“Gelinime gelinime maşallah yuvanızı kuralım inşallah.”
Aha başladım benim mesai zaten ne zaman bittiki.
“Adelinaa kalk kızzz oynayak.” Diye bağırıyordu Gökçe ama bu sefer ben dışında herkes kalkmıştı.
”Gökçe Adelina’yı kaldırıcan diye niye biz kalkıyoruz!” dedi Alper sinirli sesiyle hava daha yeni aydınlanıyordu ama muhtemelen saat sekizdi.
Yavaşça yataktan çıktım kolarımı falan kütletip çıktım yataktan her sabah yapardım daha çok rahatlıyordum, ardından banyoya girdim ihtiyaçlarımı giderdim ve çıktım dolaptan spor kıyafetlerimi giydim saçımıda at kuyruğu yapıp telefonumu ve kulaklığımı alıp aşağı indim.
Herkes aşağıdaydı bütün arkadaşlarım.
”Günaydın herkese ve görüşürüz.” Dedim onlara göz kırpıp çıkarken.
Kimseden ses çıkmadı çünkü klasik günlerden biriydi herkes istemediği halde uyanmıştı ama zaten bu saatte başlıyordu hepsinin işi yani onları uyandıran kişiye kızamıyorlardı Gökçe hepimiz o kaldırırdı.
Ben Adeline Marku bakmayın ismimin yabancı olduğuna has bir Türk’üm benim aile Arnavut o yüzden adım böyle gerçi artık bir ailem yok neyse.
Dediğim gibi ben Arnavut’um arkadaşlarımala ilk tanıştığım zaman garipsemişlerdi ama alışmışlardı hatta ilk Gökçe alışmıştı ve aklınızdaki soruyu gideriyim evet Arnavutça biliyordum ama sinirlendiğimde kullanırdım.
15 dakikadır koşuyordum bakmayın bu kadar sakin durduğuma, konuştuğuma deliyim ben sağ solum belli olmazdı.
biz 4 arkadaştık aynı evde kalıyorduk kardeştik hepimiz 6 yıldır birlikteydik Canberk, Alperen, Gökçe ve ben, Canberk ve Alperen 21 yaşındaydı Gökçe ve ben 20 yaşındaydık hepimiz okuyorduk bir yandanda çalışıyorduk.
Telefonumun çalmasıyla yavaşladım ve cebimden telefonu çıkartıp baktım bir numara arıyordu, telefona anlamsızca bakarken açtım.
”Alo buyurun kimsiniz?”
”Merhaba ben Elezi hastanesinden arıyorum.”
”Tabi buyurun bir sorun mu var?” Dedim ama benim Gökçelerden başka kimsem yoktu.
”Aslında yıllar önce olmuş bir yanlış anlaşılma var Adelin hanım siz hastanede karışmışsınız.” Kalbime ağrı çökmüştü bir anda eğer öyleyse ne yapacaktım ben?
”Adalin hanım orda mısınız?” Dedi hemşire olduğunu düşündüğüm kadın ve sesimi en başında dışarı vermişti ve bir hastaneye göre sakin bir yerdeydi.
”Burdayım siz lütfen bana bir konum atın en kısa sürede orada olacağım.” Dedim kadında beni onaylayarak konum attı evin yolunu tuttum bizimkilere anlatmam lazımdı.
2 Saat sonra
Aramadan sonra ev gelmiştim olanı bizimkileri anlatmıştım ve acayip şaşırmışlardı olanlar gideceğim söylemiştim onlar beni yalnız bırak istememişti ama bugün hafta sonuydu cafe yoğun olacaktı o yüzden Gökçe ve Canberk cafe’ye gitmişlerdi bizde Alperen’le taxi’ye binip hasteneye gelmiştik.
Geldiğimiz zaman doktorun odasını bulup içeri girdik bir adam birde kadın vardı, saçları turuncuydu ama aralarda beyaz saçlarda vardı. Gözleri yeşildi oramanı hatırlatıyordu ve çilleri vardı.
