İçeriğe geç

Bıçak Yarası

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Bıçak Yarası

Bölüm 1

Bölüm 1

"Akciğerlere nişan al

Tam göğüsten

Yada ordan yada kalpten

Ama en iyisi akciğerler

Gizemli yarışçı adın ne

Sen bir serserisin” mırıldanarak New York sokaklarında yürüyordum saat

Neredeyse gece yarısına gelmek üzereydi. Elimle siyah saçlarımı düzeltip kapüşonumu geçirdim dar sokaklardan ilerledim. İnsanlar gerçekten bunaltıcıydı.

Sınama salonun önünden geçerken yeni vizyona giren filmlere baktım ah ne kadar boktan filimler mesela çığlık filim olması bile saçma yada diğerleri ben öyle bir kaos yaratıcam’ki New York’taki herkesi korku salacak ve herkes gecenin avcısından bahsedeceklerdi.

Yani benim gibi bir güzeller güzeli adam varken bunları filim yapmaları çok saçmaydı. Sınama girişinde kalabalığın arasından ilerledim, Isabella ’mı özlemiştim bu gece onu yanımda isteme duygusunu bastırmaya çalıştım . Kafamı iki yana salladım bir an önce eve gitmeliyim ve aptallar dolu New York’u temizlemeliyim.

Kahvemi masadan aldım, kahvemi yudumlarken kurban tabloma bakıyordum ah benim güzel kurbanlarım hepinizi acınası ve farklı şekillerde öldüreceğim merak etmeyin hele ki Isabella ve Frank Russel , ellerim tablodaki Isabella’nın fotoğrafında gezindi.

Odamın bir duvarına astığım onlarca fotoğraflar ve daha fazlaları vardı bu odada yaşadığım acılara değer mi bunca şey hiçbirine değeceğini sanmıyorum tabikide

Ama denemekten zarar gelmezdi değilmi? Belkide içimdeki çocuğu sonunda mutlu edebilirdim böylece annem mutlu olabilirdi, değilmi anne mutlu olursun deme konuşsana benimle yoksa küstün mü bana önceden geceleri rüyamda buluşurdun benimle artık neden gelmiyorsun anne.

Sinirden bardağı yere fırlatmıştım her yer kahve ve cam kırıkları olmuştu, bunu umursamayarak ısabella’ya baktım.

“Hadi ama Isa baban Frank’ın neler yaptığını ikimizde biliyoruz, siz ailemi benden çaldınız ama ben sana bir iyilik yapacağım Isa babanı ve o aptal sevgilin ile birlikte öldüreceğim sizi tamamı Isa ilk işim o pislik sevgilinden kurtulmam gerekecek çünkü sen benimsin güzelim seni kimselere vermeyeceğim sonsuza kadar bu küçük hapishanemde kalacaksın Isabellam.”

İç çekip sandalyeme oturdum burası evimin bodrum kattıydı ailem öldürüldükten sonra burayı hapishaneye çevirmeye karar vermiştim.

Bir tarafımda bıçaklar dolu bir dolap diğer tarafımda Isa için hazırladığım demirlerle etrafı çevrili yatak vardı.

Güzelim için hazırlamıştım hepsini, ama o beni değil de stew’i seviyordu. Stew için ayrı ölüm planlarım vardı, bugün katliamın birinci günüydü ve ben intikam için can atıyordum ve bugün canım Isabellamın üniversite mezuniyet balosundan yeni evine dönmüştü, onun için ayrı heyecanıydım tatbikîde benimle tanışacağına memnun olmasada o benimdi.

Ayağa kalktım gözlerim cam kırıklarında gezindi burayı gelince toplasam iyi olurdu. Kuru kafa maskemi ve bıçağımı elime aldım merdivenlerden çıktım demir kapıyı açtığımda gökyüzüne baktım bulutların arasında gizlenen Dolunay’ı görebiliyordum bana hep şans getiriyorsun Dolunay seni görmek güzel yola koyuldum , bu gece kanlı bir gece olacaktı.

