İçeriğe geç

Bir Antidepresan Gülümsemesi

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Bir Antidepresan Gülümsemesi

Bölüm 1

1.Bölüm

Sabah Can abimle Cansu ablamın kavgasına uyandım. Kavga edemeyen duramıyor bunlar da...

Cem ile ben kavga etmiyorduk pek. Yataktan olduğu gibi kalktım ve lavaboya gidip işlerimi hallettim. Salona indiğimde ablamla abim sessizce oturuyorlardı. Salona söyle göz gezdirince bu sessizliğin sebebini anladım. Babam sinirli sinirli onlara bakıyordu.

- Ya koskoca insanlarsınız neden kavga ediyorsunuz?

Salona geçip oturdum ama beni bile görmediler. Ablam ağlıyordu. Ablamın yanına geçip oturdum.

-Baba bunu bize belki Cansu açıklamak ister?

Gözler ablama dönünce biraz gergin oldum.

- Benim anlatmam daha iyi olur evet. Can her şeyi yanlış anladı çünkü. Benim üzerime de çok geldi. Davayla ilgili baba. Katil biri var bütün izlenimleri sürüp bunları kanıtladım. Adam elimdeki her şeyi almakla beni tehdit etti ama bu normal bir tehdit değildi. Neyse buraları atlıyorum derken adam bir ara odamda saçma saçma tavırlar gösterdi yani bilmesem derim bu adam suçlu değil. Tam bana yakınlaşacakken Can girdi odama.

Abim bayağı pişman olmuşa benziyordu.

-Bizi öyle görünce de bayağı sinirlendi çıktı gitti sonra. Ama yemin ederim öyle bir şey yok Can. Sana kaç kere anlattım bilmiyorum. Bundan sonra sinirlenirken neye kime sinirlendiğine dikkat et. Lütfen.

Abim hızlıca kalkıp kapıya gitti. Ettiği küfürleri duyabiliyorduk. Ardından babam bağırdı.

-Can!

-Hayatım bırak. Ne yapmak istiyorsa yapsın.

-Memuriyetini yakacak!

Ablam da hızlıca söylenerek kapıdan çıktı.

-Ya ben diyorum salak bu çocuk anlamıyorsunuz. Aptal! Can!

Cem beni kaldırıp odaya çıkarttı.

-Hazırlan.

-Nereye?

-Abimin peşinden.

-Ya napacaksın abimin peşinde acaba? Hem gelmiyorum ben git sen. Başımı belaya sokamam hiç.

-Cemre!

-Ne bağırıyorsun be?

-Hazırlan hadi dedim sana.

Söylenerek onu odadan çıkarttım kapıyı da sertçe kapattım. Başımızı belaya sokacak. Gerizekalı.

Hazırlanıp odadan çıktım.

Kapıya geldiğimizde annem durdurdu.

-Hop hop nereye gidiyorsunuz siz?

-Abim başını belaya sokmadan onu almaya.

-Oğlum abin memuriyetini yakacak bir şey yapar mı hiç?

-Konu biz ya da ablamsak yapar. Biz çıktık hadi görüşürüz.

-Tam kadro evde bekliyorum sizi.

Anneme el sallayıp çıktık. Arabaya bindik ve adliyeye doğru yol aldık.

-Adliyede olduklarını nerden biliyorsun?

-Ablamla konuştum sen hazırlanırken.

-Abim sence memuriyetini yakar mı? Yakmasın. Hem kendi için hem de...

-Konu bizsek gözü kimseyi görmez. Hem de ne ?

-Hem de yani polislik güzel meslek.

-Hayırdır Cemre polisliğe mi merak sardın. Aklından bile geçirme bence abim zar zor oldu babam ve annemden dolayı. Sana abim de izin vermez ben de izin vermem.

-Niye ya?

-Sanki bilmiyorsun?

-Biliyorum. Neyse ben de polis koca bulurum ya da asker koca ya da savcı ay hepsi güzel.

-Cemre sus!

Oturduğum yere sinmiştim yoksa konu bambaşka yerlere gidiyordu. Yolculuğun sonrası sessiz geçmişti. Adliyeye gelince Bora'yı gördüm. Kendisi avukattı. Tabi yanıma geliyordu ki yanımda Cem'i görünce durdu. Ablamın odasına girdik ama abim orda değildi sanki sinirden yüzü kıpkırmızıydı. Gözleri bizim üzerimize gelince sakinleşti. Yani bi nebze.

-Güzelim siz neden geldiniz?

Al açıkla diyerek Cem'e baktım.

-Dedim ki benim canım ablamla canım abim ne yapmışlar?

-Yalaka.

Oflayarak koltuğa oturdum.

-Sana ne oldu balım.

Ablama döndü gözlerim. Sonra Cem'e baktım söyliyim mı diye.

-Abla bu zorla getirdi beni.

-Nasıl zorla getirdi abicim?

Abimin bakışları Cem'deydi. Ayağa kalktım lavaboya gitmek için.

-Nereye?

-Tuvalete gidecektim izninizle savcım ve komiserim?

-Aferin köle.

Ablamın dediğiyle gülüştük. Odadan çıktım ve lavaboya girdim. Çıktığımda kapıda Bora'yı görmeyi beklemiyodum.

-Ne yapıyorsun burada?

-Seni bekledim.

-Neden?

-Konuşuruz diye bekledim.

-Ne konuşucaz ki?

Yavaşça bana doğru yaklaştı.

-Bora sen iyi misin?

-Hiç bu kadar iyi olmamıştım Cemre. Yanımda sen varsın ve ben sana deliler gib-

Ve bir yumrukla yere düştü. Kafamı kaldırdığımda karşımda hoyt maşallah heybetli bir adam vardı.

-İyi misiniz?

Ben donakalınca adam tam dibimde belirdi.

-Hanımefendi iyi misiniz?

Bir anda korkudan sıçradım.

-Korkutmak istemedim. Al şu suyu iç.

Elindeki pet şişeyi gösterdi. Suyu alıp 1-2 yudum aldım.

-Teşekkür ederim.

-Rica ederim. Ben Cenk bu arada.

-Cemre ben de. Memnun oldum.

Karşıdan gelen abimleri görünce topuklamam gerektiğini anladım.

-Ben gideyim en iyisi size iyi günler.

-Size de iyi günler.

Yanaklarımın kızardığına eminim. Utanınca kekelediğim için hiç konuşmadan abimlerin yanına yürümeye başladım.

-Güzelim. Hadi eve gidiyoruz.

Başımı sallayarak yürümeye devam ettim. Ta ki bunu abim fark edene kadar.

-Sen kıpkırmızı olmuşsun ne oldu?

-Hiiç.

-Bak bakayım bana.

Kafamı kaldırdığım gibi üçünü de bi gülme aldı.

-Ya ne-neden gü-gülüyorsunuz?

-Allah için şu 5 dakikada ne olmuş olabilir?

-Aa-bi.

-Söyle abim.

-Sen Bora'yı tanıyor musun?

Abim kaskatı kesilip durmuştu. Bana baktı. Ama ne bakmak ne bakmak.

-Ne yapacaksın o lavuğu?

-Aa-bi şey...

-Ne yapacaksın o adamı?!

Bir anda ağlamaya başladım. Üstüme çok gelmişti. Ablama olduğu gibi.

Abim ne yaptığını anlamış olacak ki bana sarıldı.

-Özür dilerim güzelim. Bağırdığım için özür dilerim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.