Adam döndüğümde yaşlı olmasına rağmen yakışıklıydı o ise kumraldı ama onunki de kadını gibi aralarda beyaz saçları vardı, gözleri denizi anımsatıyordu.
Kadına bakınca aklıma kendi yüzüm geliyordu benim saçlarımda turuncuydu ama ben hep şarap kızılına boyatırdım benim gözlerim ise deniz ve ormanın karışımıydı yüzümde çiller vardı aslında bu çiller görüşüme kadardı.
Biz içeri girdiğimizde kadın bana dopdolu gözlerle bakıyordu adam ise yıllardı içindeki hasretle bakıyordu bu hasret gözlerinden anlaşıyordu.
Benden ve Gerçek babam olduğunu düşündüğüm adamdan kan örneği alınmıştı 2 saat sonra çıkacaktı öyle demişti doktor, ben kadından müsade istedim çıkmak için benim ondan izin almamdan şaşırdı kadın ve hemen izin verdi.
Arkamdan Alperen gelmişti, bir banka oturmuştum başım ağrıyordu oda yanım Oturmuştu ikimizde susuyorduk çünkü o konuşursa ağlıyacaktım ben konuşursam yine ağlıyacaktım her şeyin sonunda ben üzülüyordum.
Elezi Kardeşler
“Abi sence o bizim kardeşimiz mi?” Diye soruyordu Bartu.
Bütün Elezi kardeşler burdaydı bundan yıllar önce 5 yaşında güzeller güzeli kardeşlerini kaybetmişlerdi hatta Ateş kaybetmişti küçük kardeşini kollarında. Kardeşini kaybettiğinde oda çocuktu o günden sonra 2 boyunca zor yemek yedi bütün kardeşler etkilenmişti en çokta Ateş şimdi ise düşünüyordu olabilir mi dedi bu kız benim gerçek kardeşim olabilir mi dedi sonra hayır dedi Ateş o ölen küçük kıza
ihanet edemezdi yapmazdı.
”Yok öyle bir şey!” Dedi ateş sinirle ve hepsi derin bir sessizliğe büründü.
”Acaba o kız nasıl biri?” Dedi Bartu sonra ağlayan bir kız sesi duydular, hepsi o tarafa baktı. Kız hıçkırıklarının arasında konuşmaya çalışıyordu.
”Çfarë do të bëj tani, Canberk? Jeta ime është një gënjeshtër. Të gjitha rrahjet që mora, ato dënime të ndyra. Pse... Pse unë?”
”Abi sanırım bu o kız” dedi Bartu hayranlıkla kendinden küçük kardeşine bakarken.
“Nerden biliyon oğlum?” Dedi Aytaç hemen kız yeniden konuştu.
“Si mund të marr pjesë në taksi? Si mund të përfshihem?”
”Kerem ne diyor lan sen Arnavutça biliyorsun.”
”Nasıl karıştığını ve bütün bir hayatını yediği dayakların yalan olduğunu ve nasıl karıştığın idrak edemiyor”
Ateş affalamıştı ya oysa dedi ya benim miniğim oyda dedi eğer oyda o çok güzeldi ve bir melekti.
Ama bir anda kendine Ateş ihanet etmeyecekti ama gerçek kız kardeşinide kaybedecekti tavırlarından ve bunu bütün kardeşlerine yansıtıp kızın hayatını cehenneme çevireceklerdi.
”Abi o bizim kardeşimiz mi?” Dedi Bartu o sırada Adelinalar içeri girmişti.
“Bilmiyorum Bartu bilmiyorum.” Dedi Ateş başını ovuştururken onlar burda konuşurken hastanede çoktan her şey açıklanmıştı Adelina başka bir ailenin kızı değildi Adelina Elezi ailesinin kızıydı.