Uzun koridorda ıslık çalarak ilerledim, ev gerçekten çok güzel ve pahalı eşyalarla doluydu zengin piçi ben çok eski bir evde sürünerek yaşarken bu zengin züppeleri rahat bir hayat sürüyorlardı tanrı adaletsiz davranmayı severdi aynı bana yaptıkları gibi..

Grace Walke gecenin üçünde salonda oturmuş resimi yapıyordu gerçekten bu kız bir aptalın önde gideniydi, onu bekliyen bir katil varken onun resim yapması akıl alır gibi değildi. Islık çalmaya devam ettim bir süre sonra sesimi daha yüksek sesle ıslık çalmaya başladım zavallım etrafına bakıyordu birde kıyamam ben sana, hem de öyle bir kıyarım ki akılara zarar.

“Orada birimi var.” Grace etrafına bakınmaya devam etti, ıslık çalmaya

Devam etiğimde elindeki fırçayı yere atıp ayağa kalktı şimdiden korktuğu beliydi beni gördüğünde ise, “Hey oradasın hadi ama evime nasıl girdin ve benden ne istiyorsun.” Sesimi çıkarmadım yavaşça elime bıçağımı aldım. “Hey sana diyorum hadi ama evimden defol.” Diye bağırıyordu Grece.

Yanına doğru yürüdüğümde galiba elimdeki bıçaktan korktuğu için çığlık attı. “Korkma benden Grace sadece canını almaya geldim tamamı korkma benden.” Dedim.

“Sen kimsin? Evimde ne işin var ve beni nerden tanıyorsun.” Ah bu kızlar neden susmak bilmezlerdi böyle, Grace korkudan hem titriyordu hem de ağlıyordu.

“ Sadece tatlı ve aptal kurbanlarımdan birini öldürmeye geldim bana neden böyle davranıyorsun Grace bak üzülüyorum ama.” Diye sesimi yükseltim.

İçimde yayılan haz ve tutku paha biçilemezdi şuan onu ligime ligime doğrayıp tadına bakmak istiyordum, Grace dizlerinin üstüne çöktü ve yalvarmaya başladı insanların bana yalvarmaları gerçektende hoşuma gitmeye başlamıştı.

“Nolur beni bırak ne istersen yaparım bırak beni gideyim bak evde odamın içindeki kasada para var ne kadar istiyorsan al ve beni bırak lütfen.”

Grace’nin ağlamaktan sesi iyice kısılmıştı. Hadi ama kızım oyun yeni başlıyor başımı iki yana salladım, para elbet işimi görürdü ama ben onun canını istiyordum ve hala o bunu anlamıyordu, hep böyle çatlak mıydı bu kız yoksa bugün mü böyle anlamadım. Cıkcıklayıp kafamı yine salladım maskemin altından gülümsediğimi keşke görse kesin korkudan altına yapardı.

“Ne istiyorsun o zaman benden pislik.” Diye bağırdı. Grace’ye daha fazla yaklaştım çığlık atmaktan iyice giden sesiyle bir şeyler mırıldanıyordu. “Canını istiyorum bana canını verir misin Grace seni parçalamak istiyorum canın yansın istiyorum benim için bunu yapabilirimsin bence yapabilirsin Grace ne diyorsun.”

Korkudan kaybolan o minik gözler o dudaklar güzel kızdı Grace ama kimse benim Isabellam kadar olamazdı onu şimdiden özledim bu gece yanına gitmeliyim sabah olmadan bu işi bir an önce bitirmeliyim.

“Grace seninle bir oyun oynayalımı ha nedersin.” Bir anda gözlerini bana dikti ve ağlamaktan helak olan göz yaşlarını sildi. “Ne oynayacağız ve bana napacaksın?”

“Çok basit ben kovalıcağım sen kaçacaksın ha ama yakalanırsan ne olur biliyor musun?” Ona biraz zaman verdim. Ben hayatımda bir insana bile bu kadar zaman ayırmazken bu kıza ayırdığım zaman gerçekten fazlaydı. Zamanımı çok değerli benim güzel kurbanlarım katil çiğinizin zamanı boşa gitsin istemezsiniz değilmi? Tabi siz ahmak olduğunuz sürece boşa gidecekti zamanım.

