Gözlerini okuyorum,
Dudaklarında mühürlediğin sözcükler dokunuyor.
Yüreğinin nasıl kavrulduğunu anlatıyor,
Göz pınarların annen için feryat ediyor.
Göz bebeklerin anne kokusunu fısıldıyor,
Dudakların, çay muhabbetlerini arıyor.
Koşup sarılmak istiyorsun,
Ama dokunamıyorsun; yüreğin bir kez daha kavruluyor.
Kavrulan yüreğinle kayboluyorsun,
Dokunmak istiyorum sana o an,
Tüm şefkatimle sarılmak,
Gözlerinden süzülen yaşları silmek istiyorum.
Sızılayan yüreğine dokunmak,
Kaybolduğun yerden çıkarmak istiyorum seni.
Biliyorum, sızlayan yara kalp kırıklığı değil,
Anne özlemi; işte o an başlıyor benim çaresizliğim.
Kalp kırıklığı olsa kabuk bağlar,
Unutursun, geçer.
Ama anne özlemine,
Ne merhem ne de başka bir şey.
O yüzden çaresizce gözlerini okuyorum,
Her okuduğumda, elim kolum bağlanıyor.
Bu başka bir acı,
Lanet bir acı;
Gözlerinin içine baka baka kavrulan yüreği görmek,
Başka bir acıpymış.