüm elinden almaya çalışarak arkadaşına attı ve arkadaşı tekrar Berke attı ve Berk ponponu elime uzattı ve ben ladeste olduğumuzu unutarak o ponponu elinden aldım ve o tahmin edilen kelime "lades" itiraz ettim tabi ki de "hile yaptın ama" bunu söyledim kaybetmeyi hazmedemiyordum "hile yapmadım almasaydın" dedi her zamanki tavrıyla berk arkadaşlarıyla sınıftan çıktı bende peşinden gittim berke dönerek "berk şarkı sözleri olmasın" dedim o ise bana sırıtarak bakıyordu "lütfen" dedim çünkü onları yazmak çok zordu "bakarız düşünmem lazım" dedi ve gitti Salak gibi kaybetmiştim şimdi napıcaktım ama biran bile olsa beni benden aldı üf tam bir gerizekalıydım ben o gün ödevlerimi bitirdikten sonra uyumuştum

Okula gelmiştim sırama oturdum ladesi kaybetmiştim kesinlikle o kalemliğin öcünü benden alıcaktı öğrenci zili çalmıştı ve Berk gelmişti ben lades hakkında bişey demedim ama dersdeyken arka sıradan kulağıma yaklaşıp "ladesi unuttuğumu sanma" Dersin ortasında nöbetçi öğrenci aşağıya ineceğimizi söyledi işte tam olarak bittiğimin resmi çünkü o şarkı sözlerinden 41 tane var ve onları yazmak çok zor of Asya of aşağıya asudeyle aşağıya indik ve biraz bekledikten sonra yukarıya çıktık Berk arkadaşlarıyla aşağıda oturuyordu sonra sınıfa geldiler ve arkama oturdu yani kendi sırasına oturdu o bana döndü "şarkı sözlerini ver" onları veremezdim o kadar çoktu ki hepsini yazarken bile çok zor oluyor "berk onlar olmaz" dedim ama dinlemedi tabi ki "şarkı sözlerini ver" sinirim bozulmuştu başka bişey yokmuydu neden şarkı sözleri "niye onlar" dediğim anda gülüp cevap verdi " çok emek verdin çünkü " şunun dediklerine bak ya "gıcıksın sen gıcık" Şarkı sözleri benim defterimin arasındaydı defteri çantamın içinden aldı ben camın oraya gittim ve camdan dışarıya bakıyordum arkamı döndüğümde asude konuşmaya başladı "berk çöpe attı hepsini" al işte atmış "hangi çöpe attın" berk cevap verdi "tuvaletteki çöpe" atmış daha alamazdım onu dışarıya çıktım Asude yanıma geldi "içeri gelsene" ona dönerek cevap verdim "içeride ne var ki" dedim oda ısrar ederek beni sınıfa götürdü içeri girdiğim de berkin kağıtları atmadığını gördüm berk bana dönerek konuşmaya başladı " üç tanesini atayım mı" demesiyle hemen cevap verdim "hayır atma" dememle üç tanesini alıp çöpe doğru koşuyordu ben de hızlıca peşinden gittim berk çöpe atmamıştı bende onun omzuna vurdum bu hareketimde gülmüştü " gıcık mısın sen" kendinden emin tavrıyla "evet gıcığım" demişti her söylediği sözcük melodi gibiydi ders zili çalmıştı dersde rehberlik dersi yapıyorlardı berk arkadan ismimi söylemesiyle ona döndüm "asya" hocanın bize bakmadığından emin olduğum da berke döndüm "efendim dedim o da "şarkı sözlerinden bir tane versene "demişti şaşırmıştım niye istiyordu ki "napıcaksın" dedim "lütfen" demesine kıyamadım verdim yırtmasıyla keşke vermeseydim dedim "naptın" dedim ama nafile "yırttım" bu çocuk benle dalga mı geçiyordu "çok komiksin" beni sinir etmek için uğraşıyordu "evet" demesiyle piskolojim bozuluyordu "çık git benle konuşma berk" dedim ve önüme döndüm asude arkasına dönüp berke "asya ağlıyor demişti" ama aslında ben ağlamıyordum "cidden ağlıyor musun" demesine cevap vermedim asude benim yerime cevap vermişti zaten "ağlıyor kız senin yüzünden" demesiyle berk bey hemen cevabını yapıştırdı "iyi ki birini yırttım hepsini yırtsam na yapar acaba" dedi asude hemen cevap verdi "sus be " demesiyle "tamam " dedikten sonra konuşmadık berk benim çantamın fermuarın da ki süsü almıştı arkamı döndüm "berk ver şunu" dedim gene vermedi tabi ki " hayır vermeyeceğim" dedi benim onu ondan almam lazımdı çünkü hoca görürse kızacaktı bunu biliyordum "berk ver şunu hoca kızacak şimdi" haklıydım ama berk bey gene inat etti "çıkışa kadar bende kalacak" demesiyle gözlerimi ona diktim " üf berk ver şunu" dememle "yoksa şarkı sözlerini yırtarım" demesi bir oldu "of berk of" dememle hoca bana seslendi "kızım sen şuraya otur" demesiyle ordan kalktım sınıfta ki yakın erkek arkadaşım yanına çağırmıştı onun yanına oturdum berk bize bakıyordu süsü elinden bırakmıyordu tenefüs zili çalmıştı ben yerimden kalkıp berkin yanına geldim ve sol eli kapalıydı elini tam açacaktım ki berk kafasını kaldırıp bana baktıktan sonra bunları söyledi "çok beklersin" bende ona dönerek "gıcıksın bunu biliyor musun" dememle gözlerini devirdi Şu çocuk herşeyiyle beni büyülüyor bitiriyor gözlerinin rengine o göz devirmelerine düşüyorum ya asude berk'e dönerek "berk asya'ya ne yaptıracaksın" demişti Berk'in sesi çok kötü gibiydi "bilmiyorum" dedi asude hemen cevap verdi "sevdiği çocuğun yanına gidip ona sevdiğini söylesin" demişti acaba Berk ne cevap verecekti "hayır" demişti neden böyle demişti acaba sabah ki son derse girdikten sonra öğlen yemeği yemek için eve gittik yemeğimi yedikten sonra servise binip geldim Öğlen yemek yiyip okula gelmiştim ve iki ders bedendi ben beden de başkan yardımcısıydım bizim sınıfı sıraya girdirdim ve girmeyenleri kağıda yazıyordum berkte yanindakiyle konuşuyordu bende onu yazdım yanıma geldi ve kağıda baktı "beni mi yazdın" diye sordu "evet konuşuyorsun çünkü" dedim haklıydım da "kalemini verir misin" demesiyle şaşırdım "neden" o da gözlerini devirdi "hadi ver bi"

