İçeriğe geç

Bir Canavarla Evlendim

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Bir Canavarla Evlendim

Bölüm 4

Canım Theom

Artık düklükle ilgilenmeye başlamıştım. Büyük dükün bütün yetkilerini kendimde toplamıştım. Zaten kimse bana engel olamaz yani büyük düşes benim yani.

Günlük işler bitmek üzereydi zaten canım da pek yapmak istemiyordu. Dükün yanına gittim. Artık benden korkuyormuş hissediyordum. Sanırım vururken canını çok acıtmıştım:) Ona aldığım deri tasmayı ona geçirdim ve beraber bahçede gezintiye çıktık. Her geçen hizmetli bize bakıyordu. Dükü canavar haliyle ilk defa görüyorlardı sanırım. Bir hizmetliden çay isteyip onu arka bahçedeki koruluğa götürmesi istedim. Sanırım dükünde bir şeyler atıştırması gerekiyordu ona kurutulmuş pastırma söyledim. Ben kitap okurken o da yanımda pastırmasını kemiriyordu. Ve yemek yerken nasıl bu kadar asil duruyordu anlamış değildim. Sanırım eskiden bir insan olmasından kaynaklı ? Bilemem...

Artık düklüğe ve düke bayağı alışmıştım. Düklükteki yıllık görevlerin daha 4. ayda olmamıza rağmen 9. ay programındaydım. Zaten öyle olacağı belliydi. Çalışmayı herkesten daha fazla seviyordum. Dükün canavar hâli cidden çok tatlıydı. Ona Theo ismini vermiştim. Artık onu eğittiğim için kimseye hırlayamıyirdu bile. Beraber oyun oynuyor, beraber yemek yiyorduk bile . Hatta geçen geçe beraber uyuduk ona sarılmak beni kuy tüyünden yapılmış bir yatakta uyuyormuşum gibi hissettiriyordu. Ve o asil -ve tatlı- bir yaratık olduğu için beni yatakta ezmiyirdu. O da beni kucaklıyordu. Bu dükü cidden sevmiştim.

Bugün de işleri programdan erken bitirmiş bir şekilde Theoum yanına gidiyordum. Ona bu kadar bağlanmam cidden mümkün mü?? Onda ölen av köpeğimi hatırlıyordum sanırım. Normalde av köpekleri siyah ve kahverengi olur ama benim köpeğim albino olduğu için bembeyazdı. Gözleri de benim saçlarımın rengiydi yani kızıl. Ama dükün bu özelliği köpeğime hiç benzemiyordu. Onun gökyüzü kadr mavi gözleri vardı. Yani benim saçlarımın tam tersi. Sanırım kurda dönüşmesinden önce de bu kadar asil, tatlı ve beni gözlerinde boğan bir mavilikle bakıyordu herkese. Aslında kıskanmıştım. Sadece bana öyle bakmasını istiyordum. Ama bencillik ediyordum sanırım.

Bugün de onu bahçede yürüşe çıkardım. Onunla beraber yemek yedik ve çay içtik. Ve akşam oldu bu sefer dükün odasına gittik. Yatmadan önce onun tüylerini taramaya başladım. Ondan sonra kendi saçlarımı taramaya başladım. Sanırım taramamı beklemeyecekti bu şapşik . Yüzümü yalamaya başladı. Aslında bu hâli çok tatlıydı. Onu biraz ittirdim. Ondan sonra onu öptüm. Bana çok şaşırmış gibi baktı sanırım bu tatlı frekanslar beni öldürüyordu. Ona sarıldım ve beraber uyuduk.

Her zamanki gibi sabaha karşı antrenman için kalmıştım ki bir adam yanımda çıplak bir şekilde yatıyordu. İlk başta süikast için geldiğini zannettim ama adam -yani- çırılçıplaktı. Bu ihtimali es geçtim. Onu incelemeye başladım. Yüzü bir bebek kadar pürüzsüzdü. Saçları bir bulut gibi bembeyazdı. Onun gibi bir adamı daha önce hiç görmemiştim. Ona doğru biraz daha yaklaştım ve başımı eğdim. Aslında Theoum gibi kokuyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.