Adelina Marku’nun Anlatımıyla
Evet sonuçlar açıklanmıştı ve ben bir Marku değil Elezi dim bir an o kadar afallamıştımki 20 yılım her şey boşunaydı çektiğim o kadar acıyı benim kimsem olmayan insanlar yüzden çekmiştim.
Ben kara kara düşünürken gerçek annem geldi başıma, ağlıyordu onu öyle görünce kalbimi ağrı girmiştim, yanıma oturdu ve eşine gitmesini söyledi bende Alperen gitmesini söyledim oda bir şey olursa söyle diye bir bakış atmıştı onu onaylamamla gitmişti.
“Biliyorum.” Diye konuya girdi gerçek annem.
”Senin için çok zor biliyorum canının çok acıyordur eminimki ama sana bir şey anlatsam beni anlar mısın?” Dedi ben bunca zaman herkesi dinlemiş ve her şeye öyle karar vermiştim ve yine öyle yapacaktım.
“Anlarım.” Dedim gerçek annem ise buruk bir tebessüm etti.
“Bundan yıllar önce 5 yaşında kızım olduğunu bildiğim bir kızım vardı kalp hastasıydı biz tek kız o diye deli olurken birde hasta diye deli oluyorduk.”
Derin bir nefes aldı.
“Gün geçtikçe kötüleşiyordu, tedavisi vardı ama onun küçük bedeni kaldırmıyordu gün geçtikçe onla birlikte bizde ölüyorduk.” Aldığı nefesi verdi bu sefer.
“Biz evde değildik kocamla, kızımı oğullarıma emanet etmiştim ama o sırada büyük oğlumdan bir telefon geldi açtığımda arkadan ağlama sesi geliyordu.” Dedi biliyordum kuracağı cümleyi biliyordum ne olduğunu o kıza ama sanki bende kabul edemiyordum çünkü ağır bir durumdu.
“Oğlumun dediğine göre kalbi durmuştu gücü yetmemişti küçük kızımın hayata tutunmaya O an bende öldüm o an orda olmak istedim son defa sarılmak istedim miniğime.” Ama sarılamamıştı kızına feda edememişti son kez kızım diyememişti son sözler söylenmemişti.
Kadına baktığımda gözlerinden yaşalar akıyordu kafasını kaldırıp bana baktın daha çok ağladı nedeni ise benimde ağlamamdı.
“Büyük oğlumun kollarında ölmüştü, oğlum hiç atlatmadı bunu ama hep sakladı ilk zamanlar yemek yemiyordu bende öyleydim ama hep canım yarımdı kızım varkende yarımdı şimdi ise gerçekten tamamlandım, biliyorum her şey senin için zor ne yaşındın bilmiyorum gözlerinden de belli kuzum pek iyi değilisin.”
İlk defa bizimkilerden biri değilde başka biri anlamıştı gözlerimdeki acıyı bu kişi benim gerçek annemdi.
”Bize en azından bir şans versen belki gerçek abilerin iyi karşılamaz ama lütfen benim ve gerçek baban için.” Dedi kıyamadım kıramadım gerçek annemin gözlerine bakıp sarıldım ona afallamıştı ama dayanmamıştım temas sevmezdim ama dayanmamıştım işte.
“Bunu evet olarak kabul ediyorum.” Dedi ayrılıp gülümsedim.
“Yarın bize yemeğe gelmeni isterim hem tanışırız.”
“Olur nasıl isterseniz.” Dedim.
Yazarın Anlatımıyla
Adelina onaylamıştı kadını ama başına geleceklerden haberi yoktu onlarda ağır şeyler yaşamıştı Adelina da öyle ama her şeye rağmen ayaktaydı, o eve gidecekti kalacaktı sırf gerçek annesi için ama abilerininin tavrına nasıl katlanacaktı orası bir gizemdi.
———————————————————————
Evetttt umarım beğenmişsinizdirrr
bir yazım yanlış varsa affola