Yağız~
Hayat belki tesadüflere dayalı,densiz ve karamsarlıklarla kaplı bir kuyuydu bana ailemin ölümünden sonra..
Fakat gözlerimi açtığımda hâla ümitin olduğunu,sevilmeye ve sevmeye vaktim olduğunu farkettim..
Bazen ışığı görebilmek için gözlerimizi iyi açmak lazım..
Rüya~
12 yıl önce..
Uzun duvarlı evimizin baktığı sokakta özgürlüğü arıyordum,her şey soğuktu bana,acılar,yeni hatıralar ve arkadaşlar..
O gün annem saçlarımı balık sırtı yapmıştı,henüz saçlarım açık sarıyken..
Cicili böcekli elbiselerden birini giymemi söylemişti,mecbur çocuksun giyecektim..
Giydim ve bahçeye çıkacağımı söyleyerek sokağa gittim,bir ümit bulurum diye.
Sokakta ki çocuklar bisiklet sürüyorlardı,bazıları kenarda evcilik oynuyor,bazıları ihtişamlı bilyelerini diğer çocuklara gösteriyordu.
Ela gözlerimle etrafı süzdüm ve boş duran bir bisikleti görünce bir heves geldi,o mavi bisikleti sürmek kendimi rüzgara bırakmak istedim..
Bisikletin yanına yavaş adımlarla yaklaştım ve bisiklete bir piyanyoya dokunurcasına dokundum,kornasına,mavi boyasına adeta benim içindi..
O an dünyada ki herşeyi unutup bisiklete odaklanmıştım.Aniden sırtıma bir el dokununca ürktüm ve kafamı kaldırdım.
Siyah saçlı,ela gözlü bir erkek çocuğu..
Tebessüm etti bana, tebessüm edince göz altları kırışıyordu.
"Bisikleti istersen sürebilirsin."
O an çok mutlu olmuştum,ilk defa birisi bana böyle tebessüm etmişti..
Ama tek sorun bisiklete binmeyi bilmiyordum..
"Teşekkürler ama ben süremiyorum."
"Sorun değil ben sana öğretirim biraz."
Sevinçle bir elimi yukarı kaldırdım.
"Yehuu"
Çocuk güldü ve bisiklete binmemi işaret etti, heyecanla bindim..
Ve o gün ilk defa istediğim bir şeyi öğrendim..
Ama bir daha o çocuğu sokakta göremedim..
Komşulara sorduğumda, sadece bisikletle tür atarken geldiğini söyledi.
O an ümitim sönmüştü, arkadaş asla bulamayacaktım..
Fakat 20 yaşındayken beni almaya gelen gencin o çocuk olduğunu anlamamla ümit ışığım geri geldi..
Günümüz~
Yağız
Ablamı bulduktan sonra benle ciddi bir konuşma yaptı fazla ayrıntılı ve sıkıcı bir konuşma olsa da kulaklarımı dört açıp dinledim..
"Yağız,sevgilik geçicidir,aşk geçicidir Lakin sevgi en kalıcısıdır,Rüya hanım ile uzun zamandır vakit geçirdiğin belli ama daha birbirinize adam akıllı açılmadan öpüştünüz filan falan, böyle olmaz.
Ciddi bir karar almalısınız,oy!Yağız beni dinliyor musun?"
"Evet, abla."
"İyi,dediklerimi düşün mutlaka, tamam mı?
"Tamam, tamam sen dert etme halledeceğim."
Ablam sıcak bir şekilde gülümsedi eliyle saçlarımı okşadı,ben de gülümsedim ve yavaşça evden çıktım.
Ablamın dedikleri,az çok doğruydu.Bir kez bile Rüya'ya adamakıllı seni seviyorum dememiştim ama onu her fırsatta öpüp kokluyordum.
Bugün bu işi bitirmek istiyordum..
O yüzden Rüya'yı aradım..
"Alo?"
"Efendim,Yağız?"
"Rüya bir işin yoksa konuşabilir miyiz? Yüzyüze."
"Tamam,sen Çicek kafeye gel.Orada konuşalım."
Sanki hazırda bekliyor gibi kafede seçmişti,kendi kendime sırıtarak
"Tamam, geliyorum.Orada görüşürüz."
İçim kıpır kıpır oldu,demek ki hanfendinin bir planı vardı.Çarşıya doğru yürümeye başladım...
Yaklaşık 45 dakika sonra kafeyi ,bulmuştum, ayaklarım ağrıdan ölse de enerjim henüz bitmemişti.Kafenin karşısında bir iki nefes alıp kafeye girdim.Etrafa bakındım ve Rüya'yı köşede ki masalardan birinde gördüm,hızlı adımlarla yanına gittim.
Bana baktı tebessüm ederek,
"Ooo Yağız,tabana kuvvet, 15 dakika geç kaldın"
Dedikten sonra kıkırdadı,bense ters ters baktım.
Ne kadar tanıdık bir cümleydi bu!
"Tabana kuvvetten bu kadar oluyo canım."
"Canım?"
Kızardım başımı başka bir yere çevirdim ve sakin kalmaya çalışarak konuşmaya başladım.
"Rüya,senle ilk karşılaştığımda çok değişik bir his sardı beni,bunu sadece hoş bulma sanıyordum ama değilmiş."
Rüya sinsi bakışıyla
"Yani gururlu bey ,karşılıklı aşka giriş yaptı."
Kaşlarımdan birini kaldırdım.Yanii bu şu demek o da beni seviyordu!
"Sende öyle sanırım.."
Rüya birden elime dokundu,irkilsemde elimi çekmedim.
"Sana mavi saçlı seksi bir kadın evlenme teklifi etseydi kabul edermiydin Yağız?"
Sırıttım..
"Memnuniyetle.."