Başını hayır anlamında sallamakla yetindi aptal, sadece bu beni biraz hayal kırıklığna uğrattı tabikide umrumda bile değil hiç kimse hepsi ahmağın önde gidenleri.

“ Eğer yakalarsam seni parçalara ayıracağım hiç merak etme ailen ve arkadaşların yanına gelecek merak etme en kısa sürede onları yanına getireceğim, üçten geriye saymamı istermisin?”

Cevabı bekleyemezdim tabikide,

“Üç”

Grace ayağa kalkıp odalardan birine koştu. Cidden maldı bu kız kime çekti acaba, düşüncelerimin zihnimden çıkmasına izin verdim,.

“iki”

Ardından kapı kilitleme sesi geldi,

“Vee bir! Grace yerinde olsam evden dışarı çıkardım.” Gür sesimle bağırdım.

Belimdeki silahı çıkarıp girdiği odanın yanında durdum, kapının rast gele yerlerine ateş ettiğim anda içeriden çığlık sesleri yükseldi “Hadi ama komşular bizim hakkımızda neler düşünürler Grace.” Kapını koluna kurşun sıktığımda kapı açıldı içeri adım atım.

“Neredeymiş benim güzel tavşanım.” Dolaba doğru yürüdüm ve yavaşça kapısını açtım burada yoktu odanın etrafına bakındım içinde kaç tane oda vardı lan, silahımı yatağın altına doğrultup oraya baktım orada da yoktu neredeydi siktiğimin kızı kapların birine doğru yürüdüm kapıya silahı doğrultup vurdum.

“Grece burada mısın güzel tavşanım hadi ses ver katilciğine.”

Kapıyı kolayca açıldı, içeri girdim odanın içi resimler ve yerde bir sürü tuvaller doluydu burada yoktu sıçan, anlaşılan diğer odadaydı. Kapının yanına gidip silahla rastgele üç el ateş ettim.

“Grace elma dersem çık armut dersem kendini öldürme olur mu bu hazzı ben yaşayacağım sen değil.” Kapıyı açmayı denediğimde kilitliydi kapının koluna sıkıp kilidini kırdım kapıyı tekmelediğimde ise o dizlerinin üstünde küvetin içinde ağlıyordu yanına gittim, küvetin yanında durdum yavaşça göz göze gelebilecek şekilde eğildim o tatlı gözler bana dikdik bakıyordu, ellerimi sarı saçlarında bir tutamını ellerimle oynadım güzel tavşancık.

Elimle tüm saçlarını kavrayıp ayağa kalktım onu salona doğru sürükledim, kısılan sesiyle çığlık atıyordu bana göre ise ses kirliliğinden farksızdı, salona vardığımızda silahımı yere atıp belimdeki bıçağımı elime aldığım gibi boğazına dayadım.

Ellerimin arasında debelenip duruyordu elimle ağzını kapadım, elleri ve ayaklarıyla bana vurmakla yetindi sadece bu kız sinir bozucu bir hal almaya başlamıştı.

Bıçağımı iyice kavradım, Grace bacak arama vurduğu anda yere düştüğüm gibi inlemelere boğuldum iki katlı evinden çıkışa koşuyordu ama kaçamayacağı kesindi, Siktir canım acıyordu piç kurusu yavaşça ayağa kalktım merdivenlere ilerledim.

“Hadi ama Grace bu evden kaçamazsın bunu ikimizde biliyoruz değilmi?” Kahkaha atıp merdivenlerden indim ve karşımda kapının önünde dizlerinin üstünde duran minik sıçanım siktir bu oyun çok uzadı ama, kesin herkes beni aptal sanıyordur bu kızın gerçekten kaçmasına izin vereceğimi mi sanıyordunuz vermeyeceğim tabikide Grace’nin yanına gittim dizlerimin üstüne çöktüm elimle saç tutamlarını geriye attım.

“Bu iş gerçekten çok uzadı sıçan hadi salona gidelim ve yarım kalan işimizi tamamlayalım olur mu kaçacak yerin yok çünkü her yerde ondan var anladın mı beni?” Dediğimde kapıdaki patlayıcıya baktım bir anda oda gözleri kapıya dikti, bana dönündü gözleriyle yalvarıyordu bana tabikide buna izin vermeyecektim.

