İlahi Bakış Açısı
Demir her zaman geldiği sahilde karanlık düşüncelerle yürümeye devam ediyordu. Gördüğü banka oturdu ve gözlerini kapattı.yan taraftan gelen ağlama sesleri düşüncelerini bölünce nefret ediyorum bu insanlardan çocuk getirmeseler şu sahile olmazmı yani diye düşünmeden edemedi.
Sesin geldiği tarafa doğru bakınca sesin sahibinin 17 yaşlarında genç bi kıza ait olduğunu anladı.kızın yanına doğru ilerledi.kız onu görünce ürkmüş olmalıki bankın öbür ucuna doğru kaydı.Demir kızın yanına oturduğunda kız ağlamayı kesmişti sadece hıçkırıklarının sesi duyuluyordu.
Demir kıza "ne işin var bu yaşta gecenin bi yarısı burda" diye sordu.Hazır cevap kız hemen soruyu cevapladı"Benim artık ne kalıcak yuvam ne de gidecek evim yok" Demir şaşırmıştı açıkçası böyle bir cevap beklemiyordu."Yetim misin yoksa" diye sordu."Ailemi çok uzun yıllar önce kaybettim dünyalar güzeli bi ablam var benim o bakar bana" deyip başını demirin omzuna koydu." Ne duruyorsun ablanın yanına gitsene" diye cevaplayıp kızı omzundan yavaşça ittirdi Demir.
"Sorunda bu zaten ablamı yok ablamıda kaybettim bırakıp gitti beni gelmiyo artık eve" kızın ağlayışı şiddetlenmişti hıçkırıkları durdurak bilmiyordu.Demirin düşünceleri 15 sene öncesine odaklandı.
15 sene önce
"bak emin artık olmuyo"
"olucak şevval bak çabala göndericem"
"karnımdaki çoçuğu görüyomusun emin o benim canım o olduktan sonra demire eskisi gibi bakamıyorum"
"şevvalim yapma böyle o daha on yaşında"
" emin ya onu götürürsün yada ben ve kızın artık yokuz"
"hayatım nasıl bırakıyım onu abimin emaneti o"
" O abinin oğlu onun daha fazla bana anne demesine dayanmıyorum"
"Şevvalim haklısın ama yapamam"
"kararını ver emin"
emin kararını o gece verdi kızı ve eşiyle mutlu olmak istedi Demirin ne istediğini umursamadan.
emin adımlarını atarak demirin odasına geldi "demir kalk seni parka götürücem"
demir heyecanla yerinden kalktı "o hep gitmek istediğim park mı baba" eminin bi kere bile kalbi acımamıştı "evet oğlum" hızlı adımlarla evden çıktılar arabaya bindiklerinden demirin kalbi heyecanla atmaya devam ediyordu arkadaşları hep o kocaman parka gidiyordu oda hep gitmek istemişti ama annesi izin vermemişti çünkü o parkta oyanamayı hak etmemişti annesi öyle söylüyordu acaba parkta oyanamayı hak etmesi için ne yapması gerekiyordu demir uzun uzun düşündü.camdan bakmaya devam etti araba kahverengi eski bi binan önünde durmuştu burası oyun parkı değildi.Emin arabadan indi ve demiri kolundan tutarak binaya doğru sürükledi.Demir ne olduğun anlamamıştı babasına seslendi "baba nereye gidiyoruz" emin cevap vermeden demiri binanın önüne bıraktı ve arkasını dönerek arabaya doğru ilerlemeye başladı. Demir "baba nereye gidiyosun" " baba gitme ben tek başıma korkarım" diye ağlamaya devam ediyordu. Emin hızlıca arabaya bindi " baba" " baba" diye inleyen sesi duymazdan geldi arabayı çalıştırdı ve yurttan ayrıldı.Demir yakarışlarıyla tek başına kalmıştı.
"Baba geri dön" "parka gitmesek te olur" " lütfen" "baba" demirin gözyaşları ve sesi tükenmişti. Bir başına kalmıştı hayatı yeni öğrenmeye başlıyacağından haberi yoktu.Terk ediliş bi yara gibi kalmıştı onda