14 Haziran’dı telefonun çalma sesiyle uyanmıştım. Çok uykum vardı gözlerim açılmıyordu sanki. Jack’e seslendim
“Jack!! telefona bakarmısın kalkamıyorum”
Jack geldi,telefonu eline aldı
“bu bir numara bırak kalsın”
dedi ve telefonu geri yerine bıraktı. Bende kafamı koyup geri yattım. Jack odaya dönmek için kapıya uzandı, ve telefon yine çaldı
Jack geri geldi telefona baktı
“yine mi “
diyerek kaşlarını çattı.
Jack geri gitti ve telefon yine çaldı.
Bu sefer Jack telefona doğru gelirken telefon kapandı, Jack arkasına döndüğü anda yine çalmaya başladı.
artık bende uyandım telefonu elime aldım. Bu bilinmeyen bir numaraydı.
Jack sinirle yanıma geldi Ve
“ o telefonu bana ver bu şe***iz de kim oluyor”
dedi , telefona baktı ve sonra mikrofonu da açtı
“alo,alo. merhba kimse varmı Alo”
oda çok sesizdi. telefon bu sefer yine çaldı. Jack sinirden kudurmuş gibiydi.Ona sakin olmasını söyledim fakat beni dinlemiyordu telefonu yatağa fırlattı ve dönüp gitti.
Jack odadan çıkınca telefon yine çaldı.Jack’in sesi duymamış olması için dua ediyordum, fakat Jack duymuştu.
Sinirle yanıma geldi. Gözlerinden ateş çıkıyordu âdeta. sakin fakat sinirli bir ses tonuyla
“ birde sen aç bakalım. bir şey dicekmi acaba?”
telefonu açtım.
ama ses yoktu ,Jack tam telefonu alacak ken telefondan garip bir ses geldi
“te-tte-te-tte-te te te
whe-re
a-re yo-uu( neredesin)
korkmuştum.Ağlamaklı bir ifade ile Jack’e baktım, yüzü bembeyaz olmuştu. Göz bebekleri büyümüş şekilde bana baktı ve yarı sırıtarak yarı bağırarak
“biri bizimle şaka yapıyor galiba, öyle dimi? Bu bir şaka”
ve bağırarak
“öyle dimi! şaka bu birşey söyle Merria bişi söyle”
jack’i sakinleştirmeye çalışıyorum.
“ merak etme çok fazla ciddiye alıyorsun anlaşılan birinin canı sıkılmış ve böyle aptalca birşey yapmış”
telefon yine çaldı,
kapandı,
yine çaldı,
ve yine kapandı.
telefonu camdan dışarı fırlattım, zaten o evin telefonuydu ve bizim kendi telefonumuz vardı.
rahat etiğimizi düşünüp erkek arkadaşımla kahvaltı hazırladık. Ben odaya gittim ve odayı toparladım.
O esnada Jack’te mutfakta müzik açmış ekmekleri dilimliyordu. saate bakmak için telefonumu elime aldım ve o bilinmeyen numara beni aradı. Jack sesi duymasın diye telefonu hemen kappatım.
peki ama biz kahvaltı yaparken yine ararsa ve Jack Kudurursa?
ne yapardım ki ben?
o yüzden telefonumu komple kapattım, ve cebime koydum.
Jack anlaşılan kahvaltıyı hazırlamıştı. ona yardım edemediğim için kendimi utanmış hisediyordum.
beni çağırdı,
“ hadi gel tatlım kahvaltı hazır”
“ ciddimisin ne ara hazırladın ki?”
“sen o kocaman denizi temizlerken, sahiden bir odayı toparlaman neden bu kadar uzun sürdü ki?”
utanmıştım.Birşey demeden masaya oturdum ve yemeğe başladım.
telefon çaldı,
yemek boğazımda kalmak üzereydi. Telefonumu kapattım diye hatırlıyordum.Doğru da hatırlıyorum çünki benim telefonum değil Jack’in telefonu çalmıştı.
Jack’i durdurmaya çalıştım.
“canım o telefonu bırak lütfen benimle ilgilenmeni istiyorum lütfen?”
“tatlım seni anlıyorum ama belki annemdir, belki bizi ziyaret etmek için aramıştır.”
dedi ve telefona baktı.
“lanet olsun sanırım bu kişi günümü mahvetmeye çalışıyor... a bir dakika!!! az önce sen bana bu yüzdenmi telefona bakma dedin?”
“demin odayı toparlarlen beni yine aradı ama ben sana söylemeye cesaret edemedim,üzgünüm”
telefonu ve mikrofonu açtı. Bu sefer telefondaki kişi bizimle konuştu
“Merhaba ben Luca”
sesi çok boğuk ve kaba geliyordu.Kelimelerin yarısını anlayamıyordum.
Jack sinirle telefonu elimden aldı ve konuşmaya başladı
“Merhaba ben de Jack. Affedersiniz ama neden sabahtan beridir arıyorsunuz acaba kimsiniz ve bizden ne istiyorsunuz?”
kısık bir sesle
“Jack napıyorsun sen? O telefonu bana verirmisin”
arayan kişi sırıtarak ve sakince
“ Forest Of Dead Bodies( Ölü bedenler ormanı)’te sizi bekliyorum.”
ve telefon kapandı.