Kalemi ona vermiştim kalemi alıp ismini karaladı tam yazicakken hoca gelmişti sıraya girdik ve hoca istediğinizi yapabilirsiniz demişti hepimiz

dağılmıştık ben ve Asude banklardan birine oturup sohbet ediyorduk sonra berk ve arkadaşları yanımıza oturdular onlarla konuştuk diğer ders de böyle geçmişti türkçe dersine girecektik hoca gelmişti Berk çantamdan çanta süsünü almıştı ama ben bişey demedim çünkü hem yorulmuştum hemde hava çok sıcaktı onu sevsem de şuan onla uğraşamayacaktım ders bitmişti eşyalarımı toplayıp servise bindim ve bugün olanları düşündüm ilk defa bu kadar güzel geçmişti ilk defa bu kadar yakındı eve geldim biraz oturdum ve anneme kardeşim tolga'nın nerede olduğunu sordum o da bana parka gittiğini söyledi bugün beden dersine mavi goat yazılı bir eşofman beyaz ve mavi renk tişörtümle parka gittim parkta bizim mahalleden arkadaşlarım vardı ve de benim ilkokuldan tanıdığım atadeniz parkın içine girdim parkta yakın arkadaşım duygu ve bizim mahalleden birkaç arkadaşım vardı futbol oynuyorlardı onlara dönerek "ben de sizinle oynayabilir miyim" dedim atadeniz bana dönerek "oynayabilirsin sen bizden ol" demişti

Onlarla futbol oynuyordum ve eğleniyordum aslında atadeniz de çok yakışıklıydı kıvırcık saçları Berk'in o kahverenginin tonlarında olan o gözleriyle çok yakışıklıydı "hadi goat" demişti goat keçi demekti "bana goat diyip durma" o da bana dönerek "goat yazıyor bende goat Dicem" kelimeleri çok güzel söylüyordu "of atadeniz of" o da oflamamdan sonra "oflama sen giymişsin ben de öyle diyorum" demişti bende goat kelimesinin anlamını söyledim "ben keçimiyim" atadeniz sırıttı Bana goat diyip duruyordu aslında ata denizde yakışıklı çocuktu ve tatlı bir çocuk tam benim kafa dengimdendi yani çok iyiydi ve beni gıcık etmeyi çok iyi biliyordu hani dersiniz berkle aynı mı diye berkle aynı değildi Berk daha başkaydı Berk birgün bana yakınsa diğer gün uzak oluyordu yani zoru seviyorduk ikimizde beni seviyor mu bilmiyorum ama onu çok seviyorum bunu bilse de bilmese de onlayken huzurlu ve mutluyum parktan gitmek zorunda kalmıştım çünkü annemlerle dışarıya çıkıcaktık o an yaşadıklarımı düşündüm

Evet canlar yeni bir kitaba başladık çok güzel ilerleyecek ve bu karakterlerimiz gerçek hayatta varlar sadece ben isimleri değiştirdim sizleri seviyorum görüşürüz sizleri çok seviyorum canlarım diğer bölümlerde görüşmek üzere hepinizi öpüyorum bay bay 💙✨💜🦋

1.330 Kelime

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.