İçeriğe geç

Bipolar

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Bipolar

Bölüm 3

Three

Peri Konseyi- eda'nın agzından

Peri konseyindeydim çünkü ruh eşim sude oppa ya peri olduğumu söylediğim için ceza alacaktım. Evet, ruh eşimdi. Nereden mi biliyordum? Çünkü yine peri konseyinde olduğum bir zaman gizlice ishal perisiyle beraber dev ekrandan ruh eşlerimize bakmıştık ve ben baktığımda da 144 piksel bir e okul fotografı çıkmıştı.İlk defa orada görmüştüm Sude Oppamı.

Geçmiş zaman

Yanımdaki ishal perisiyle beraber gizlice gelecek odası'na girdik. Dev ekrandan ruh eşlerimize bakmak için can atıyorduk.

"Nisa çabuk ol, Yüce Anüs birazdan burada olur."

Nisa hemen kendi ruh eşine bakıp ekranı bana devretti. Ben de bilgilerimi girdiğim zaman ise karşımda bir e okul fotoğrafı vardı.

"Ay eda bu ne?!"

Şimdiki zaman

Yüce Anüs elindeki fantezi aletine benzeyen çekici masaya vurup kararını açıklamaya başladı. "Kadim peri konseyinin bana verdiği yetkiye dayayarak söylüyorum. Cezan çok ağır Eda. 3 gün boyunca osssssssssssurmayacaksın."

Yere çöküp ağlamaya başladım. Benim moralimi ancak Sude oppa düzeltirdi.

Gözyaşlarımı silerken Yüce Anüs'ün yanında oturan Azman Peri konuştu. - peri kurumunda herkesin bir görevi vardır ve Azman perinin görevi de birilerini azdırıp kötü yola sürüklemek. Bu yüzden adı Azman. -

"Peri konserindeyiz böyle rezillik de olmaz yani aq."

Az ötemizde duran Hayvanat Bahçesi Perisi ona göz devirip cevap verdi. "Ne konseri aq iyice yaşlandın, öl de Azdırıcı peri ben olayım."

Saatler sonra-Petrol Sude'den

Acaba gerçekten peri miydi?

Kanı pembe, yarası hemen iyileşti, onu geçtim ossuruğu bile pembe amk.

O ossuruk hayatımda kokladığım en güzel şeydi. Aromatik, Vanilyalı, pamuk şekerli , odunsu ve alt notalarında da orman meyveleri vardı.

Aslında parfüm ticareti yapsam o ossuruklardan iyi gelir elde ederdim.

Tam bunları düşünüyordum ki yanımda bir kanat görüp havaya 177172 cm sıçradım ve korkudan ağzımdaki kürdanlardan birini fırlattım.

Eda yanıma ışınlanmıştı. "Sude Oppaaa."

Üzgün görünüyordu ve hemen bana sarıldı. Onun o güzel götünden cıkan ossssuruk kokusunu bile özlemiştim.

"Ne oldu sana Eda?"

Ağlamaya başladı.

Ağlarken ıkınarak konuşuyordu. "S-sude O-oppa, peri konseyinden c-ceza aldım."

Bana peri olduğumu söylediği için ceza almıştı. Vicdan azabı çekiyordum. Sinirle ellerimi yandaki sobanın üstüne koydum. "YANSIN BU ELLER O ZAMAN YANSINN."

Eda ellerimi çekmeye çalışıyordu. "Oppa ne yapıyorsun kendine gel."

Birden duraksadım ve kendime geldim. Benim Eda'nın yanında olmam lazımdı.

Hızlıca onu duvara yaslayıp bedenlerimizi yakınlaştırdım. Eda normalde utanıp ossururdu ama böyle bir şey olmamıştı.

"Neden osssurmadın, sem utanıp utanıp sürekli ossururdun."

Gözleri alev fışkıran gözlerimin ardından sahra çölü dudaklarıma ilişti. "Peri konseyi bana ossurmama cezası verdi oppa."

55 numaralı ayak parmaklarımı rahatsızca hareketlendirdim. Zaten stresten de terlemişlerdi. "Kaç gün?" diye sordum üzüntüyle.

İnleyerek cevap verdi. "Üç gün oppa-ah"

Sanırım bulunduğumuz pozisyondan azmıştı ve benim de vanilyalı ıce latte aromalı bir yerim yanmaya başlamıştı. Ama Eda'ya olan aşkımdan o öyle üzgünken fuhuş yapmayacaktım.

Sakince dudaklarını vakumlayıp biekaç saniye böyle durdukran sonra geri çekildim.

Bölüm sonu

1 yorum