Açık mavi tonlarında ki gecekondunun önünde polisler,camda ki parmak izlerini inceliyordu.
Cam param parça olmuş ve üstünde kan damlaları kendi portresini yapmıştı....
Ve evin içinde kesik bir parmak uzuvu yüzük kutusunun içinde cama dönük bir şekilde duruyordu.
Gözlerimde kuruyan yaşlarla ablam için dua etmek dışında bir çarem yoktu..
Dün gece parkta uyuyakalmıştım sabah olduğu gibi bu görüntüyle karşılaşınca gözyaşı seline tutulmuştum.
Ne yapacağım hakkında bir fikrim yoktu, sadece polislerin yanına gidip durumu sormaya karar verdim.
"Afedersiniz,ablam hakkında bir şey bulabildiniz mi?"
"Henüz hayır,fakat yüzük kutusuna koyulan parmak uzuvu bir kadına ait gibi gözükmüyor yine de otopsiye götürüp inceleyeceğiz."
"Pekala,katil peki?"
"Ortada bir ceset yokken katil demek saçma..
Olay zanlısınıda büyük ihtimalle otopside tespit edeceğiz."
"Pekala ,teşekkürler."
Etrafta komşular olay şeritlerinin arkasından bana ve eve bakıyordu.
Siyah saçlarımı bir tel tokayla aşağıdan toplayarak,uzaklaşıyordum ki.Aklıma ablamın eski ilişkisi geldi.
Bu durumun bunla alakası olabilir miydi?
Fakat bunu polise söylemek ablamı daha büyük bir riske atabilirdi o yüzden bu bilgiyi kendime saklayarak araştırma yapmaya karar verdim.
İşe gitmeyecektim, şuan ablam daha önemliydi.
Sakin kalmaya çalışarak otopsi işlerini halleden araçla beraber hastaneye gittim.
Uzun süre bekledim beyaz duvarlar arasında...
Dün olanlar ve bugün olanlar...
Her ikiside kafamı epeyce karıştırıyordu.
Gözlüğün üstünden dik dik baktım etraftaki insanlara,otopsiyi beklerken.
Ve en sonunda otopsi sonuçlarıyla beraber bir polis yanıma geldi.
Yerimden fırladım.
"O parmak ablamın mı?"
"Evet,fakat parmağın üstünde hiç bir parmak izi yok."
Hayal kırıklığıyla yere çöktüm öfkeyle yeniden doğruldum.
"İşinizi adam akıllı yapamıyor musunuz? Nasıl ablamın!
"Sakin olun lütfen."
Sinirden kafayı yiyecektim.Masadan bir kalemi alıp polisin boynuna bastırdım,adam kıpkırmızıydı ve elini silah kılıfına uzatamayacak haldeydi.
"SÖYLE!SİZ POLİSLER NE BOKA YARARSINIZ?!"
Ben adamın boynunu delmeye çalışırken , siyah giyinimli güvenlikler geldi ve beni sürüklemeye başladı.Polis kıpkırmızı olmuştu,nefes alışları çok hızlıydı.
Güvenlikler beni nezarethaneye kadar sürükledi.
Ve demirliklerin arasında yalnız bıraktılar.
Yere çömeldim ve sinirden ağlamaya başladım.
Yarım saat filan gri demirlerin arasında ağladım.
Seslerimi duyanlar acıyarak nezarethanenin önünden geçti.
Fakat bir kişi ordan geçerken durdu...
Rüya..