“lütfen bırak beni lütfen.” Diye fısıldadı Başımı hayır anlamında salladım.

“tabikide buna izin veremem Grace bana yaptıklarınızın bedelini canızla ödeyeceksiniz beni duydun mu!” bağırdığımda elleriyle kendini korumaya çalıştı “bu iş çok uzadı ama!” Bağırıp saçlarından kavradım merdivenlerden sürükledim salona kadar Git gide yükselen çığlıklar haykırışlar...

Saçlarından kaldırdığım gibi tokat attım, güçsüz bir şekilde yere yığıldı masanın yanına düşen bıçağımı elime aldım. Gace’yi saçlarından tutup kaldırdım bu sefer bıçağımı daha sağlam tutuğumdan emin oldum ve boğazına dayadım daha sert, yorgun düşen bedeni neredeyse hareket etmiyordu en başından beri yapmak istediğimi ona söylemiştim oysaki o niye bu kadar inat etmiştiki anlamadım.

“Canın acımayacak tamamı.” çığlıkla beraber boğazındaki kanların hepsi yeni yaptığı orman manzaralı tablosuna sıçradı, Grace yere yığıldığı anda kolundan tutuğum gibi kestim. Koltuğa oturup bir süre cesetti izledim ve maskemi çıkardım siktiğimin maskesinde nefes dahi almak zordu.

Bir anda gözlerim elimdeki kol’a kaydı, aklımdan geçen bir sürü acı dolu geçmiş sanki hepsine değmiş gibiydi derin bir iç çekip ayağa kalktım bir an önce burayı temizleyip gitmem gerekti,

Gözlerim tabloya kitlendi güzel bir orman manzarası ısabellam’la kalmak isteyeceğimizi bir ev hayali bile güzeldi ama zindanların ardıda daha güzel olurdu. Isabellama yetişmem için az bir vaktim vardı eli boş gidilmezdi değilmi? Bir elimdeki kola baktım birde tablodaki orman manzarasına bu gece gerçekten eğlenceli olacaktı.

Grace’yle işim bitiğinde müthiş manzarama bakıyordum tek bir şey kaldı oda küçük bir hediye ve not Grace’nin para dolu dediği odaya gittim dolaplarda kasayı aramaya başladım, kıyafet dolabının alt kısmındaydı, zorlamama bile gerek kalmamıştı kolayca açıldı, içindeki tüm altın ve paraları çantama koydum, bu kız aptal diyorum bana kimse inanmıyor.

Grace’nin yanına gittim parçalardan kan akması artık durmuştu kolunu aldım yerdeki kan birikintisine batırdım tabloya bir şeyler yazmaya başladım şimdilik işim bitmişti tabii oyun daha yeni başlıyordu.

Çantamdan çıkardığım çöp poşetiyle hazırladığım hediyeyi koydum başına bir şey gelmesin diye iki kat daha poşete koydum elime tabloyu ve hediyemi alıp merdivenlerden indim kapıya geldiğimde patlayıcıyla gözlerimi diktim hadi doğruyu söyleyin onu gerçek sandınız değilmi? Şimdi kesin kapıdan çıkıca bombanın patlayacağında sanıyorsunuzdur kesin.

Kapıdan çıktığımda karşıdaki evin dibindeki çöp kovası dikkatimi çekti oraya doğru yürüdüm nefes almak ne güzel bir his ama tabikide maskesiz, çöp kovasını yanına nazikçe poşetteki hediyemi koydum ve tabloyu bıraktım poşeti elime geri alıp eve doğru yola koyuldum elimdeki poşete baktım sence Isabellam seni beğenir mi Grace ne diyorsun buna yol boyunca sessizlik ve karanlık hakimdi.

Tabloya bırakılan küçük mesaj:

Ben gecelerin avcısı ve siz aptal polisler ilk önce kendi aranızdaki haini bulun eğer onu bulursanız ve öldürürseniz size teslim olurum yoksa bu dünyadaki herkes cehennemi tattırırım bu size ilk ve son mesajım ayağınızı denk alın derim ben ve bana bulaşmamanızı tavsiye ederim

“Gecelerin avcısı”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.