Şehir sokakları, hafif bir esintiyle canlanırken, Zeynep ve Nehir birlikte yürüyordu. Gözlerinde umut, yüreklerinde yarım kalmış hayaller… Alışverişin neşesi, hafif bir huzur gibi üzerlerine sinmişti.
Ama hayat, her zaman planladığımız gibi gitmez.
Aniden, iki dostun ayakları yerden kesildi; bir anda baş dönmesi, kararma ve ardından karanlık…
Zeynep ve Nehir, birbirine yaslanarak yere yığıldılar. Dünya, o an için sustu; nefesler tutuldu, zaman yavaşladı.
Çevredekilerin şaşkın bakışları arasında, iki kadın, duman gibi savruldu hayatın acımasız oyununda.
Baygınlıklarının nedeni, gizemli ve karanlıktı. Vücudun isyanı mı, ruhun fırtınası mı? Kim bilebilirdi? Ama o an, dostluğun, dayanışmanın sınandığı bir an oldu.
İşte o yerde, yerde sürüklenen hayallerin arasında, yeni bir savaş başladı.